Finding this tool useful? Bookmark us (cmd+D) for easy and fast access!

Get Another Transcript

Transcript [EN]: 24/03/2025 TARAFSIZ SAHA - İSA AKÇAY / ORDUSPOR 1967 KULÜP BAŞKANI

Author:TV52

Summary

Orduspor 1967 kulüp başkanı İsa Akçay, takımının bu sezon yaşadığı üst üste zorlukları ve ligdeki durumunu ayrıntılı biçimde analiz ediyor. Gruptaki rekabetin ağır olduğunu, takımın kısa vadede toparlanması için özgüven ve mental durumun anahtar olduğunu vurguluyor; ayrıca tesisler, altyapı çalışmaları ve şehirdeki siyasi/ekonomik zorlukların kulübü etkilediğini dile getiriyor. Transferler, bütçe kısıtları ve oyun stratejileri üzerinde net görüşlerini paylaşıyor; gelecek sezon için genç ve dinamik bir kadro kurma hedefini ve altyapıya yatırımını savunuyor. Son olarak mevcut taraftar desteği ve şehir yönetimleriyle ilişkilere dair eleştirilerini dile getirip, takımın playoff ve lig şampiyonluğu mücadelesini sürdürme kararlılığını yineliyor.

Share:
[Müzik] [Müzik] Oh. İyi akşamlar TV52 izleyenleri. Bu akşam tarafsız sığda sizlerle birlikte olacağız. E yine Hacı Ahmet Taşpınar hocamız ve bu akşamki konuğumuz Orduspor 1967 kulüp başkanımız İsa Akçay bizlerle olacak. Başkanım hoş geldiniz. Hoş buldum. İyi akşamlar. İyi yayınlar ekranlar başkan iyi akşamlar dileyelim. Hoş bu hafta Nesine 3. Ligde ilimizi temsil eden temsilcilerimizden Fatsa Belediyespor kendi evinde Silivrispor ile bir berabere kaldı. 3. grupta ilimizi temsil eden 52 Orduspor pazar deplasmanında 2-1 mağlup olarak 18 maçlık yenilmemezlik serisini son buldu. 4. gruptaki temsilcimiz Orduspor 1967 Kırıkkale Futbol Kulübü ile kendi evinde oynadığı karşılaşmada 2-1 mağlup olarak kötü gidişatı devam ettirdi. Başkanım isterseniz maç özetiyle başlayalım. maçı izleyelim. Ondan sonra devam edelim. İlk düdük. Maça biz başlıyoruz. Sol tarafa doğru gönderdi şimdi Osman Şahin topu kontrol ediyor. Yerden bir top. Sol taraftan gelişiyor atak ama isabetli bir orta gelmedi. Yerden bir top gönderiyor. Ceza alanı içi ortaya çevrilen top. Doğanc Uğur'un önüne bıraktı. Uğur Kurt sol ayağıyla dışarıya doğru çıkarttı. Doğanc. Doğanc sıyrılamadı. Metin sağ ayağıyla çeviriyor. Ortaya doğru savunma karşıladı. İkili bir sıkıştırma Uğur'a. Sol ayağıyla çevirdi Uğur. Kaleci Furkan çıktı. Aldı sol taraftan Fatih Manker'ın ortası. Tugay indirdi. Ceza alanı içi. Vuruş direkten dönüyor top. Osman'a doğru gönderdi. Osman Aslantaş şimdi ceza alan içinde geriye doğru çıkarıyor. Yerden bir vuruş ve top ağlara gidiyor. Mert Denizi ile mücadelesi dışarıya doğru çıkarıyor. Ömer'in vuruşu. Muhammed Can Tuncer. Kaleci Furkan tereddütte kaldı. Çıktı. Aldı Furkan. Osman Şahin çekti. Sağ ayağını aldı. Osman'ın vuruşu. Kaleci Furkan. İsmail Kayalı ortayı yaptı arkaya doğru. Savunma sekti. Oyun devam ediyor. Osman Şahin. Ağımız devam ediyor. Şimdi İsmail bir ortadan ceza alanı içine doğru çevrilen top. Bir türlü vuramadık topa ve şimdi top kaybı geliyor. Metin. Metin sahayayla ortaladı. Arkaya kafa savunma. Bir vuruş daha geldi. Nurettin'den savunmanın arkasına. Tehlikeli bir pozisyon. Buğra'nın vuruşu. Mehmet Albayrak kaleye doğru giden topu kesiyor. Ömer çevirdi arkaya doğru. Şimdi Osman. Ceza alanı içinde mücadele. Osman'ın yaptığı hareket faul. Uzatmalara doğru gidiyoruz ilk yarının sonlarında Doğancı içine ortaladı. Furkan çıktı, aldı, kontrol etti topu. Oyun devam ediyor. Tekrar Metin. Metin'in vuruşu yerden. Ceza alanın içi kalabalık. Yerden Metin içeride. Metin Metin savunmanın müdahalesi. Köşe vuruşu. İkinci yarının ilk düdü. İkinci yarıya Kırıkkale Futbol Kulübü başladı. Ceza alanı içine doğru yapılan orta arkaya doğru açıldı. Seken top ve ağlara gidiyor. Fark 2'ye çıkıyor Ordu'da. İşte pozisyonu yeniden izliyoruz. Boşta kalan topa sol tarafa doğru gönderiyor Yıldıray'a. Yıldıray çekti. Yıldıray. Yıldıray'ın vuruşu. Savunmaya çarptı. Son anda müdahale Mert Denizli'den. Uğur çekti topu. Uğur sol ayağıyla ortasını yaptı cezaine. Tugay'ın kafası dışarıya gidiyor. Şimdi Osman kaleye baktı. Osman vurdu. Savunma karşıladı. Şimdi kullandı Sarper'e. Sarper Çağlar ceza alanı içine doğru ortaladı. Sarper arkaya doğru açılan top. savunma karşılıy göndermek istedi şimdi seken top savunmada Adem müdahaleyi yapıyor. Osman ceza alanı içine ortaladı. Uğur vurmak istiyor. Seken top bir vuruş savunmadan döndü. Met Sevinç şimdi Osman. Osman cezaların içinde çevirdi savunma. Bakalım nasıl bir organizasyon olacak şimdi ceza alanın içine doğru ortalanan top. Kafa vuruşu dışarıya gidiyori. Üç rakibi arasından sıyrıldı. Olcan pasını verdi. Şimdi Alperen Aydın sağ tarafa doğru gönderiyor Metin'e. Metin ortaladı içeriye doğru. Arkaya açıldı savunma. Sarper'in vuruşu yandan dışarıya gidiyor. Sağ taraftan gelişiyor attağımız. Şimdi pas Metin. Metin çevirdi arkaya doğru sekti. Boşta kaldı ve gol oldu. Ama karşılaşmanın hakemi Muharrem'e yapılan hareketin faul olduğunu söylüyor. Alperen kaleye baktı. Alperen vurdu. Kaleci Alperen Aydın pasını veriyor şimdi Oğulcan'a. Oğlcan kaleye baktı. Yerden bir vuruş yaptı. Oğlcan dışarıya gitti. Recep zorladı. Solda Sarper var. Şimdi Sarper'e doğru. Cevat Can. Cevat Can'ın vuruşu. Savunmanın müdahalesi ve köşe vuruşu kullanacak. Şimdi ortaladı Recep arkaya doğru. Bir kafa çizgiden çıkarılıyor. Atak devam ediyor. Bir kafa daha ve gol. Top ağlarda. İsmail Kayalı diye gördüm. İşte Recep'nin ortası burada. Mehmet Albayrak kafayı vurdu. Savunma çizgiden çıkardı ve İsmail Kayalı devam eden topta Alper'nin ortasında kafayı vuruyor ve farkı bire indiriyor. Osman topla hareketli ceza alanı içine ortaladı. Savunmanın müdahalesi. Buğra şimdi uzaklaştırdılar ve karşılaşmanın hakemi Yunus Emre Çiftçi son düdüğünü çaldı. Evet başkanım karşılaşmayı izledik. Eee 8de 8 yapan eee takım gitti. Son 6 haftadır başka bir Orduspor 1967 çıkmaya başladı karşımıza ve bu sezon e ilk defa kendi evinde de mağlup oldu Kırıkkale karşısında. Evet. Ya futbolda var bunlar. Eee dediğin gibi üst üste yenilmeyen bir takım özgüvenli eee kazanmış. Özgüven eee kazanmış e kazanma alışkanlığı edinmiş bir futbol takımımız. Eee daha sonra evrildi bir Nilfer maçıyla. Yine ilk yarıdaki kırılma da Nilfer maçında olmuştu. Eğer takip edenler varsa takip edenler tabii ki eee çok daha net hatırlayacaklardır. Yine Nilfer maçında hiç olmayacak bir eee oynanmayacak bir maç sonrasında yani Bursa maçında Bursalı bir hakem ve katledilen bir maç. Ondan sonra dönen eee hava eee sonrasında Polatlı'ya gidip eee saçma sapan bir şekilde oynadığımız futbol, kaybettiğimiz maç sonrasında kaybedilen eee oyun gücü ve şey var tabii özgüven eksikliği var aynı zamanda. Ya bunlar dediğim gibi futbol içinde var ama e üst üste gelmesi tabii bizim için çok büyük handikap oldu. 6 maçta 5 puan aldık. Rakiplerimizin bir tanesi 6 maçta 16 puan bir tanesi 18 puan aldı. Ki sen şampiyonluğunun en güçlü adaylarından bir tanesiydin. Aldığın bu 5 puanla da şampiyonluğu insanlara halinle hediye ettin. Eee tabii istemediğimiz bir durum, hiç planlamadığımız bir olay yani hiç düşünmediğimiz bir eee skor tabelayla karşı karşıya kaldı ki çok eee şahsım adına söyleyeyim. Eee en azından onu dillendirerek daha rahat söyleyebilirim. çok rahat çıkacağımızı düşündüğüm bir ligi oynuyoruz bu sene. Eee, çok zor olmasına rağmen, çok güçlü rakipler olmasına rağmen, eee, yarışmada eşit şartlarda olmamamıza rağmen, eee, yine de oyuncu kaliteme ve oyun gücümüze güvenerek çok rahat çıkacağımızı düşündüğüm bir sezon geçiriyorik ki eee, Nirüfer maçına kadar. Eee, bunu aslında herkes düşündü. Biz değil sadece ilk yarının sonu itibariyla kime sorarsanız sorun bu grubun enal takımı, en şampiyonluktaki bir numarası hep Orduspor'du. E tabii bunu insanlar da görüyorlar. Eee insanlar da konuşuyorlar. Eee kabul etmek lazım ki oyunculardan daha ziyade bu kırılmada bizim payımız yüksek oldu. Yani yönetimin payı yüksek oldu. Eee bunu itiraf etmek lazım. Şöyle itiraf etmek lazım. Bir Şarlatan'ın oyununa geldik desek yanlış olmaz aslında. Bir eee son ilk yarının son maçında Ardin başka bir işin içine çekildik. Yani başka bir olayın içine çekildik. Hiç biz saha dışına çıkmamıştık o zamana kadar. Saha dışında işimiz olmamıştı o zamana kadar. E o maçta sahanın dışına çıktık. Çıkarttılar bizi başka bir işin içine, başka bir kavganın içinde çektiler ve dolayısıyla da eee futbolda gerginlik herkese zarar verdi. Yani bizim takımda hem oyunculara hem de yönetim kısmına hem de skorlara zarar verdi. Bambaşka bir takım kimliği kazandık. Eee çocukların bundan etkilenmemesi de eee zaten mümkün değildi. Niye mümkün değildi? Şimdi biz e bir Nifer maçı oynadık. Nüüfer maçında da gördük. Gergin bir ortamımız vardı. Yani eee bu yaşanan süreçten kaynaklı belki eee daha sonra aldığımız skorlar bunu daha da eee devreştirdi. Daha da yukarılara çıkarttı ve haliyle eee biz bazı şeylerin farkına vardığımızda yani masa dışına eee saha dışına çıkıp işin masaya geçtiğinin farkına vardığımızda iş bayağı bir eee uzaklaşmıştı bizden. Zira üst üste eee dediğim gibi alınan kötü sonuçlar da bunları eee biledi, bileyledi daha doğrusu. E ve sıkıntılı bir sürecin içine girdik. Hiç planlamadığımız bir noktaya geldik. Eee, bu sezon itibariyle bu hafta mesela oynadığımız futbolda evimizde oynadığımız maçta elbette ki eee, bir dönüş arıyoruz. Yani bir maç kazanmak lazım ki yeniden takımın özgüven eee, toparlaması ve tekrar kendine gelmesi, oyun gücünü artırması için bir 3 puana ihtiyacımız vardı ki bu hafta eee, çok rahat 3 puan alabileceğimiz bir maç oynuyorduk. Rakibi de tanıyoruz artık. Rakiplerin hepsini tanıyoruz. Güç olarak kıyaslandığında ne işte eee, İstiklal, ne Mardin, ne, eee, Sebat. Sebat keza bize biraz yakın bir takım. Yani çok haksızlık etmeyelim ama yani bu ligin iyi takımlarından bir tanesi ki büyük bir ihtimalle onlar kupayı alacaklar. Öyle görünüyor. İnşallah da öyle olur. Eğer biz olamazsak inşallah Sebat şampiyon olur. Bunu da cami günden söyleyebilirim. Eee onun dışında yani bu grupta bizim eee rakibimiz olabilecek bir takım yoktu oyun gücü olarak baktığımızda. Ama oyun içinde gelişen enstantineleri gördüğünüz zaman yani yaşanan pozisyonları gördüğünüz zaman eee atamadıklarımızı ve yediklerimizi gördüğünüz zaman futbolun içinde var olan şeylerin realiteler realitelerin gerçeğiyle yüzleşmiş olduk. Şimdi eee bu maçtan sonra artık geriye dönüp de konuşacak çok şey var. Biraz sonra konuşacağız bunları konuşalım. Ama futbol adına baktığımızda bizim iyi bir kadromuz var. Yani eee kalitesine güvendiğimiz bir kadromuz var. İncelip sık dokunduğumuz bir kadromuz var. Daha iyi olabilir miydi? Evet. Daha iyi olabilirdi ki eee birçok hemşehrimiz, birçok izleyenimiz, taraftarımız bilmez. Çok daha farklı temaslar kurduğumuz ama farklı şekillenme, kadro şekillenmesine maalesef razı olduğumuz bir eee sezon geçiriyoruz. Bu ne demek? Eee çok daha başka insanlarla eee çok daha iyi üst düzey insanlarla çalışmak eee emeğim talebim vardı. Eee bu işin çok uğraştım, çaba sarf ettim. çok da görüşmeler yaptık ama içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar eee tabii bu transferlere müsaade etmeyince eee biz de kurabileceğimiz ekonomik şart imkanlarımız doğrultusunda kurabileceğimiz en iyi takımı kurduk ki takımdan son derece memnun olduğumu söylemem lazım. Oynanan son 34 maçtaki oyun gücü hariç eee özellikle takımın daha önce de söyledim karakteristik anlamda, ahlaki anlamda e oyuncuların gerçekten müthiş bir eee yapısı var. eee bununla gurur duyuyorum gerçekten. Eee birçok camiada eee hem daha camiayla çalıştım daha önce yani yapılanmamız oldu. Topluluklarla çalıştık. Birçok camiayı yakından takip ediyorum. Hiç kimsede eee bu ortam yok. Bizim belki de en büyük şansımız bu. Eee takım olarak en büyük şansımız bu. Bu dönemde şöyle bir çelişkiyle karşı karşıyayız. Yani bu kadar eee samimi, e, birbirini seven, ahlaklı çocukların bir arada olduğu bir kadronun hemen toparlanması lazım diye düşünmek lazım. düşünürsünüz daha doğal olarak. Eee, futbolda işte böyle olmuyor. Yani tamam herkes iyi niyetli, herkes ahlaklı, herkes çalışkan ama eee, sahaya yansıtamadığın zamanlar oluyor. Bu mental bir durum. Yani bizim oyun gücümüzden yani o dün oynayan çocuklar yine bugün oynuyorlar. Aynı oyunu sahaya yansıtamıyorlar. Bu tamamen eee mental bir durum. Eee, ve eee, bir maçta belki iki maçta dönecek bir durumdan bahsediyoruz. Tabii Atalan Üsküdar'ı geçti pozisyonunda konuşursak yanlış da değil. Atalan Üsküdar'ı geçti. Çok puan geriye düştük. Şampiyonlukla ilgili artık konuşacak çok fazla bir şeyimiz yok ama üst lige çıkmayla alakalı kaybedilmiş bir şeyimiz de yok. Yani e şu anda ligde 40 puan olan takımlar çıkabilmeyi konuşuyorsa biz hayırlı çıkabilmeyi eee konuşuruz. Bu ligin en iddialı takımı olduğumuz, en iyi oyun gücüne sahip olduğumuz eee bir durumda bizim üst lige çıkmayla ilgili iddiamızın bitmesini kimse beklemesin. Elbette ki bunu kovalacağız dibine kadar. E mümkün olduğunca en iyi yerde en fazla puan alarak eee bu ligi tamamlamak istiyoruz. eee artık burası neresi olur, neresi nasip olur e göreceğiz sezon bittiğinde. Ama tabii bundan bundan sonra kalan her maçımızda kazanmak istiyoruz. Kazanırsak herhalde istediğimiz yerde ligi bitiririz. En kötü ikinci ya da 3üncü bitirirsek ligi, eee, ciddi bir avantaj sahibi olacağız. Eee, bu avantajla bizi herhalde eee, final oynatır. Eee, öbür takımı, ligi biliyoruz, takip ediyoruz. Yani 3üncü grubu da takip ediyoruz ki eee, artık her grubu takip ediyoruz. Eee, biraz da oyuncu eee, portföy açısından her takımı izliyorum. Özellikle Ramazan mübarek, Ramazan ayında gece sahura kadar ben e genelde yatmıyorum. Yatmadığım zamanlarda da hangi grupta kim varsa gözüme takılan oyuncu onun değişik maçlarını izleyerek eee yol alıyoruz. Eee bizim ligin kalitesi yani bizim grubun kalitesi oyunu hiçbir şeyde yok. Grupta yok. Dolayısıyla tabii bu günlük maçlar, anlık maçlar, tek maçlar, final maçları e ne olur sonucu önceden tarif edilmez ya da kestirilemez, tahmin edilemez ama eee bir realite de var. Eee matematik de var. eee oyuna baktığınızda istatiklere baktığınızda kim girerse gelsin öbür gruptan eee bizim oynayacağımız maçta biz favori oluruz ya da bizim gruptan kim giderse o favori olur. Haliyle eee biz en iyi oyunumuzu oynayıp en iyi skorlarımızı alıp en fazla puan toplayıp eee bize nasip olan neyse onu yaşamak için mücadele edeceğiz bundan sonra. Başkanım spor kamuoyunda e takımın son haftalardaki düşüşünü e alacaklarını alamadığı için eee söyleniyor. Orduspor 1967 yönetimi olarak futbolculara maç primi eee maç başı ücreti borcunuz var mı vadesi geçen? Şimdi çok net ifadelerle size anlatayım. Çok net ifadelerle söyleyeceğim. Bir güruh var böyle eee şehirde camianın eee özellikle kötü olmasını isteyen bir güruh var. değişik söylemler sürekli çıkıyor, sürekli söyleniyor. Şimdi bizim 64 tane kulübüm kulübümüz var. 64 tane 3. ligde top oynayan kulüp var. Ben iddia ediyorum ilk beşteyizdir ekonomik yönden. Yani oyuncuya borcu olmayan prim borcu falan 1 lira borcumuz yok bizim. Ekonomik olarak yönetim aşamasında da ilk 5şteyizdir. İlk beşte benim SK dışında hiç kimseye borcum yok. Sadece SGK'ya borcumuz var. Onun da çoğu önceden gelme olduğu için eee yani bir yapılanma bekliyoruz. Biz SK ile ilgili bir yapılanma bekliyoruz. Futbolcuların bakul olması gibi bir durum söz konusu. Kulüpler Birliği'nden aldığımız bir kararla bunu kovalıyoruz. Bunun dışında bizim bir Allahın kuluna borcumuz yok. Burası AŞ. Yani futbolun geleceği hem UEFA hem Fıa kim olursa olsun yetkililerden kim nerede bir seminer verirse versin anlatırlar. Futbolun geleceği AŞ. Bu şirketlerin şey derneklerin tamamı AŞ'ye dönmek zorunda. Batan takımlara bakın. Hepsinin eee nasıl tüzükleri? Statüsü dernek değil. Evet. batmak zorundalar. Niye? Hırsızlıkların ana kaynağı olarak dernekler görülüyor. Hatırlayın Orduspor, eski Orduspor, gömülen Orduspor hatırlayın. Derneklerin tamamının borçlarını hatırlayın. Burayı borçlandıramazsın. Burada mesela oyuncuya borcun olur. Adam ilk yerde giderse şeye verir. Federasyona. Federasyona verir. Uçak'ya verir. Serbest kalır. Verdiğin para havaya gider. Oyuncuları da bilirler ki oyuncular hiç kimsenin gözüne yaşına bakmazlar. parası alacağı olan oyuncuların hiçbirisi kulüplerin şu durumu şöyleymiş, böyleymiş kimsenin umruna gelmez. Haklı olarak adam alın akıtıyor, emek veriyor. Doğal olarak hak ettiği parayı istiyor. E bunu da vermezsen adam diyor ki kardeşim benim paramı veremiyorsan ben de gidiyorum diyor. Yani paramı verecek birisine gidiyorum diyor. Dolayısıyla memlekette biz şimdi bunu biraz daha derinleştirelim konuyu. Bizim eee bir adım ileri gitmememizi isteyen bir yapı var. Bunu anlamıyorum. Yani buna anlam da veremiyorum. Şimdi ben madem soruyu sordunuz, konuyu açtınız, ben de devam ettireyim size. Tekrar sorunun cevabını söylüyorum. Bizim takımda oyunculara 1 lira borcumuz yok. Tam tersi 100.000 lira primimiz vardı istikrar maçında. Kazanaydık. Bu ligde çok azdır. Bizim verdiğimiz primlerle oynayan takımlar çok azdır. Çok az paralar. Bizim verdiğimiz parayı veren kulüp çok azdır. Bizim eee şeyde eee grupta iki ya da üç takım bizim ve bizim üstümüzde oynuyor. Niye biliyor musun? Bak söylüyorum size. Sebat'ın çok ciddi bir şeyi var. Lobisi var. Trabzon lobisi. Vakıf Bank'tan kaynaklı. Yok Trabzon lobisi özünde oraya geliyor. Vakıf Bank'tan kaynaklı. Yani adamların ciddi bir desteği var. Ciddi bir bütçe akıtıyorlar. Bizim harcadığımız paranın iki katını harcarlar. En az Cemil abi mütevazi bir adamdır. Yani bizim gibi işi yönetir. İşin sahibi hani esnaf gibi yönetir işi. Ama ona rağmen bizim harcadığımızın iki katını harcadılar. Mardin takımı bizim kurduğumuz bütçenin dört katına takım kurdular ve her ay 20 şey 10 milyon bütçe veren bir valileri var. Her ay düzenli. Her ay 10 milyon ve 10'a yakın bir para da her ay esnaftan gelen bir bütçesi var. Yani ortalama aylık 20 milyon geliri var. İstiklal geçti ik hafta önce İstiklalik oturduk sohbet ediyoruz. Kaldığımız otelin müdürü, işletmecisi yönetimde yönetime yakın. Otelin sahibi de yönetimde. Kaç lira vermiştir şahsi olarak? Sadece bir kişi. Takıma kaç destek? Burası şeyden çıktı. Depremden çıktı değil mi? Maraş depreminden çıktı. Evet. Kaç lira vermişti? Tahmin eder misiniz? Yani sizin söylemenize 100.000 lira falan çıkmıştır herhalde yani. Ama 30 milyon vermiş. He otelci ya. Otelci bir yönetici 30 milyon vermiş. Bir gece yapmışlar. Kaçta toplanmıştır? 300 milyon lira toplanan para bir gecede. Şimdi senin şehrinde vatandaş ne yapıyor? Dedikodu üretiyor. Olmayan bir şeyi söylüyorlar. Ha yani olan bir şey değil. Olan bir şey üzerine konuşulsa sıkıntı yok. Yani ben bu adamların parasını ödeyemezsem üstelik de şöyle ha bunlara örnek aldınız mı? Aldık değil mi? Yazdı koyduk bir yere. Evet. Elin memleketinde vali var. Elin memleketinde büyükşehir belediye başkanı var. Elin memleketinde esnaf var. Değil mi? Bu üçünü bir kenara koyun. Şimdi bizde Büyükşehir var. İktidar Partisi'nden Büyükşehir var. Büyükşehirin yerine tesisi kim yaptırdı? Ben yaptırdım. Parayı kim verdi? Ben verdim. Peki verdiğin parayı geri alabildin mi? alamadım. Bu benim işim mi ya? Bak bir takım var. Futbol takımı var. Şimdi genelleme yaparak konuşacağım. Aslında bu şehirde şöyle bir sorun var. İş büyük aslında burada iş büyük. Yani bizim memlekette iş büyük aslında. Bizim memlekette büyük yok. Bizim memlekette memleketin sahibi yok. Yöneticisi yok. Tamam. Ne var? Vali bey yanlış anlamasın. Tabii de vali beyi çok severim. Yani Allah katında iyi adam. Ama bize Allah katında bu Allah'la onun arasında bize iyi vali nasıl şehrine sahip çıkan, şehrin değerlerine sahip çıkan, takımına ona buna sahip çıkan. Ya bu da parayla oluyor kardeşim maddiyatla oluyor ya. Hani nasip demeyle olmuyor yani. Allah demeyle olmuyor bu işler. Hepimizin maneveti var ama olmuyor yani. Büyükşehir belediye başkanı zaten ya bilmiyorum bir şey demek istemiyorum ama Büyükşehir Belediye Başkanı bir ikilem şey şöyle bir mazerat var artık. Şehirde iki takım var. Tek olup gelin. Niye tek olacağız? Tek olsak bize ne katacaksın? Ne vereceksin? Yani ne verebileceksin? Sen şimdi iki tane takım var. Bütçen var mı kardeşim? Onar milyon bütçe yap. 5 sana 5 bana. Hadi bana da ver ona ver. Madem böyle bütçem hani yapabiliyorsun desteğin var. Şehirde insanlar şunu kullanıyorlar. Bak bu tamamen kötü niyet. İki tane takımın olgusunu kullanıyorlar. Bu orduda iki tane takım da olsa, be tane takım da olsa ki olmalı. Bence olmalı. Şöyle tabii olmalı derken şimdi bu işin şekil ya derinliklerini öğreniyorsun. Hocam daha iyi bilir derinliğini. Şimdi ben istiyorum ki bir eee takımım olsun. Futbolun gerçeği belli artık. Dünyanın her yerinde futbolun gerçeği belli. Bu şeye gelelim. Yönetsel anlamdaki mesela şiir bütünlüğü olgusuna gelelim. Bunu not alın. Gelelim. Şöyle bir kafam var. Şimdi mesela istiyorum ki öyle bir takım hayal ediyorum ki 1. Lig' ya da Süper Lig'e çıktığında makine gibi çalışan bir sistem olsun. Şimdi Hollandal'ın takımını izliyorsun. Aıklarını izliyorsun. Hep çelik çocuk değil mi bize göre? 2022 yaşında, 19 yaşında, 18 yaşında çocuklar. Artık dünya futbolunda Lemal diye bir gerçek var. 17 yaşında değil mi? Bir gerçek var. Artık futbol bunlarla oynanıyor. Nasıl? Fizik kalitesi iyi, ayağa pas yapan, geçiş oyunu iyi oynayan oyuncularla oynanıyor. Bizim bunu kurmamız lazım. Ben bunu kuracağım. Yani bu adamların hepsi benim karşımda da olsa yani bu yapının hepsi valisi, büyükşehir belediye başkanı hepsi benim karşımda da olsa milletvekilleri hepsi benim karşımda ol ben bu yapıyı kuracağım. Bizi bilenler bilir. İdealist bir adamdır. Ben kafaya taktım mı yapmayacağım iş yoktur ki. Bu işi de öyle halledeceğim. Ya benim takımım gün gelecek Allah nasip ederse ligin üst ligin zirvesinde oynadığı zaman yani 1. Lig'de ya da Süper Lig'e adım attığı zaman attığı zamanlarda herkesin bu hikayeyi konuştuğu bir takım kuracağım ben. Kuracağım. Bu nasıl olmalı? Bu nasıl olur? Bu ligde değil. Bu ligden çıktığımızda bu orduda iki tane 3 tane altta takımı olmalı. Ün'nin Fasan'ın takımları olmalı. Kim oynamalı o takımlarda? Türkiye'nin her yerinden ya da dünyanın her yerinden seçtiğimiz genç oyuncular oynamalı. Bu benim dediğim mantaliteye sahip. Fizik kalitesi iyi. Altyapıda eee eğitimini sağlama almış. Oyun bilgisini geliştirmiş. Çocuklar oynamalı orada. Altın Ordu modeli gibi değil mi? Biz onları çekeceğiz yukarıya. Her sezonda 2 tane 4 tane monte edeceğiz ve ne yapacağız? Müthiş bir takım çıkartacağız ortaya. Bunun için ne gerekiyor? Çok para gerekiyor mu? Yok. Çok para gere akıl gerekiyor değil mi? Akıl ve imkan gerekiyor. Şimdi sen Koskoca Büyükşehir Ordu'da kaç tane sporcu var? Sadece bizim var 500 tane sporcumuz altyapıda. Sadece benim takım altyapımda 500 tane sporcu var. Nerede çalışıyorlar? Halı sahada. Kaç maç oynuyorlar yılda? Kaç maç oynuyorlar? 8 10 maç. Nasıl gelişecek bu oyuncu? Ne nasıl besleniyorlar şimdi ya? Biz şimdi bu olduğumuz şartlarda bak ben bu takımın başında ben tek başıma bir arkadaşım var Yasin Varamda. Bir de ikimiz diyelim hakkını diyemeyelim. Tek başıma demeyeyim yani. Takımı kurduk takımı sahaya çıkarttık. 4 ay otellerde kaldık. 4 ay otellerde kaldık. Bir kısmını Allah razı olsun büyükşehir üstlendi. Sağ olsunlar yani büyük iş yaptılar. Buna rağmen ilk yarı lider bitirdik. Ya adamlara yalvardım ki şu parayı ödeyin ya şu testin parasını ödeyin diye. Parayı alamadık. Buna rağmen bak soru soruldu. Bak konuşuluyor değil mi sokakta para yok diye. Evet. Buna rağmen benim oyuncuya bir lira borcum yok. Takımı şuraya getirmişim. Hala utanmadan yani bu şehirde biz bu işin yöneticisiyiz diyebilecek adamlar var. utanmadan bizim bu çektiklerimize rağmen. Şimdi sen bu botanik parkın olduğu yeri biliyorsunuz hepiniz. Evet. Söylüyorum bak. Ağzımda tüy bitti. Söylüyorum. Ne oldu oraya şimdi? Ne yapıldı? Atletiz isim psik tam oyunu gözü önünde söylüyorum. Bak şimdi Orduspor'un 52 Orduspor'un yeri kaç lira eder kardeşim? Rahat bir 2003 milyon eder mi? Eder. Benim olduğum yeri rahat bir 200 300 milyon eder mi? Eder. Eder. Botanik Parkın olduğu alanda çok rahat Afyon'daki gibi 7-8 saha yan yana imkanımız var mı? Var. İki tarafa da kulüp binası yapabilir miyiz? Hem 52'ye hem 67'ye. Yapılır. Evet. Yapıldı değil mi? Şimdi kardeşim Büyükşehir Belediyesi yönetici arkadaşlar azıcık aklı çalışan yönetici arkadaşlarımız olsa ne yaparlar? Giderler bakanlıkla görüşürler. Burayı dümdüz ederler. Tamam. 2 4 tane çim sağ şeye yaparlar takımlara. Ortaya da 34 tane sentik saha yaparlar. Karşı yakayı da muhafaza ederler. Orada sporcu yetişir mi? Sporcunun kralı yetişir, değil mi? Ama bunun için düşünmek lazım. Bunun için başka işler peşinde koşmadan futbol tarafını, çocuk yetiştirme tarafını, ahlaklı insan ahlaklı nesil yetiştirme tarafını düşünmek lazım. Bak biz nereye geliyoruz hep biz bu memleketin sahipsizliğine geliyoruz. Niye sahipsizliğine gelelim? 52'nin maçı var. Şeyi var. Pozisyonu var. Bir versenize şey o bu haftaki maçta yaşanan pozisyon. Hem konuşalım. Sen de görüntü oynat ekranda. Şimdi bak memleket sahipsiz. Şimdi ben bunu niye veriyorum biliyor musun? Biz bunun gibi 30 tane pozisyon yaşadık bu sene. 30 tane biz kırılmalar yaşadık bu sene. Bak ben nasıl eee sıkıntılar çektiğimi, sorunlar yaşadığımı anlatıyorum. Ben federasyon tarihindeki şu anda en büyük cezalardan bir tanesine sahibim. Daha da fazla olacak. Niye? Ben başlara gitmeye devam edeceğim. Bu adamlar da yazmaya devam edecek. Niye biliyor musun? İşin sahibi yok kardeşim. İşin sahibi yok ya. Yani bir memleket bu kadar sahipsiz, bu kadar kimsesiz, bu kadar zavallı olmaz, bırakılmaz. Bir tane Tokat'tan milletvekili geldi. 3 be tane adam var yanında. Onlarla beraber bir araya geliyorlar. Kendilerine göre çalıp oynuyorlar. Ha yeri gelmişken de söyleyeyim. Mesela bu tesiste Hilmügilerin mesela hiç baştan şeyi yoktur, bilgisi yoktur. Mesela ben hiç sormadım. Niye sormadım? Çünkü bunlarla gideceğin yol belli. Yol alamıyorsun kardeşim. Bir şey konuşmaya başlıyorsun. 1967'nin yaptığı tesis Evet. 2 yıl 3 yıl sürüyor. Konuşana kadar 3 yıl geçer bir kere. Yani doğal olarak ne yaptım? Direkt bakanın yanına gittim. Dedim ki sayın bakanım böyle böyle 9 kişi yatabiliyor ya tesiste. 9 kişinin yattığı bir tesis var. Bu kimin ayıbı? Benim aybım mı? Bu büyükşehirin işi ya. Burası Büyükşehir'in yeri ve tesisi onların. Onların yapması lazım. Enver Yılmaz'ı hatırlayın. Kim yaptı tesisi? 52'ye dönemin değil mi? Dönemin büyükşehir belediye başkanı. Bu kadar yani bu kadar ya. Bu iş onların işi. Şimdi biz gittik bakan dedik ki ya kardeşim böyle böyle bir durum var. Böyle böyle bir durum var. Yani bu işin içinden çıkamıyoruz. Bana yardımcı olmanız lazım. Dedi ki ne kadar karşı yakay geçeceğim tesisi karşı yakaya geçireceğim. Bunlara dedim ki burayı alın. Buraya alın satın ki para kazanın. Yani paraya ihtiyacı var. Büyükşehir beledesin 250 300 milyon para eder. Burası çok değerli. Ben burayı işgal etmeyeyim. Değil mi? Adamlık yapıyoruz. Düşünüyoruz. Burayı işgal etmeyeyim. Siz buradan para kazanın. Ha olursa 20 30 milyon da bize destek verin kulübe. Normal mi? Buraya kadar var mı bir şey? Mantıklı. Evet. Değil mi? Makul de sen 300 milyon kazan 20 30 da bize takviye yap oradan. Yani bakan mev onaylamadı. 75 milyonu onaylamadı. Çok büyük paraydı. Olmaz dedi. Düşür dedi. Gittim 35 milyon lira. Yani olduğumuz yere tamir etmeye geldik. Mecbur kalktık 35 milyon lira. Onaylandı 3 gün sonra para hesaba geçecek. 9 ay oldu. Soruyorum. Neyse çok kavga ettik de soruyorum. Diyorlar ki Mahmut Özer engelledi. Lan diyorum ki oğlum Mahmut Özer'in bizde ne işi var ki bizi engellesin? Mantık basit. 20 Green seni karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Sokak ağzıyıla anlatıyorum direkt yani. Ya bir şehrin takımı ben mi yatıyorum burada? Oyuncu yatacak değil mi? Ya burayı oyuncu için yapıyoruz. İsa kendine ev yaptırmıyor ki. Kendine sağ da harman da yaptırmıyor. Değil mi? Yani tesis yaptırıyoruz ya. Ya herkesin bir araya gelip de bunun için uğraşması gerekirken adamların siyasi çekişmesinden bir sıkıntı yaşıyoruz. Adamların siyasi kavgasında bir sıkıntı yaşıyoruz. Şimdi ben buna ihtimal vermedim. Nereye kadar? Sayıya girin. Mahmut Özel sayfasına girin. Sport tooto. Özür dilerim spor bakanıyla ilgili 10 tane şey vardır. Eee, talep edilmiş ve talep karşılanmış dosya vardır. E peki biz İsrail takımı mıyız? Bizim de talebimiz var. Ben Mahmut Özer'den ilettim onu. Önce Mahmut Özer'le de görüştük. Dedi ki, "Söyledim, takip edeceğim, bitireceğim. Ve ondan sonra iş olmadı. Bakan Bey benden kaçıyor sürekli. Mesela son Türkiye milli maça gittiğimizde Bakan Beyle selamlaşıyoruz. Gözünün içine bakamıyor utancın. Bir şey var. Özel kalemle aramızda iyi konuşuyoruz mesela. Dedim ki nedir yani? Ne olay ne abi? Bilmiyorum diyor. Bilmiyorum yani. Bakan beye tamam bilgim var diyor. Halledeceğiz diyor ama bir çözmüyor diyor. Yani bir şey var mı? Var değil mi? Bu Hilmi Güllerden olmadığına göre ki Hilmi Gülere'e göre yani o uğraşıyor güya. Yani onlar mücadele veriyorlar. uğraşıyorlar. Onlardan olmadığına göre kimden kaynaklı? E siyasetin başka ayağı yok ki burada. Mustafa zaten benimle beraber uğraştı. Vasıl bizim memlekette siyaset odaklı yapılan her işte yanlış var. Her işte yanlış var. Bizim bu bak milletvekilleri de dahil. Milletvekillerinin hepsi dahil. Belki Mustafa güzel istisna tutabiliriz. Yani her hangi tarafta olursa olsun işi takip etmeye çalışıyor. Hepsinin bertaraf olması lazım. karnından konuşan, sinsi sinsi planlar yapan, yüzüne gülüp arkandan kuyunu kazanan milletvekillerinin hepsinin, belediye başkanlarının hepsinin ekarte edilmesi lazım. Adam gidiyor belediye başkanı senin burada balla takımın var. Gidiyor bulancağa destek veriyor. Belediye başkanı altıordu belediye başkanı senin takımlarına sormuyor ama sorsan buradan ekmek yiyor ama buradan geçiniyor. Yani biz bu yapılanmayı değiştiremezsek, bu zihniyeti değiştiremezsek Ordu şehir olarak söylüyorum şimdi. Kaybetmeye mahkum. kaybetmek zorunda. Niye? Sahipsiz bir memleketin üzerine herkes basar. Basıyor da. Senin meclis başkanın var. Memlekete yüzüne hiç dönmedi. Döndüğü zaman siz arkanızı döndünüz. Yani biz arkamızı döndük. Ben de dahil. Arkamızı döndük ki hak ediyordu. O döndüğü zaman biz döndük. Biz döndüğümüz zaman o döndü. Böyle saçma sapan bir stratejiye gitti. İdris Naim şahinden sonra bu memlekete siyasetçi gelmedi. Gelmedi ya. Elle oturup doğru konuşalım. şu memleketi savunabilecek, şu memleketteki insanları savunabilecek, temsil edebilecek bir tane karakter gelmedi. Enver Yılmaz belki biraz adaydı bu işe. O da sonradan işte ben oldum derisi oldu, saçmaladı. Aradan çekildi gitti kendine yaptı. Yani dolayısıyla bu memleketin yeni bir siyasetçi, yeni bir sahibe ihtiyacı var. İhtiyacı var. Bu ekmek su gibi ihtiyaç. Bu memleketin her tarafta bayrağını sağlayacak, dalgalandıracak bu memleketin her insanını savunacak bir siyasetçiye ihtiyacı var. Her alanda bu memleketi temsil edecek. Mecliste de sahada da sokakta da eee oturumlarda da temsil edecek bir siyasetçiye ihtiyacı var. Her tarafını bilen bu şehrin bir siyasetçiye ihtiyacı var. Bütün sıkıntılar buradan kayıtlanıyor. Şükrü Bodur bak göreceksin yarın maç var. Yarın sonra maç var değil mi? 52'nin maçı çarşamba günü maç var. Evet izleyeceğiz maçı hep beraber. Sonucunu söylüyorum size. Yine puan kaybedecek. İnşallah kaybetmez başkan. İnşallah etmez. Niye biliyor musun? Adamlar bizi kardeşim yiyorlar, yediriyorlar ya. Yem diyorlar bizi. Şükrü Bodr'un yani şu anda 52'nin çıkması var ya çok kolay bir takım ha. Çıkması çok kolay bir takım bak ama görüyoruz adam nasıl engelliyor. Kıkın çıkıyor mu? Şükrü Bodur benim gibi ne yapacak işte isyan ediyor ki şey söylüyor yazıyor çiziyor. Lan bir şey desen sen suçlusun. Ben var ya çok daha büyüğünü yaptım. Ha Şükr abi mesela bizim grupta başkanlar grubu var. Yani özür dileyerek söylüyorum ya ağzıma ne geliyorsa düşünebileceğiniz en ağır küfürleri yaptım. En az herkes bilir yani. Herkes bilir. Çünkü insanın böyle tahammülünün çok dışına çıkan işler bunlar. Emek veriyoruz, para veriyoruz, candan veriyoruz, veriyoruz. Başkan bu kadar yani yani şey yapıyorsunuz aslında gerçekten de baktığınız zaman Bursa Lüfer maçından sonra eee ve Mardin başkanının bu açıklamasından sonra ve işte son bu 52 Ordunun maçından sonra yani bu kadar talep ettiğiniz durumların karşılığı nedir mesela? Yani hani onlar göz göre göre yani bu kadar eee her platformda, her şeyde söylüyorsunuz. Yani bunun karşılığı var mı yani? Şöy yok alamayız. Niye alamayız? Bir karşılık alamayız. Şimdi biz kimle konuşuyoruz? Bireysel olarak gidiyoruz federasyonla konuşuyoruz. Ya da gücümüz yeterse şeyde eee biraz işte bilek güreşine giriyoruz. Gruplarda biraz bilek güreşine giriyoruz. Ona buna sallıyoruz falan. Maçlarda birilerini artık ya dövebilirsek birilerini dövüyoruz falan. Bu bundan ibaret olmuyor kardeşim. Olduramıyoruz. Niye? Ha adamlar maça gelmiyor ya. Vali bey sağ olsun geliyor da o da izleyip gidiyor taraftar gibi. Yani biz bak ben emniyet müdürüyle tartıştım. İyi adam kardeşim iyi adam. İyi adam başka bir şey. İyi insan, iyi adam başka bir şey. Allah katında senin iyiliğinle benim işim yok ki. Yok kardeşim. Bana sağladığın faydayla benim iyiliğim senin iyiliğin bana. Bana derken şehirden de kastediyorum tabii. Bana sağladığın fayda nedir? Siz şimdi hep beraber benim karşımda durun ama siz Allah katında takva adamlar olun. İyi insanlar olun. hukuk gözetin ama siz bizi burada eee kurda kuşa yemedin ve bu iyilik bana yaramıyor. Ben derken şehirden bahsediyorum. Biz şimdi bu memlekette valisiyle, büyükşehir belediye başkanıyla, belediye başkanıyla, bütün kamuoyuyla, vatandaşlarıyla, ticaret yapan esnaflarıyla beraber hep beraber ne yapacağız? Hangi işte olursa olsun birbirimize omuz vermemiz lazım. Biz ne yapıyoruz? Bak işte adam konuşuyor. Takımın borcu vı bir şey bildiğinde de değil ha. Bak bir şey söyleyeyim ya. Çok basit bir örnek vereyim size. Maça gittim değil mi? Bu hafta maçı izliyorum. Bunu da kesip atın. Federasyona cezalar. İzliyorum maçı şeyden. Eee, Loj'dan ya bir şerefsiz, ahlaksız, insan yoksunu bir adam, adamlık yoksunu olan bir adam resmimi çekmiş temsilci atıyor, maçı izliyor diye. Ha bunu yapan bir Ordulu ya. Şunu yapan bir Ordulu. Düşün yani. Şimdi sen bu memlekette başarı bekliyorsun. Biz yırtınıyoruz ya. Kimlerle uğraşıyoruz, neyle mücadele ediyoruz? Bak bir görün yani işin aslını görün. Ya adam benim ceza almamdan keyif alıyor ya. Yani benim ceza almam için, takımın zarar görmesi için keyif alan adamlar var. Sen buna ne taraftar mı diyorsun şimdi? Bu taraftarlık mı? Burada taraftarlık olur mu? Yani böyle vatandaşlık olur mu bir kere? Böyle hemşehircilik olur mu? Bizim zihniyetleri değiştirmemiz lazım. Zihniyet. Şimdi bir şey var şehirde bir böyle bir şey pofoflanıyor. Mesela 52 ile 67 arasında kavga var gibi. Pof. Benim hiç umurumda değil yani Çürlüb Süper Lig'de çıksa ben takımın içindeyim, takımın başındayım. Ya da 52 Orduspor mesela atıyorum Şampiyonlar Ligi de gitti. Ben 3 ligdeyim. Ben yine oynayacağım bunu. Ben ve hayalim var, idealim var. Yani bir amacım var. Yine ben bu ligde varım. Ben yani bir başkasına dayalı olarak işletmiyorum ki. Kaldı ki şehirde ne fayda gördükte şehre göre hareket edeceğim. Başkanım buraya bir ekleme yapabilir miyim? Şimdi biz eee ben orduya gel 5 5. yılım 2020 yılın başında geldim. 5 yıldır dışarıdan bir göz olarak da yani burada orada da futbola katkı sağlamaya çalışıyoruz. Üniversitede öğrencilerimizi bu noktalarda eee işte iyi bir öğretmen, iyi bir antrenör yetiştirmeye çalışıyoruz. Şimdi orduda zaman zaman bunlarla işte muhatap doluyoruz. Yani işte efsane ordu, işte 52 ordu, 67 ordu yani bu mevzu bu duruma geliyor ama ya şimdi bunu konuşmanın, geçmişi konuşmanın bu günümüze bir faydası olmadığını da düşünüyorum. Yani ben şimdi burada hangi bak şöyle bir şey söyleyeyim orada ben bir yanlış anlaşılmış olabilirim. Onu da düzelteyim. Şimdi ben eee buraya gelme amacım yani bu takımdaki idealim 1967 Orduspor Orduspor 1967 ile bu işleri yapmak değil ha. Yani ben bir üst ligi hedefliyorsam ya da 1. Ligi Süper Ligi hedefliyorsam Oruspor 1967 hedef hedeflemiyorum. Ha bu zorunda kalırsam tabii ki takımımın başındayım takımıma sahibim ama benim hedefim aslında aslı temizlemek. Şimdi Hasan abi sağ olsun bize biraz şey yaptı. Eee yol verdi. Biz şimdi takımın borçlarını falan çıkartmaya çalışıyoruz. neyin nesi olduğunu bir öğrenmeye çalışıyoruz. Orduspor'un asıl yapılanmasını çözmeye çalışıyoruz. Yani ne kadar neyi var? Mali açıdan kaldırabileceğimiz bir yükü var mı yok mu bunu bulmaya çalışıyoruz. Biz bunu bulursak yani eğer kaldırılabilir bir yük varsa bunlarla ne kadar yola gidilir? Yani bu saydığım insanlarla bu şehirle ne kadar yola gidilir tartışılır. Herkes şimdi konuşuyor ya Orduspor yaşasın. Ne yapacaksın yaşarsa hani ne yapabileceksin? Ancak böyle konuşur eleştirirler. Ha o onu yaptı, bu bunu yaptı, şunu yaptı. Ancak eleştirirler. desteği geldi mi bir Allah'ın kulu olmaz yanında. Bak ben bunu gördüm ha. O yüzden kimseye güvenerek de adım atmıyorum. Hiç kimseye güvenmiyorum yani. Yani mesela başkanım Kırıkkale maçı vardı bu hafta. Hı. Şimdi biz de maçtayız. Eee Kırıkkale taraftarları toplasan 30 kişi değildir. Yani 20 ya da 30 kişidir yani böyle. Ama statta onların sesi çıktı ama statta resmen oradaki bütün seyircilere taraftarlık böyle olur diye mesajı verdi. Ben açıkçası hocam sizce sizce bizde şey var mı? Taraftar var mı? Ya işte şimdi bunu söylüyorum. Sen Kırıkkale'deki bir adam veya dışarıdaki bir adam senin buradaki yaşadığın bu durumu görmez, bilmez. Yani ne olursa olsun eee insanın bir olması lazım. Yani A takımı veya B takımı bence burada çok önemli değil. Yani burada Ordu'nun ismi var mı? Bunu temsil ediyor mu? Bu önemli. Çünkü her hafta her hafta Ordu maçı izliyoruz ya. Her hafta bu büyük bir şanstır yani. Bence bir vatandaş için, bir halk için değil mi hocam? Ne güzel aklı selim insanlar için ne kadar güzel. Ben yani şimdi o olmuş bu olmuş. Gerçekten de bunu yani bizim eee halk olarak eee takım varsa ben hedef koyabileceğim altyapıdan oyuncu korusun. Yani takım sayısı evet bazen mali içerisinden bazılarda sıkıntı yaratabilir ama siz buna rağmen birçok eee soruna rağmen ilk beşte olduğunu söylüyorsunuz. Bu müthiş bir başarıdır yani bu. Ya bunu anlayabilen hocam ya gerçekten de bu büyük bir başarıdır. Yani işte Fassa Belediyespor keza biliyorsunuz yönetim istifa etti toplanın oyuncular eee neredeyse 6 aydır paralıyorlar. Yani bunu yönetmek gerçekten de başarı gerektiriyor. Yani çok konudan konuya geçmek istemiyorum ama Fatsa'nın grubu var ya bu sene o kadar şanslıydı ki. Evet o kadar şanslı ya düşmüyoruz kardeşim böyle gruplara düşmüyoruz. Mesela biz 52'nin grubunda da olsak çok rahat çıkardık mesela. Oradan da çok rahat çıkardık. Bursa'nın grubunda da olsak çok rahat çıkardık Bursa'nın grubunda. Ya burası ya adamlar kardeşim anlatıyorum. Kurdukları bütçelere bak takımlarına bak. Yani kurdukları bütçeler bizim 5 katımıza takım kuruyorlar. Beş katımıza 5 misli bütçeyle takım kuruyorlar. Ve her ay akan bir bütçe var. Her ay akan düzenli şehirden akan bir bütçe var. Kimse kendi parasıyla iş çatmıyor. Herkes şehirdeki güçle takım yönetiyorlar. Lan bana böyle bir imkan gelse ben burada uçururum takımı. Yani düşünsene bana böyle aylık 10 milyon, 20 milyon, 200, 300 milyon para verseler ben burada Beştaş oynarım. Takımlarla oynatırım yani takımları. Ama biz yok. Biz bak kendi öz sermayemizle yürüyoruz. Büyükşehir Belediyesi şimdi mesela vekillerin bir tanesi konuşuyor böyle. Büyükşehir Belediyesi sorgulamasın takımlara verdiği para zann diyor ki Büyükşehir Belediyesi bize para akı diyorlar. Lan alacağımızı alamadık ya. alacağımızı alamadık. Büyükşehir'de harcadığımız parayı alamıyoruz ya. Ya isimde vekil, sıfatta vekil ama onun yani vekil dışında her şeyi yapabilen adamlar var. dedikodan başka beslenen yani bu şehrin hiçbir yerinde bulunmayan, görünmeyen ama kale şey perde arkalarında dolap şey çevirip eee insanları nasıl birbirine düşürürüz, nasıl eee bir makamda başka bir makamdan bir makama geçiş yaparız ya da eee bu makamlardan nasıl gedik açıp da buradan faydalanırız onların hesabını yapıyor herkes. Kimse şehrin hesabını yapmıyor. Hiç kimse şehrin hesabını yapmıyor. O yüzden yine söylüyorum bu memleketin evlatları var. Bak değerli, kaliteli, ahlaklı evlatları var. Çalışkan evlatları var. Herkesin gönlünde hangi siyasi parti yatıyorsa tam da ortam kaos buna müsait. Yani hepsini çöpe at. Eskilerin bazıları kusura bakmasınlar. Abilerim de var işte çok samimi olduğum için insanlar da var. Kusura bakmasınlar. Zaten herkes yapacak kadar yaptı. Bir çekilin abi. Bir çekilin. Bir temizlensin. Bir temizlensin. Yeni isimler çıksın. Yeni memleketini seven insanlar çıksın. Yani bu memlekette gerçekten memleketini seven, memleketi için mücadele eden, kendi cebinden çok memleketinin çıkarını düşüren insanlar var. Memleketi soyduran insanlar değil. memlekete katmeler yatacak insanlar var. Onlar siyaset yapsın ya. Biraz da onları görelim. Zaten siyaset yapan adamların çoğu köşeye döndü. Bütçelerini, sermayelerini yaptılar. Yandaşları da öyle. Adamları bırakın özel kalemleri de artık köşeye döndü. Yani daire başkanları da köşeye döndü. Artık köşeye dönmeyen para kazanmayan kalmadı. E bir bırakın oğlum artık. Bir bırakın çekilin temizlensin bu sayfalar. Geri isimler gelsin. Hani bir şey vardı. Illegal hayat var mıydı? ihtiyacı kadar çalacak adamlar gelsin. Onlar yapsın yani bu işi. Vasıl ez cümle şakayla biraz konuştuk tabii ama memlekette gerçekten çok ciddi sorun var. Spor aşamasında, spor açısından. Yani bir kere standartlar, saha standartları, eee, çalışma standartları hiç yok denecek kadar. Başkanım buraya bir ekleme yapayım. Bizim şimdi sürekli çalışıyoruz. Bazı verilerde alıyoruz. Ülkemizde sporcu yetiştirememesinin en büyük etkenlerinden bir tanesi tesis sorunu. Tabii. İkincisi işte antrenördü, yönetimdi, işte bazı etkenler var ya ama en önemli şey tesis sorum problemi. Şimdi eee siz tabii ki yönetim anlamında birçok konuya değindiniz ama ben eee başlık başlık söylediğiniz noktalarda şu çok eee dikkatimi çekti. Özellikle gelecek vadeden bir işte Azay Akmar modelini getirmeniz bence çok kıymetli yani. Çünkü gerçekten ülkemizde yetenek problemi yok. E Ordu özelinde de yetenek problemi yok. Gerçekten onlara o fırsatı sağladığımız zaman e ve kimseye ihtiyacı olmadan ki kulüp bürcü örneği var. Yani adamların futbolcu sattıklarıyla e gelirleri o kadar çok iyi hiçbir şekilde hem Şampiyonlar Ligi'e her zaman katkı giriyorlar hem de oyuncu satmayla beraber ciddi para kazanıyorlar ve finansal fair play kavramları da çok iyi yönetiyorlar. Hocam akıl akıl hocam bu memlekette yönetim yok diyorum. Bak yine söylüyorum. Boşluk nerede? Tepede. Bu şehirde planlama yok. Şimdi biz spordan beklentimiz var. Sporun sadece futbolunu demiyorum ya. Sadece futbol değil. Salon sporlarına da gel. Bireysel sporlara da gelin. Çocukların imkanları var mı kardeşim? İmkan yok ya. İmkan yaratılmıyor. İmkanı yapmak yani imkan yaratan adamlar ne yapıyor? Stadın olduğu gibi 3 kuruş daha nereden çalarım diye. Onun için proje üretiyorlar. 3 kuruş daha fazla çalmak için. Memlekete fayda sağlamak, altyapı oluşturmak için değil. Şimdi sen botanik parkın olduğu yeri niye perişan ediyorsun kardeşim? Bir saat dikey, bir saat yan saçma sapan işler yaptılar orada. Afyon'dan daha mı kötüyüz biz? Yani Afyon kadar olamıyor muyuz yani? 78 tane sahayı yan yana koy. İki tane 3 tane otel yap. Gel kampa takım çağır buraya. Bak çok daha ötesine gidiyorum. Hani kendi yetiştirdiğin oyuncuları bırak. Şehre takım çağır. Futbol şehri olsun ya da spor şehri olsun. Ya kapal aşkın törenin böyle projesi vardı. Bittiremedi herhalde. Bitirmedi herhalde yani. Yeni gelen de devam etmiyordur muhtemelen. Ya vizyona olan adamlar var yol alamıyorlar. Vizyonsuz adamlar geliyor. Kendi ceplerini doldurmaktan sahaya bakamıyorlar. Şeye bakamıyorlar. Altyapılara bakamıyorlar. E şimdi diyorum ki bu mantaliteyle bu işler olmaz. Yani işe bakış açısını komple değiştirmemiz lazım. Yani bizim şehre bakışımızı sadece spora değil şehre bakış açımızı komple değiştirmemizi, güncellememiz lazım. Hani V şeyde var ya güncelleme geliyor. Bir güncelleme gelmesi lazım bize. Güncelleme başkanım bir haftada biri geliyor onlara ya. İşte şöyle biz abi kaç yıl geçti iddian sonra bir kere bile güncelleme atamadık ya. Şu memleketi sevmek, şu memlekette yaşayan insanları sevmek, bunlara değer vermek, korumak, gözetlemek, geliştirmek çok mu zor ya? Zaten sen bir yere geldiysen bir şey illaki yapıyorsun kendin için. Şunu anlamıyorum ya. İnsan mesela yiyemeyeceği parayı niye biriktirir? Gelmişsin bilmem kaç yaşına değil mi? Dünya kadar paran var. Hala onun peşindesin. Neyin ne olacak? Giderken mi götüreceksin? Yok. Geride kalanlar sana dua mı edecekler çok para bıraktı bana diye. O da yok. O zaman kardeşim memlekete çalışın lan. Memlekete çalışın da isminiz kalsın ölmesin yani. Ben niye yırtın biliyor musun hocam? Bak bir itirafta daha bulunayım size. Bunu hiç doğru düzmez. Biraz da samimi gidiyorum. bakacağım. Ekranlar özlemiştir bizi. Böyle çok uzun zamandan beri konuşmadık. Biz yarın öbür gün öleceğiz değil mi? Hepimizde bir gidişat var da bir sona doğru gidişatımız var. Biz öldükten sonra y eğer ben istediklerimi başarabilirsem 50 yıl ismim yaşayacak. Nasıl biliyor musun? Orduspor'u kurtaran adam olarak ya da Orduspor'u kurtarıp tekrar Süper Lig'e çıkartan adam olarak yaşayacak. Ben bunun peşindeyim ya. Hayalim, idealim bu yani. Bunun için uğraşıyorum ya. Yoksa ben param yemesini çok iyi biliyorum. Ha salak mıyım ben? Her sene 780 milyon para atıyorum çöpe. Aptal mıyım ben kardeşim? Giderim paşalar gibi eğlenirim. Hayatımı yaşarım. Gelmişim kaç yaşına. Bu saatten sonra ne yaşadıysam kar mantığıyla bakarım. Giderim hayatımı yaşarım değil mi? Yatlarda zevk yaparım yani. Millet gibi. Biz ne yapıyoruz? Milletin derdine dertliyoruz. Ne getireceğiz kardeşim giderken? Ne kadar zevk yaparsan yap ne olacak yani? Benim için zevk bu işte. Bu uğraşlar yani. Çünkü hayatım böyle gel. Benim hayatım hep böyle geldi. Ya bu televizyonu alırken de böyleydi. Yani bir hikayesi var. yaşayanlar görenler bilir. Çetin bilir mesela saçma sapan bir ortama düşmüştü. Aldık geldik. Nereden nereye getirdik. Şimdi Orduspor en büyüklerdi memleketin. Bunu da başarırsak artık yani ölmeden önce başarırsak herhalde bir ismimiz yaşar bir 40 yıll 50 yıl yaşar diye düşünüyorum. Onun için mücadele ediyoruz ya. Yoksa ben bu adamlarla hiç uğraşmam. Kimseyle yüz göz olmadım. Değmiyor çünkü. Şimdi bizim taraftarlar hepsi hoca. Hepsi futbolcu. Hepsi çok biliyor. Yazıyorlar. Başkanım şu şöyle oynasa bu böyle oynasa, şu şöyle olsa, bu böyle olsa. Doğanc niye böyle? Adam iyi oynuyor, sövüyorlar adamı. Kötü oynuyor, sövüyorlar adamı. Ya kardeşim bu futbolun kültüründe sövmek nereden geliyor ya? Lan kendi oyuncuna bırak taraftara sövmek şey rakibe sövmek nereden geliyor abi? Alkışla yuhla. Tamam ya. Ya şunu izliyorum mesela İngiltere'de de futbolun beşiği. Gerçi şeyde de Fenerbahçe stadında da Galatasaray'ın bazı kesimlerinde de şu terörgü kalkmış değil mi? Sağının hemen kenarında şeyler taraftarlar, iç içe seyirciler. Adamlar içeceklerini almışlar, keyif yapıyorlar değil mi? Yan yana atkıları farklı. Kimse kimseye dalmıyor. Bizde olsa birbirini keser şeyler taraftarlar. Ya bir şey yapalım yenilik kaç. Vali beyin de böyle güzel bir şeyi vardı bununla ilgili. Niye sövüyorlar lan? Adamın ağzını tutamıyorsun ki. Niye söy reklam verelim? Benim ağzım böyle durulmaz. Tamam reklamdan sonra o zaman devam edelim. Evet sevgili izleyicilerimiz reklamlardan sonra devam edeceğiz. [Müzik] [Müzik] Oh. [Müzik] Evet sevgili izleyicilerimiz eee Orduspor 1967 Kulüp başkanı İsa Akçay'la programımıza devam ediyoruz. Evet başkanım biraz fazla konuştuk hakkınızı helal edin. Estağfurullah. Devre arası yapılan transferler takıma eee takımdan gidenleri arattı. Eee, özellikle forvet sıkıntısı e çok bariz belli oluyor. Tugay Keleş'in performansı eee, çok yeterli olmadı. 8 maçta bir gol attı. Bunun bedeli de ceza olarak aldı. Kadro dışı oldu. Söyleyeyim hemen. Kadro dışı. Evet. Eee, işte Muhammed Leis gitti takımdan. Ya şöyle, orayı şöyle söylemek lazım. Çok pardon. Eee, gelen gidene arattığı kısmına çok katılmıyorum. Şöyle katılmıyorum. eee, gelen oyuncularımızın her birisi kaliteli oyuncular aslında. Yani geçmişlerine baktığınızda Tugay Keleş bu liglerde marka olan bir isim ama oyun formatıyla alakalı eee, değişik oyuncular, değişik refleksler ya da sonuçlar doğurabiliyor. Bizim aslında takımın e oynadığı oyunla alakalı belki Tugay'ın eee, burada şey verememesi, performans performans verememesi. Keza bunun aslında eee, çok diri bir örneği var. eee Ömer Faruk e bizde biliyorsunuz ilk yarı forma giydi. Eee gol attı herhalde iki tane 3 tane gol attı. Bilmiyorum ne kadar gol attı ama gitti Kütahya'da kütür kütür atıyor yani. E biraz oyun formasıyla formasyonuyla alakalı ama şimdi bizim forvetimiz kimdi aslında? Biz takımı kurarken benim takımımın şeyi santraforu kimdi? Tolga Cevherdi. Biz mesela oyun sistemimizi Tolga'ya göre ayarladık. Bütün oyun Tolga'nın üzerine kurulmuştu. Tolga beraber kurulmuştu. Kaldı ki biz, ben şahsen bu sene Tolga'nın en az 20-2 gol atacağına canı gönülden inanıyordum ki atardı. Çok rahat atardı. Bu ligd çok rahat 202 golü bulurdu ve biz artık Tolga için Süper Lig'i ya da 1. ligi konuşuyor olurduk. Ama talihsizlik ilk maçta iki gol attı çıktı. Çarpazı koptu çocuğun. Eee inşallah eee önümüzdeki sene eski gücüyle dönecek. Belki daha iyi dönecek. E biz de ondan sonra biraz eee bocaladık. Benim bu takıma izlemeden aldığım tek oyuncudur. Sezon başında Ömer Faruk Sezgi. Tek izlemedim. Niye? Alternatif oyuncu olarak düşünüyorduk. Yani bu kadar kaliteli bir santriforu, bu kadar iyi bir sant bu liglerde kaç kere gol kral olamış bir adamı alternatif oyuncu olarak düşündük biz. Tolga Cepher'e alternatif oyuncu olarak düşündük. O yüzden izlemeden aldım. İkinci yarıda ikinci yarı transferler çok zor. Yani sen eee mesela benim bunu da söylememde beyiz olmaz herhalde. Eee bir seneden beri istediğim bir çocuk var Manisa'da. Efetaylan ekonomik sebeplerden dolay alamadık çocuğu. Yani 5 milyon şeyi vardı bonservisi. 2,5 milyon da eee çocuğun bedeli vardı. 7,5 milyonluk bir transfer ama alamadık. Böyle takım kurde konuştuk biraz önce. Benim takımımın bir parçası olacak adam mutlaka. Bunu bu sene mutlaka alacağız önümüzdekiler arasında şey sezon sonunda bunu mutlaka alacağım. Bir yapı kurmaya çalışıyorum. Yani ben bir formatta bir yapı kurmaya çalışıyorum. O yapıyı dedim mutlaka oluşturacağım. O yapıyı böyle 2004, 2005, 2006, 2007'lerle oluşturacağım. Genç adamlarla oluşturacağız. Yani biz 28, 30 yaşındaki 35 yaşındaki adamları alıp da eee kendi hayalimizi kuracak, o altyapıyı sağlayacak bir eee takım istemiyoruz. Ben eee kendi aklımdaki genç basan bir takım, diri bir takım olması, bunların çoğunun da yatırım amaçlı çocuklardan oluşması benim hedefim. Eee buna yönelik de çalışmalar yapıyoruz. 2005 ve üzerindeki çocukların tamamını e tary dünyanın her yerinden. Hocalar da bakıyor, ben de bakıyorum. Eee bu bizim şeyimiz, idealimiz. Ama bu sene eee daha iyi transfer ilk yardıda geçirilebilir miydi? Devre arasında olabilir miydi? Elbette ki daha iyisi var. Ama bunların hepsi cebindeki parayla alakalı, ekonomik gücünle alakalı. İşte biz transfer yapmaktansa oyunculara borcumuzu kapatma tarafını seçtik. Yani 10 milyon 8 milyon oyuncu almaktansa Iğdır'da bir tane Halil İbrahim vardı mesela Elazığ'a gitti. Adam kütür kütür gol atıyor. Oyuncu tartışılır mı? Kalitesini tartışabilecek adam var mı? Yok kardeşim. Ya başkanım bu biraz tabii ki takımların eee bazen planlaması ve organizasyon içerisinde bazı sistem içerisinde hiç gol atmazken bazen gidiyor tam oyun onu buluyor, sistem onu buluyor. Yani hiç gol atmayan bir oyuncu bir anda o sistemde tam tutuyor ve devam ettiriyor. Dolayısıyla şimdi 6 haftalık geçen süre zarfına baktığımız zaman da şimdi eee Tugay sakatlıktan sonra ikinci haftadan sonra sakatlandı hatta Evet. Ve ondan sonra yani birçok o zamana kadar Tugay olmamasına rağmen bu takım ligde en fazla gol atan takımdı. Evet. Osman kariyer rekoru kırdı galiba. Yani şimdi sistemde bazen o oyuncu formasyon desteklemesi ve devam etmesi lazım. Şimdi tabi ki ligin sonuna doğru rakip takımlar artık formasyonları biliyor. Ne oynadığını biliyor. Kim güçlü, kim zayıf onun yönlerini biliyor. Şöyle playoff'ta göreceksiniz yani Allah nasip ederse göreceksiniz. Bizim takım yine hemen hemen aynı sisteme oynayacak ve kimse önlem alamayacak. Ben şunu da söyleyeyim başkanım. Y aslında siz yani bir anda böyle 46'ya 53 yani şey oldu ama ben ne olursa olsun matematiksel ortamda geçen hafta 52 Ordu yendiği zaman 5 puan vardı. Şükrü başkan şampiyonuz eee cümlesini kullandı. Ancak bu hafta bir pazar mağlubiyetinden sonra bir an böyle 2 puana düşünmesi bir endişeye mal oldu. Yani dolayısıyla puanlık var. Yani çok yani mesela bu hafta Mardin Sebat oynayacak. Şöyle bizim için matematiksel anlamda yani geçen haftaki maçı alsaydık ben iddia ediyorum ki biz Mardin'e gidip Mardin'e de Mardin yeneriz ve şampiyon olurduk. Ama şimdi artık o kadar güçlü konuşamıyorum. Çünkü oyun gücümüzü kaybettik. Yani biz sahadaki oyun gücümüzü kazansak ki kazanamamız için bir iki maç almamız gerekiyor yeniden. E realist olmak lazım. Yani biz tabii ki matematiksel olarak şansımız devam ettiği müddetçe kovalacağız. Biz Sebat'la yeneceğiz. Mardin'le yeneceğiz. Allah nasip ederse iki takım da yeneceğiz ama eee nerede bitiririz, neresi nasip olur onu sezon bittiğinde göreceğiz. Ama e bu şu demek anlamına gelmiyor. Yani biz tamam playoff'u kovalıyoruz da eee ona göre pozisyon alacağız anlamına gelmiyor. Bir olamazsak ikinci olmak için yırtınacağız. İkinci olamazsak 3üncü olmak için yırtınacağız. Aşağısı bizim için kabul edilebilir. Hiç değil. Yani neresi olursa olsun biz nasıl olursa olsun ligin ikinci ya da üçüncüyü bitirmek zorundayız. En kötü. Ha bunun içinde mesela Mardin'e gideriz 3 puanla. Mardin'i yenersek ben Mardin'in şampiyonluk maçı olacağına hiç inanmıyorum. Çünkü Mardin'in Sabat maçından sonra çarşamba günü oynayacağı maçtan sonra kırılma yaşayacağını ligde demiştim ikinci bir olamayacak diye. İkinci bir olamayacağını düşünüyorum. Çünkü oyun gücü hiç yok. Yani Mardin'in oyun gücü hiç yok. Sebahat'ın bir oyun gücü var. Bir sistemi var. Oyuncu kalitesi var. eee, Sebat hak ediyor. Yani, eee, bizim önümüzde olmayı hak eden bir takım varsa o da Sebat. Dolayısıyla diğer takımlara çok ihtimal vermiyorum eee, pozisyon içinde olacaklarına. E, bu ligde de, bu grupta da playoff oynasak da çok zorlanmayacağımızı düşünüyorum zaten. Ya şöyle bu futbol yine büyük konuşmamak lazım tabii de hep böyle konuştuğumuz şeylerde bediyoruz konularda. Eee, öbür gruptan da gelen takım kim olursa olsun. 52 ile de karşılaşma ihtimalimiz var bu arada kulüp çıkamazsa. Evet. Eee, 52'nin grubunda öyle bir durum olmaz ya. Şöyle eee Ayvalıkı'ın hiç maçı kalmadı. Bir tek Sinop maçı var. Bu hafta da şey maçı var başkanım. Sinop'la oynuyor değil mi? Küçük çekmeceyle oynayacak. Tamam. Başka maçı yok işte. Tek maçı var. Yani şöyle tabii kimin kim yeneceğin ligle hiç belli olmuyor ama adamlar maçı kalmadı. Ali Han'ın maç 52 Orduspor'an sonra maçı kalmadı. Büyük maçı kalmadı. Yani şimdi bunlara baktığınız zaman bu hafta Ali 2 seneden beri yenilmeyen bir takım. Hazırlık maçı sadece bize yenildiler. Onu da biz yayınlamadık sosyal medyadan falan. Hazırlık maçı dışında hiç hazırlık maçları dahil 2 sene ber hiç yenilmeyen bir takım. Şimdi bu takım burada yenerse 52 şampiyonluğu hak ediyor zaten. Yenerse puan kaybederse inşallah puan kaybetmezler. Allah korusun. Puan kaybederlerse geçmiş olsun. Gruptaki en fazla berabere kalan hala 13 beraberliği var. Olmaz. İkinci bile olamazlar. Bak bu hafta puan kaybeder Allah korusun yenirlerse ikinci bile olamazlar. Orada fikir çok zor. Çorlu Sinoba buralarla çok ciddi maçları var. Oraya gidecekler iç dış saha oynayacaklar. E çok sıkıntılı bir süreç bekliyor. O yüzden şimdiden tedbir almak lazım. Bu maçın ne pahasını olursa olsun kazanması lazım. Yani bu Ala maçını bir şekilde kazanması lazım. Yani hem eee iki taraf için de başkanım 1967 için de bu haftaki maç çok önemli. Şöyle biz eee geri dönüşün şeyini arıyoruz. Yolunu arıyoruz ya böyle yeniden bir dirilişin yolunu arıyoruz. O da her maç yani geçen maç Kırıkkale olsaydı üst üste gelse 5 şampiyonlukla ilgili çok başka şeyler konuşuyorduk bugün. Ama şimdi o maçı kaybettikten sonra artık geri dönüşü arıyoruz. Bizim mesela eee şimdi e oturup doğru konuşmak lazım. Playof'ta da konum seçmek lazım. Yani e ben tabii en üste kovalamaya çalışacağız. İkinciliği kovalamaya çalışacağız ama olmuyorsa ne yapacağız? Rakip seçeceğiz kardeşim. Kendimize rakip seçeceğiz ki eee avantajlı pozisyon nasıl olacaksak onu seçeceğiz. Ona göre pozisyon alacağız. Bu hafta Zonguldakspor Çarşamba günü Zonguldakpor deplasmanına gidiliyor. Evet. Eee şu anki puan durumunda da playoff'ta 6. sırada Zonguldakspor var. Zong'daki iyi takım yani biz e sezon başından beri Bülent Demirkanlı hoca da geçen yıl tanıdığımız bildiğimiz hoca e takımı da tanıp biliyoruz. Yani zor maç olur yani bizim için her maç zor gerçi yani artık kaybettiğimiz puanlara bakınca her maç zor ama tabii bizim bir kalitemiz var yani oyuncu kalitemiz var. oyuncu grubu e bize gerçekten çok eee ligin çok üzerinde. Yani bu bu grubun çok iyi takımlar olmasına rağmen bizim beş katımız bütçeyle kurulmuş takımlar olmasına rağmen bizim oyuncu grubumuz bu ligdeki her takımın üzerinde. Bir kere karakteristik olarak eee çalışma ahlakı olarak eee oyun ahlakı olarak bütün e gruptaki oyuncuların hepsinin üzerinde. E dolayısıyla ben, eee, sahaya kendini yansıtan bir Orduspor'un nerede olursa olsun maçı kazanacağını düşünüyorum. Eee, dolayısıyla Zonguldak'tan da inşallah 3 puan alıp gelirler de bir kendimize geliriz. Ondan sonra üst üste iki maç oynayacağız içeride. E bizi başka bir yere getirecektir. 9 puan yani eğer ya bu maç bile çok önemli başkanım aldığınız takdirde şimdi 6 haftalık yani aslında takım gücünü gerçekten de biz burada eee yayına başladığından itibaren en çok şu ifadeyi kullandım ve kadro mühendisliği müthiş dedik. Yani hatta siz canlı yayına bağlandınız. Bu konuyla ilgili de eee yorumumuzda düşünmüştük. Şimdi bu kadar güçlü takımın olması, bu kadar gol katkısı sağlayan, her an gol atan bir takımın 6 haftadır bu başarısızlığını genç takım olmasının dezavantajı diyebilir miyiz başkanım? Yok. Şöyle ya biz eee bizim gençliğimizden diyelim. Gençliğimiz derken yani yöneticileki tecrübesizimizden çocuklara çok bu konuda şey yüklememek lazım. Misyon yüklememek lazım. Eee biz olayı fazla bizi başka alana çektiler. Yani sahada beceremediklerini bizi dışarıda e mahkum ettiler. Biz de bu oyuna düştük. Yani bizim tecrübesizliğimizden dolayı biz de buna maalesef düştük. E çocuklar da bunun gerginliğini yaşadılar. Yani sürekli dışarı gidiyoruz herkes üzerimizde yani. Deplasmana gidiyoruz herkes Bugün bir arkadaş çocukla bizim çocuklar sohbet ediyorum. Diyor ki başkanım biz diyor maç oynuyoruz burada çocukla tamam gelen takımları ezdik sahada şamarladık ama dışarıda herkesi başarcı yaptık. Öbür tarafa git diyoruz mesela deplasmana gidiyoruz. Deplasmanda da yeniyoruz ama adamlar bizi dövüyorlar sövüyorlar. Hiç her şeyi yapıyorlar. Biz burada gelen adamları baş tağcı yapıyoruz. Belki burada hata yapıyoruz dedi. Şimdi düşününce ya gidiyoruz nereye gidersek gidelim. Bir kavga bir dövüş bir üzerimize çollanma bir yüklenme falan böyle herkeste bir şey var. Tepkime var bize karşı. E şimdi biz doğal olarak insanız kardeşim. Buna refleks gösteriyorsun. Yani bir sabrettik, ik sabrettik, 3 sabrettik. Kayseri başladı bu iş mesela. Sonra adamlarla dostluğumuz var ama orada başladı bu iş. Nilüfer'den sonra Nüüfer'le başladı aslında pardon. Ondan sonra devam eden giden ilk ligde şeyi gördüler. Eee babayı gördüler. görünce oyunda da önüne geçemeyince nasıl bu işin önüne geçeriz, nasıl bu işi bozarızın e adamlar reçetesini yazdılar. Biz de yedik yani biz de hapı yuttuk yani çocuklara oen çok yüklenmemek lazım ya. Şöyle genç kadro ben inanıyorum genç bu takım yani ben çık çocukların mesela bende eee tek yıllık olan çocuklar var. Hepsine söüşme getirdim önedim ki oğlum uzat. Niye? Hepinizle oynamak istiyorum seneye tekrar oynamak istiyorum. Niye? Şimdi ben gece biraz önce bahsettiğim gece maç izliyorum oyuncu izliyorum. Bazı oyuncuları takip ediyorum, izliyorum ya. Maçları görüyorum ik ligde. Playoff potasındaki takımları görüyorum. Çok kötüler yani. Üzerinden geçeriz. Çok kötüler. Üzerinden geçeriz ya. Üzerinden geçeriz. E tabii bu çocukları o zaman bu çocukları niye değiştireyim ben? 2ü tane işlerine şey katacağız. Daha iyi. Kaliteli bu ligleri bilen adamlar, deneyimli adamlar. Belki 4 tane 5 tane devam. 1. Liig'e çıktığımızda da böyle olacak zaten. Başka ele eleye devam edeceğiz. Yani bence eee bir takım yürüttüğünüz zaman en önemli şey kadro istikrarının korunması. Tabii tabii. Yani çünkü bir sistem oluşturuyorsunuz oyuncu grubuyla. O sistemi oluşturuyorsunuz. Şimdi her sene tekrar bir kadro kurmak hem kulübe külfet doğru hem kulübe külfet hem de bir oyun sistemini oturturmak çok zor oluyor. Kesinlikle şimdi siz eee belli bir oyuncu şablonun iskeleti korursunuz yanına bazı eksikleri devam ettiriyorsun dediniz ama yani hem çıktıktan sonra ikinci bir o kadar yük girmez bir kulüp hem de aynı sistemde devam ettirir. Çünkü çok farklılık da yok dediğiniz gibi çok e kaliteli oyuncu grubu var yani işte hem merkezde hem önde hem kenarda yani hem kalede gelecek yıl Süper Lig'de izleyeceğiniz oyuncu olabilir takımda. mesela Osman'ın attığı gol var. Salah golü dedik, yorumladık. Yani on Osman'ın her attığı gol buna bu tarz gollerdi. Şimdi siz böyle bir oyuncunun hem kalitesi değeri arttı. Şimdi bir de o etken olması ben başkanım bence şundan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Şimdi hedef takımsınız. Evet. Her gittiğiniz yere birinci takım birincisiniz. Her takıma işte bu takım şu kadar gol atmış diye gidiyorsunuz. haliyle diğer takımların sizi genç olmanızın dezavantajını yaşatmak için onlara agresif olması, sert olması bunlar kaçınılmaz geçecekler. Evet. Hocam ahlak içinde kaldığımız mütcees mesela şeye gittik. Eee Polatlıya'ya gittik. Polatya'daki maçta yah göstere göstere çocuk Osman'ı sakatlamaya gidiyor. Bu senin arkadaşın bu işten ekmek yiyor değil mi? Bugün burada oynuyor, yarın yanında oynayacak belki. Ya ahlaklı olmak lazım. Yöneticiler kısmında da öyle. Yani bu işin başındaki insanlar kısmında da öyle. Ahlaklı olmak lazım. İnsanların emeğine, ekmeğine saygı duymak lazım. Bu adam bu işten ekmek yiyor. Sen bu adamın bacağını kırmak için gelirsen burada ahlaksızlık var. Burada iyi niyet yok. Yani gücün yetmiyor, oyun gücün yetmiyor. Adamı sakatlamak ki sakatladılar da yani. Mesela o maçtan sonra da Osman doğru ayağını bükemiyor çocuk ya. Ayağını bükemiyor ama maç oynuyor. Dizi düşünsene dizi kapanmıyor çocuğun ya. Dizi kapanmayan adam nasıl futbol oynasın? Nasıl yani oyun içinde aksiyon alabilsin değil mi? Ama bunları yaşadık ya. Şimdi omuz omuzda sakatlandı. 3 haftadır omzundan şey sıkıntısı var. Daha yeni yeni kendine geliyor. Yani işin içinde neler yaşıyoruz? Ne şeylerle karşı karşıya kalıyoruz? Sıkıntılarla dediği gibi hocamın hedef takım olmanın şeyi var, sıkıntısı var. Ama şöyle eee yine inanıyorum hiçbir takım yani oyununu sahaya yansıtan bizim takımımız sahaya oyununu yansıttığı müddetçe hiçbir takım bizim rakibimiz olamaz. Bu oyun gücüne hiç kimseye ulaşamaz. Yani başkanım son maçları tabii ki mesela oyun seçimi ve oyuncu seçimi ile ilgili birkaç eleştirimiz olacak. Yani böyle çünkü olur. Eee 6 haftadır tabii ki biz burada da yenildiği zaman dedik ki ya bu çocukların bir kredisi olmasın mı? Olsun kardeşim yani kredi verelim yani. Sonuçta bu hocaya da kredi verelim. 8 tane maç kazanmış. Buraya kadar getirmiş. Evet. Burada övdük. Burada eee göklere çıkarttık. Hak ediyorlardı yani böyle. Hatta bazen bana da hocam diyor 67'yi çok mu övüyorsunuz? Yok gerçekler diyor. Neyse onu söylüyorum yani böyle. Evet. Ancak bu taraftan baktığımız zaman da evet giderken olumlu giderken de böyle olumsuz gittiği taraflarda şimdi 6 haftadır kötü giden bir durum var. Oyuncu performansları hala geriye doğru gidiyor. Evet. Ve son burada oynanan maçlarda da eee hocam 5 tane oyuncu değişikliği yaptı. İlk 11'den 5 tane oyuncu değişikliği yaptı ve gerçekten de oyuncu değişiklikleri 60'a kadar olan süre hiç üretemedi. Tutmadı yani. Doğru. Rotasyon tutmadı. Doğru. Tutmadı. Tutmadı. Şimdi ben burada şunu biraz eee mesela yardımcı hocalar var. Biz de burada konuşuyoruz. Yani yardımcılar niye vardır? Benim görmediğimi sen gör. Senin görmediğini o görsün. Sizin görmediğinizi ben biz görelim diye. Burada da şunu gördük biz de. Şimdi bir oyuncu seçerken mesela transfer yapıyorsunuz. Transfer yaparken oyuncuyu neye göre seçersiniz? Bir sisteminiz vardır. Ona göre seçersiniz. Evet. Ve onun yeteneklerine göre değerlendirirsiniz. Psikolojik olarak da oyuncunun karakter yapısını da tanıman lazım. Doğru. Bak oyuncunun karakteristik yapısını tanımadığın zaman da takım kimyasında problem yaşar. Bu birincisi. İkincisi, ikinci tanımanız gereken konu oyuncunun özelliklerini bilmeniz lazım. Yani oyuncunun yeteneklerine göre oyun seçmeniz lazım. Şimdi bu hafta hoca özellikle Doğanc'ı ondan sonra eee Uğur merkezde oynatarak eee hiç üretemedi. Belki merkezde Uğur'un dinamik olmasını düşünerek dahil etti. Ancak baktığımız zaman Olcan savunmaya gelip top almaya çalıştı. Doğanc savunmaya gelip top almaya çalıştı. Her aldığında uzun oynadıkları zaman da forvette merkezde çünkü Metin sağ kenarda işte Osman sol kenarda Tugay top tutamadığı zaman desteğe gidemedi ve hiç üretemedi yani topu kullanma becerisi de olmadı ve haliyle işte Mehmet'te oynaması işte savunma hattının takım boyunun uzanması oyuncu tercihleriyle ilgili eee çok ciddi manada bence eleştirdim. Çünkü Uğur kenar oyuncusu. Bütün topları aldı kenara gitti. Evet. Hocam burayı şöyle keseyim. Eee hem de sohbet etmiş olalım. Şimdi bu format bizim sezon başından bu yana aslında Mehmet Hoca gelene kadar oynadığımız format. Yani Uğur'un içeride Doğancla 8 oynaması, eee Oğulcan'ın tek şey oynaması, e önli bir oynaması eee ve sistemin kanatlarının dizilişi mesela şeyin yerinde eee Metin'in yerinde sadece Le ya da başka birisi oynuyordu ya da şey bizim Cevatc falan oynuyordu. Onun dışında diziliş aynıydı. Şuna katılıyorum. eee söylemde şuna katılıyor. Hocanın eee seçiminin hatalı olduğunu düşünmüyorum. Keza eee çok fazla hoca istişare yaparak eee karar veriyor. O yardımcı hocalarla da eee zaman zaman bizimle de durum paylaşarak işte karar veriyor. E şimdi bu formatta oyun boyunun uzamasına sana katılıyorum. Hoca da şöyle çalışır normalde ki bunu özel biraz önce de söyledim herhalde sohbet ederken. Bizim oynadığımız oyun antrenmanlarda 30 metre 30 metrede oynuyoruz. Öyle bir antren ben mesela özellikle Ramazan başından bugüne her antrenmana gidiyorum. kendi erimem için ya da spor yapıyorum ki yani zayıflamam için diyeyim. Erimem için biraz sıkıntı tabii ama zayıflamak için gidiyorum aslında. Ayak tenisi falan oynuyoruz. Şimdi görüyorum takımın çalıştığını. Mesela hocayla ilgili eleştiri var ya yazıyorlar mesela. Şimdi hocanın kriterlerine bakıyorsun, antrenmanına bakıyorsun, diyaloglarına bakıyorsun. Oyuncuyla iletişimine bakıyorsun, üstle iletişimine bakıyorsun, bizimle iletişimine bakıyorsun. Var mı problem? Yok. Demek ki hocada değil. Sorun problem hocada değil. O zaman konuşmayacağız. Hocayı konuşmayacağız. Hocayı tartışmayacağız. Şöyle hocayı tartışmayacağız. Mesela oyun boyunun uzaması hocanın anlattığı bir şey değil. Mesela hoca takıma eee siz 5060 metrede oynayın demiyor. Bizim oyunumuzun temeli pas. Yani pasa dayalı. Ben ne diyorum mantalite olarak baştan beri benim takımım sürekli dikine pas yapan ikiden fazla temas yapmayan hocalara da ders olsun yani bizi izleyen hocalara da ikidden fazla temas yapmayan takım kurmaya çalışıyorum kardeşim. Yok artık kal geride geçti o işler yani. Sen topu al soldam yap geç onu eşit bunu eşit. Orada eskiden de onlar Maradona tarafındaydı zamandaydı onlar. Bitti o işler. Dünya futbolu artık başka bir yere hızlı oyuna gidiyor. Geçişi hızlı yapabilen, ayağı top oynayabilen, dikil oynayabilen takımlara gidiyoruz artık. Dolayısıyla futbolu buna göre oynayacaksın, oynatacaksın. Sen çalışmayı buna göre yapıyorsun ama maç başa hızım düdük çaldığı zaman senin çalışman da geride kalıyor. Senin söylediklerin de geride kalıyor. Oyuncu devreye giriyor. Kesinlikle burada şu var. Mesela Oğulcan merkezden topu alsa, öne doğru atsa Oğulcan dinamik bir oyuncu ve o açıyı kapatır. Ama onun için yakın oynamak lazım. Şöyle mesela mesele şu şurada hak veriyorum sana. Mesela oyun mesafesi oyun boyu çok uzadı şeyde bu maçta. İşte ben de başka geçşi mesela Doğanc geliyor. Oğulcan zaten burada Uğur'un da bir alışkanlığı oluşmuş. Eee bunu burada konuşmak ne kadar doğru bilmiyorum ama sola atıyor kendini. Çizgiye atıyor kendini. eee 8 oynamasına rağmen bu hafta 8 oynamasına rağmen eski şeyinden yerinden pozisyondan uzaklaşmış ve yeni oynadığı pozisyona daha çok adapte olmuş ki Uğurun bu takımda en çünk burada söylemekte beis görmüyorum bu takımda en beğendiğim oyuncuların başında gelir. Kesinlikle ben de başkanım yani her ligde sahip olmak istediğim, çalışmak istediğim bir adamdır. Eee yani çok kaliteli bir oyuncu. Ya şundan dolayı başkanım tabii ki hocanın e çalıştığı şeyle bazen oyuncu performansı vermeyebilir. Tabii yani onu an çaldığı zaman senin söylediğin şekde kalı. Ben sadece şunu konuda da biraz şimdi 60 dakika niye bekliyoruz mesela? Yani 20 dakika mesela ya şöyle şimdi düşün hocam elinde Doğancan gibi bir adam var. Tugay gibi, Tugay Keleş gibi Marka bir adam var. Ne zaman gol atacağı belli olmayan adamlar bunlar. Oyuna müdahale etsen yani çıkarsan adamı ya skorla buluşma ihtimali yüksek adamlar bunlar. Başkanım işte bazen çıkarmayla değil oyun formasyonunda değişik. Mesela şimdi şöyle düşün. Ben mesela yukarıdan maçı izleyince biraz daha hakim oluyorsun ve daha net görüyorsun bazı şeyleri. Oyun bir bölge dışında sol bek dışında iyi gidiyordu. Aksam yani golü yedik ama bir yedik ama sol bek dışında aksayan bir taraf yoktu. Mesela biz o saçma salak golü yemeseydik şeyde ikinci yarının başında oyun dengelenir ve çok rahatla o maçı çevirebilirdik. Zaten 6'ya üçken gol yedik hocam başkanım. Evet bu maçı işlemi fazla izlemiş. Evet tamamen pozisyon hatası. Tamamen oyuncuların pozisyon hatasından kaynaklı. Adam geliyor içeri dört tane oyuncunun içinde geliyor topa vuruyor gol atıyor. Olmayacak işler yani. Bak burada şunları kabul edebiliriz. Oyuncuların mental olarak ciddi bir düşüşü var. Bu da şeye yansıyor. Maça yansıyor. Oyuna yansıyor. Milli takımı izlediniz mi dün akşam? Maç 2-0 oldu. Oynanan oyunu gördünüz mü? Nasıl oynandı oyun? Oyunu sürüklas ettiler. Baskıyı kurdular. Adamlar perişan ettiler. Neyle alakalı? Motivasyonla. Moral motivasyonla ilgili. Öbürü neyle alakalı? Adamlar tamamen düştüler. Bittiler başkanım. Sürdüler. Selçuk'ın futbolculuk zamanında bir röportajı vardı. Selçuk'a soruyorlar ki ya bu performansın düşüklüğü neye bağlıyorsunuz dediler. Ya takımın dedi özgüveni eksik dedi. Yani bizim takımın özgüveni eksik dedi. Ve ben de şu ifadeyi kullandım. Dedim ki ya arkadaş milli takımda oynuyorsunuz. Galatasaray Türkiye'nin en önemli takımdan oynuyorsunuz. Ne özgüvenden bahsediyorsunuz yani biz bir forma giydiğimiz zaman bile o forman giymenin özgüveni bize yeterli yani. Ne özgüvenden bahsed hocam? Milli takım maçını izliyorum. Çarşamba akşamıydı değil mi? Yok neyse perşembe akşamıydı. Maçı izliyorum. Bak maça kadar o kadar şey gole kadar o kadar rezil futbol oynuyoruz ki dedim ki ya bu nasıl bir takım? Yine söylüyorum Montella takım yapamıyor yani. Yapamıyor adam. Mesela bu son maçtaki kadrosu iyiydi. İsmail Yüksek bu takımdan ben hiç mesela Fenerbahçe'yi sevmem ama İsmail Yüksek bu takımdan keseceğin en son adam. Abi iyiyse adamı oynatacaksın. Yani işte başkanım şeye eee atıf şuna bağlayacağım. Bu seviyede bile özgüven kavramı ne kadar önemli olduğunu bak özgüven o yüzden yani alt veya yukarı diye bir şey yok yani. Özgüven çok önemli bir hocam mental ya oyuncular mental adam bugün iyi kalkıyor mesela kendine kendinde iyi mutlu ya alıp götürüyor mu? Ya ben mesela şu takımda bireysel antrenman mesela yapılıyor mu bu sizin takımda başkanım? Çünkü performansı gerçekten düşen oyuncular var yani. Ya işte bak gel oraya gel oraya geldiğin zaman bireysel performans mesela ya Metin kardeşim gel sabah akşam idman yap yaptırılıyor mesela merak ediyorum yani bu oyuncu düşüklar çok genelde hoca mesela bizim İsmail Kayalı kendine özel hoca tutmuş mesela İsmail mesela yani çok İsmail bu hafta mesela harika oynadı İsmail'i kaz ama yine de eski var mesela e var var tabii de o biliyor şimdi birincinde şöyle maç oynamamış çocuklar uzun zaman boyunca şimdi senin şeyin önünde sağ ol tesisin önündeki saha yaptırmış olsak ek antrenman her türlü yapılır değil mi yani burada bireysel olarak antrenman hocalarda mesela benim 2006'lı çocuklarımız var değil mi? Altyapıdan gelen mesela bizim Ferdi diye bir çocuğumuz var. Çok iyi. Hocalar harika bayılıyorlar hocalar. Ama adamın gelişmesi lazım. Geliştiremiyoruz. Niye? Otobüste çocuklar biniyorlar. Adam orada çalışıp otobüseki çocuklarda bekleyecek hali yok değil mi? Hep beraber kalkıp gidiyoruz. Niye? Sağa 15 dakikada mesafede orada anlama yapıyoruz. Ama sen tesis kulübün önünde tesis olsa bizde hocalar bu çocuklar sabah akşam çalışırlar. Ekstra çalışırlar. Eksiklerini giderirler. Sadece onlara bakma. Gençlere bakma. 2006 2007'ye bakma. Yetişkin çocuklar var. değil mi? Oynamış adam. Altyapı eksikliği var. Adam topu yanlış kontrol ediyor. Ters tarafa dönüyor kontrol ederken. Ya değişik açıdan hani topu kontrol etmesi gereken açıdan kontrol etmiyor. E bunları da bireysel antrenmanla gidereceksin. Öğreteceksin bunlar. Şimdi bize hoca geliyor mes hoca abi di ben 22 23 yaşındaki adama dişey mi öğreteceğim? Top kontrolü mü öğretceksin? Tabii oğlum hocasın sen. Adamın ilk ikisini görüyorsan neyse kontrol etmek kontrol etmek şu atmak şu öğreteceksin yani. Başkanım yine bir Mançiden örnek vereyim. Bir gün ben tabii maçları takip ediyoruz. Eee o dönem hazırlık kampları falan var. Galatasaray bir antrenmanı takip ettim. Bir baktım e takım takım halinde kayma çalışması yaptırıyor. Kalasay'da bir arkadaşım vardı o dönemde. Aradım dedim ki ya siz dedim bu takım dedim nasıl kayma çalışması yapar dedim ya. Ya işte hocam değil mi? Bak bu takım nasıl kala sıraya dönüyor. O zaman da yabancı Türk oyuncu mevzusu vardı. Yabancı oyuncu sayısı 8izdi o zaman. Çok fazla yabancı Türk oyuncu vardı düzeltiyorum. Eee dedi ki mecbur onlara kayma çalışması yaptırmamız lazım hocam dedi. Yani böyle ya düşünebiliyorsun. Bakın başkanım normalde bu çocuklar 15 yaşına kadar böğrenir. Bunun takım halinde savunmayı, kaymaları 15 yaşında sopa göre pozisyon almayı işte sağ bekteyse e topun olduğu yer, yakın çevresi ve kaleciye kadar olan bütün herkes takım halinde savunmayı işler yani. Kesinlikle. Bir de hocam futbol böyle sürekli kendini güncelliyor bahsettiğimiz gibi. Ya sen bu eee mesela adam 323 yaşında bir futbol öğrenmiş. Yani öğrendiği futbol artık bitmiş geride kalmış. Yok yani bireysel özellikler dışında yetenekleri vardır. Bireysel kendi yetenekleri vardır. Onun dışındaki öğrendiği her şey çöp olmuş. Artık başka bir evreye geçti futbol. Sen bunu kendine güncelleyemezsen ya da sen bu oyuncuyu güncelleyemezsen geçmiş olsun. Şimdi bizim mesela altyapıdan niye çocuk çıkmıyor? E biraz önce bahsediyoruz işte kardeşim. Altyapıdan çıkan çocukların tamamen fizik olarak hazır değiller. Göçlü değiller. Oynayacak potansiyelde değiller. En iyisi Ferdi şu an takımla beraber çalışıyor. İnşallah gelecek yıl oynayacak yani takımda oynar diye formalır diye düşünüyorum. Eee bu çocukların fizik olarak hazırlanmasıyla fiziki olarak mental olarak hazırlanması lazım. Bunun için saha gerekiyor, çalışma ortamı gerekiyor. Adam hazır sahad maça hazırlanıyor. İşte senede 13 14 maç yapıyor. Ondan sonra altyapıdan oyun çıkart. Hadi çıkart. Çıkartabiliyorsun. Orduun dışına çıkmıyorlar. Yani bu sene başkanım e hem U19'da UIN'e katılmanız da bence değerli. Tab çünkü bak bir de var değil mi? Hangi imkanlarla bir de bu arada Mahir abinin hakkını yemeyelim. Tabii ciddi emek veriyor aşağıda. Yani burada ne kadar e bu müsabakalara gitmesi oyuncu açısından o kadar önemli ki. Çünkü yarın işte Trabzon'la oynuyor, diğer takımlarla oynuyor, profesyonel takımlar A takıma çıktığı zaman en azından bir maç eksi olmuyor. Çünkü yerel liglerde 67 maçta maç bitiyor. Tabii. Şimdi hocam biraz önce yine reklam arasında konuştuğumuzu millet de bilsin. Bir sistem kurmaya çalışıyorum. Yani bir eee kurumsallık oluşturmaya çalışıyorum. O kurumsallığın içinde altyapı büyük yer kapsıyor. Yakında önümüzdeki günlerde eee bir eee yapılanmaya gideceğiz. Kadro yapılanmasına gideceğiz. O yapılanmada eee formasyonu değiştireceğiz komple. Yani grupları değiştireceğiz. oyuncu sayısını azaltacağız. Eee, istediğimiz kalitedeki oyuncuları tutacağız, ekleyeceğiz. Gerekirse il dışından toparlayıp getireceğiz ve yeni bir, eee, oluşuma gideceğiz. 100ü geçmeyen, altyapıda 100ü geçmeyen oyuncu sayısıyla, çalıştırabileceğimiz kadar, yetiştirebileceğimiz kadar oyuncu sayısıyla çok başka hazırladığımız ya da çok başka eee, planlama yaptığımız bir yapıya kavuşacağız. Formata kavuşacağız. Bu altyapıdan bize her sene yani U18'den ya da artık 17 mi olacak, 18 mi olacak ona karar vereceğiz ki benim kafamda 18 tek olması eee, taraftarındayım. Eee, bize 34 tane oyuncu gelmesi lazım. Onlar oynaması lazım geldiği zaman. Yani ben oyuncuyu alayım. Hani biz mesela 5 tane çocuğa imza attırdık. Bir Ferdi bizle çalışıyor şu anda. Adapte edemedik değerlerini. Niye? Şimdi hoca geliyor, yarışmacı takımsın sen. Yani bu çocuklar hazır olmayınca bu takımın içine çocukları koyamıyorsun. Y şu iyi seçtiğimiz kadro izleyip de gece gündüz izleyip de aldığımız adamları bile eleştiriyorsun. Ya şurada Doğanc gibi marka bir çocuğum var, evladım var. E bu şehirdeki belki şu an eee baktığın zaman Emre Gemiciği de ikisi şeydir. Eee en iyi oyunculardır. E kariyer olarak, Ordulu olarak. Sen buna sövüyorsun ya. Sen bunu bir kere kazanamıyorsun, kucaklayamıyorsun. E sen olsun altyapıdaki çocuklara yetişecek. Adamı koysa goraya iki maç oynasa futbolu atayı bileceksin. Zaten başkanım bizim hep Alman hayranlığımız vardır ya biliyorsunuz. Yani dışarıdan gelen oyuncuya böyle hemen kucak açarız. Outa gitse sahipleniriz ama bizim oyuncu outa ettiği zaman hemen başunu mesela çocuk geldi anlatıyor diyor ki başkanım ben iyi oynuyorum gol atıyorum adam bana sövüyor kötü oynuyorum iyi oluyor yine sövüyor diyor ki ben anlamıyorum nedir olaylar bir de penaltı kaçırdı Doğanc evet özelinde konuşmak gerekirse ben hala çıkamadım acaba yani çünkü bu hafta da ya öyle bir oyuncu değil ya yani öyle bir oyuncu değil ya şöyle eee Doğancan bireysel yeteneği çok fazla olan bir oyuncu yani. eee bu liglerde çok azdı. Doğancetene oyuncu. Eee bir şeyi oynadık. E petrol maçı ülçesunda geldiği eee bir petrol maçı oynadık. Romanya takımıyla hazırlık maçı oynadık. İşte orada Doğancı'ı izlemeniz lazımdı. Yani isteyince neler yapabildiğini görmek lazım. Attığı güzel bir gol de var. Evet. Tabii ya. Şöyle eee onun şeyi kriteri yakın oynamayla alakalı. yakın oynarsa tabii bunu ne kadar gözlemleyebiliyor bilmiyorum ama oyuncular birbirine Alper'nin, Doğanca'nın eee şeyin Recep Metin'in mesela bazı adamlar var bazı özellik çocuklar var yakın oynadıkları zaman çok iyi performans verebiliyorlar. Şimdi sen Doğancla Alperen 30 metrede 35 metrede 40 metre oynadıkları zaman ne yapabilirler ki? Mesela Oğulcan'la Doğancarsa ne yapabilecekler? Oradan oraya top atmak bir kere mümkün değil o mesafede yani 1520 metrede topu alıp da al. Bizim mesela futbolda da bir hastalığımız var. İşte bunları aşama aşama altyapıdan başlatmamız lazım. Top atan adam duruyor atıyor. İşi bitti. Bitti mi? E bitmiyor oğlum ya. Devam da değil mi? Almak için tekrar git. Oyunu gör yani. 20 gü gör oyunu. Başkanım çocuklara biz bazen soruyoruz. Messi'nin ayağında bir maçta kaç dakika top kalmış? Çocuklar başlıyor 20 dakika. İşte çocuklar bazen işte büyüklere de soruyoruz bazen işte 10 dakika. Hayır. İstatistiklere göre Messi'nin ayağındaki top kalma süresi 2 dakika. Hızlı oynuyor. 90 dakikada hızlı oynuyor. Bak futbolda şöyle bir şey var hocam. Topsuz oyunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyoruz başkanım burada. Yani bak bu önemli. Bir de şöyle bir şey var. Eee ayak çabukluğu meselesi var. Yani ayak çabukluğu meselesi. Biz şunu karıştırıyoruz. Aceleyle hızı karıştırıyoruz birb. Tabukl telaşı ya bunu mesela oyun içinde oyuna eğer yansıtabiliyorsan ya İngiltere'yi maçları izliyorum bazen ya sinema izler gibi sinema iz top yerden hiç kalkmıyor iki temastan fazla yapılmıyor arkadaş böyle oyun geçişleri çok seviyor çok hızlı ü top gidebil baş bu konuyla ilgili size de şöyle bir destekli bir mesaj vereyim şimdi İngiltere'de yıllarca 15 yıla yakın eee futbol mentörlüğü yapmış futbol antrenörü yapmış bir kişinin kitabından eee şu ifadeyi kullanıyor. Çok az kulüplerde gördüm. Çok yetenekli olmasına rağmen ancak antrenmanların stabil olmasından dolayı gelişemeyen oyuncular gördüm diyor. Bakın bunu kim söylüyor? 15 yıla yakın İngiltere'de o antrük yapmış biri söylüyor. Şimdi biz İngiltere'yi baz alıyoruz ama şimdi İngiltere'de böyle bir durum varken ülkemizde gerçekten de biz mesela life kinetick mesela bizim sahada neye ihtiyacımız var başkanım? Çabuk ve hıza düşme ihtiyacımız var. Senin ayakların ne kadar hızlı olabilir ama kafa buraya gitmediği zaman bir manası yok. olsun. Doğru. O yüzden seni sağda çabuk ve hızlı düşünmeye yönelik antrenman metotları gerçekleştirmen lazım. Biz de buna kinetic diyoruz. Sistem bu işte hocam. Komple buraya evrildi. Tabii. Şimdi bir iş yaparken sen mesela birden fazla parametreyi düşünmen lazım. Nedir o parametre? Boştaki arkadaşın var mı? Rakip pozisyon almış mı? Diğer kontrolleri yapmış mı? Veya 4 be seçenekten en doğrusuna nedir? İngiltere'de yine yapılan araştırmalarda bir oyuncunun başarılı olan oyuncuların bir oyun top ayağına geldiği zaman 11 farklı kategorii farklı karar verme mekanizmasının en doğruyu vermeyi geliştiriyor. Bunu nasıl geliştireceksin? İşte antrenman metotlarıyla ilgili live kimetik çalışması. Bir işi yaparken birden fazla parametre görmen lazım. Bir işi yaparken en az 4 be farklı çalışmayı içerisinde doğru karar verecek. Buna da biz işte live kinetik çalışması diyoruz. Evet. Altyapı işte buralarda devreye giriyor. Çok bu sade hem altyapıda hem A takımda. A A takımda biraz artık zor kazanılan özellikler bunlar da altyapıdan gelerek olursa makine gibi çalışan başkanım. Şimdi eee Galatasaray'da 5 sezon oynamayan bir oyuncum vardı. 5 sezon U13, U14, U15, U16, U17. Çocuk üniversiteye geldi Çanakkale'de de. Tabii çocuk küstürülmüş. Başka sebepler. Türkiye'nin belki de gerçekten de en iyi forveti diyebileceğimiz bir seks. Hem sağ ayağını hem sol ayağını kullanan bir oyuncu. Yani şu anda kim örnek göstersem gerçekten de muadili yok. Yani öyle bir oyuncu. Ama gel gör ki bu oyuncuyu kaybettiler. Yani getirdik biz onu aldık yetiştirdik. Ik sene futbola ara vermiş. Biz aldık iki sene de tekrar bunu piyasaya sürdük. Eee oyun katkı sağladık. Ama en büyük problemi işte bir sene bu oyuncuyu 6 ay neredeyse eee rehabilitasyon yaptım. alanım olmasından dolayı bu işe girdik. Çalışma alan çalışma alan. Şanslıymış ki böyle bir hocası var hocam. Yani işte orada tekrar ik ligden teklifi geldi. Dedim ki oğlum senin bir yıla daha ihtiyacın var çünkü e rehabilitasyon tamamlanmadı. Performans alıyoruz ama en ufak bir şey de geri başa dönebilir. Yani hocam ben diyor sadece değil yani spor programlarını izlemek, maç izlemek spor programlarını izlemiyordum. Nefret edim diyor. Yani öyle bir noktadan aldık mesela bunu getirdik. Şimdi ülkemizde yani gelişmeyecek diye gerçekten de bir durum yok. Yeter ki sen çalış. Doğru çalışmayla, doğru iletişimle, oyuncunun e hedefiyle yani oyuncular mesela bu ligde oynuyorlar hedefi yok oyuncunun. Ya aldığın paraya bakıyorum ya kardeşim nasıl hedef koymazsın ya? Şimdi hocam 23 yaşında, 24 yaşındasınız yani. Şimdi bizim oyun mesela biz hocalar antrene ediyorlar oyuncuyu ve analiz yaparak maça hazırlıyorlar değil mi? Adama diyor ki şöyle oynayacaksın, böyle oynayacaksın. Taktiğini veriyor gönderiyor. Diyorum ki oyuncuya mesela oğlum sen hiç bu hafta oynayacağın rakipte senin bölgendeki adamın ne oynadığına baktın mı? Bakmadın başkanım. Oğlum hocam oynayacak bunu. Sen baksana adamın özellikler neler nasıl adam eksiltiyor, nasıl orta yapıyor, nasıl baskı yapıyor bunları görsene. Kendini hazırlasana maça. Bireysel olarak baktığın zaman herkesin aslında işi bu olması lazım değil mi? Karşındaki adamı tanımak, ona göre de pozisyon almak ve kendu çözmediğiniz zaman oyuncu strese gider biliyor musunuz? Stres yönetemez. Neden? Belirsizlik ortada vardır. Şu anda oyuncu eğer belirsizlik durumu varsa oyuncu strese girer, gerilir ve eee performansı %100 veremez. Çünkü karar verme mekanizması dağıdır. Doğru. Ya şöyle hocam buradan şu anlaşılıyor. Biz henüz daha yolun başındayız. Yani eee bu işteki pozisyonumuz itibariyle daha yolun başındayız ama esiklerimizi de görüyoruz. Mesela hocayla şeye gittik. Bulgaristan'a gittik. Adamlar Bulgaristan. Ha Bulgaristan eee şey maşin hocayla mı? He bizim Mehmet Seçkinle. Evet. Devre arasında eee Povdiv'de iki maç bir maç vardı attım buradan ismini unuttum şimdi. Nogorz'in maçı. Nogorz'de bir takımdı. Hangisiyle oynuyordu bilmiyorum da. Bir tane santrafor var. 12 numara oynuyor. Santofor ya dedim ki bu nasıl bir adam ya? 2.4'te muhtemelen 2.4 2.5'te kafayla gol attı. 2.4 2.5'e çıktı kafayla gol attı. Türkiye'ye getir Osimen'in şeyi olur yani alternatifi olur. Osimen gibi bir adam ya daha güçlü fizik olarak daha güçlü her şeyi var bir santriforda. Şimdi oradan Iğdır bir oyuncu aldı stoper. O maçta stoperi görmüştüm. Hasta olmuştum mesela Canantürk abi aldı onu. Bak adam da takır takır oynuyor ya. Nerede neler var yani ne k maçlar var. 2007'de bir tane çocuk var. 1,5 metre boyu var. Benim kriterlerime oyunmuyor ama Eli avcı sığmıyor çocuk. Tutamıyorlar çocuğu. Tutamıyorlar yani. İzlemek lazım. Dünya futbolunu görmek lazım. Şimdi mesela sezon bitecek. Biz Allah izin verirse tur yapacağız. Yani Avrupa'da, İsveç'ten işte Avusturya'dan, Almanya'dan, Hollanda'dan bir tur yapacağız. 12 13 gün neye gideceğiz? Oyuncu izime gideceğim. Türklerden oyuncu izleme gideceğim. 4 be tane oyuncu alacağım. Yani bu işi kafaya taktım. Yani bu takım mutlaka hayalimdeki takım mutlaka oluşturacağım. Hayalimdeki yeri de mutlaka getireceğim. Ya bu dünyadan Allah tabii ömür verirse göçmeden önce istediğim ne varsa futbolda yapacağım. Yani başkanım eee taraftarlarımız yorumlarda playoff finalini tartışmaya başlamış şimdiden. İstanbul Ankara fark etmez ya. Nerede olsa olsun fark etmez bizim için. Tolga Ölmez eee izleyicimiz seneye bu takımdan 78 oyuncu gönderip eksik bölgelere oyuncu almak lazım. Nokta transfer eee yazmış. 78 çok fazla yani tabii ki takviye yapılacak. takviye yapılır. Üst düzey takviyeler yapılır. Ama bizim istediğimiz takımın içindeki iskeletin kalması. Özellikle bazı oyuncu gruplarının, bazı oyuncularımızın şu anda transferde gözlü olan oyuncularımızın özellikle kalmalarını isterim ki eee bakalım bunu becerebilirsek ona göre bir pozisyon alacağız. Eğer tutamazsak oyuncuları tabii ona göre de bir yapılanmaya gideceğiz. Bu şey göreceli bir durum. Henüz bu aşamada değiliz. Tabii benim takip ettiğim oyuncular var. Şöyle eee hayatta hangi işi yaptıysam mutlaka bir alternatifi oldu. Şimdi de gelecek dönemin kadrosunda çoğu ismim belli benim. Kiminle oynayacağım, kimi alacağım, kimle çalışacağım belli. Tabii onları hayata geçirmek eee biraz ekonomik eee süreçle alakalı bir durum. İstediklerimizi yapabilirsek, alacaklarımızı alabilirsek ona göre planlama yapacağız. Eee Muratullu izleyicimiz yine Doğan Can konusuna eee vurgu yapmış galiba. Maçın 5. dakikasında oyuncuya küfür eden taraftar gelmesin stata. Bir şey söyleyeyim bununla ilgili. Murat benim yeğenimdir. Selam ediyorum hem ablama hem de enişteme hem de aileye. Eee, vallahi var ya bak şu bu çok samimi bir şey söyleyeceğim. Eğer eee, samimi taraftarlar var birkaç tane böyle bazı 50 100 tane samar eğer bunlar olmasın vallahi billahi takımın maçlarını 1000 lira yapacağım. Biletleri 1.000 lira yapacağım ki seyirci gelmesin diye. Zaten faydalanamıyoruz. Seyircen bir şey kazanamıyoruz. Taraftarımız da yok. Bak bizim taraftar başka bir şey. İyi günde kötü günde taraftar her zaman takımın yanında, her şartta yanında, her zaman şehrin yanında. Takım iyi giderken demolize etmeye çalışan adamlar, takım iyi oynarken küfreden adamlar, bizden hocadan daha çok, futbolcudan daha çok bilen adamlar, yöneticiden daha çok yöneticilik yapan adamlar. Bana böyle taraftar lazım değil kardeşim. Sen beni destekle ya. Sen benim yerime aday mısın? Gel o zaman al. Sen kendin yap. Biliyorsan bu işi madem bu kadar hocalık biliyorsan git hocanın yerine hocalık yap. Yani o zaman futbolcuysan çık sahaya. Oyna millete iş öğretme. Sen taraftarlığını yap kardeşim. Taraftarlığını yap. Çok bilme. Alkışla başkanım. Taraftarların kurduğu kadro hiç kaybetmezmiş bilir misiniz? Çünkü sahaya girmez yani. Doğrudur. Doğrudur. Ama tabii bunlar tabii taraftarların da başkanım yani eleştirmesi tabii ki yani ya hocam eleştiri olur tabii ki. Ben şunda değilim ama kardeşim iyi günde kötü günde sen destekle sonra de ki gel sahaya şeye tesise. Maç bitsin gelesiste konuş. Ben açarım zaten size kapıyı. Yani bir yolu ben açarım. Şeyi de imkanı da ben tanırım sizden çok. Ben sizinle beraber ben futbolcu yanında olmam ki taraftarın yanında olurum ama taraftar taraftarlanabilecek ya. Ya Nelüfer maçından sonra mesela çok güzel bir görüntü vardı. Antrenmana geldiler. Eee taraftarlarımız. Evet. Evet. Evet. Sağ olsun. Yani bu aralar taraftarlarımız buradan çağrı olsun. Bence bu dönemde tam ihtiyacı olan bir durum yani böyle. Hocam taraftar ben yine söylüyorum bizim taraftara ihtiyacımız var. Şehrin taraftara ihtiyacı var. Eee şu ayrımdan vazgeçmek lazım artık yani Orduspor. Bak bunu göreceğiz. Ölmezsek bunu göreceğiz. Bu adamlar yine aynı şeyi yapmaya devam edecekler. Oraya çekişecek, bu buraya çekişecek. Niye öyle oldu? Niye böyle oldu? Konuşmaya devam edecekler. Orduspor geldiği zaman da bu işler olacak. Bunlar hep bahane, mazeret. Biraz önce bir şey söyledim. Bak şehirin her hafta bir maçı var. Ordu'nun ya Ordu'nun her hafta bir maçı var. 52 olmuş, 67 olmuş, Fassa olmuş, üye olmuş. Bu işten keyif mi alıyorsun? Git izle kardeşim. Lan 100 lira para vereceksin ya. 100 lira para mı? 100 lira ya. Artık sezon boyunca maça gelsen 30 maç var. 3.000 L para yapıyor ya. 3.000 L. Çok büyük para bu sezon için. Ya milletin kombineleri adamların sattığı fiyatlar 70 lira 80 lira kombine satıyorlar ya. 75 L 80 lira 75.000 L kombine satıyorlar. Yani sen burada şu maçların 100 lira 200 liralık 50 liralık maçların izlemesine geldiğinde çocuklara küfretmeye geliyorsan ya da işte eee bir sebep bulayım da birilerine dalayım sataşayım diye uğraşıyorsan bu taraftarlık değil. Bu holiganlık yani bize zarar veriyor. Bana zarar verecek adam sahaya iş gelmesin. Bak ben yine söylüyorum. Millet olsun ya da olmasın. Ben taraftardan güç almıyorum şu anda. Alamıyorum. Taraftar küsüyor arkasını dönüp gidiyor. Canı istiyor gelmiyor. Canı istiyor oturuyor sinema izler gibi maç izliyor. Yok böyle bir taraftar. Böyle bir taraftar yok. Hakkını veren adamlar baştaşı. Bu işin hakkını veren adamlar bana iş öğretecek. Ben işimi biliyorum kardeşim. Kimsenin iş öğretmeye şeyim yok benim. İhtiyacım yok. Ben işimi biliyorum. İşim biliyorum ki buradayım. Bana akıl verecek adam. Adam gerek yok şöyle. Bana bunlarla gelmeyin. Sen bana taraftarlığını yap sadece. Gel takımını iyi günde kötü günde destekle. Sonra sezon bitince beni eleştir. Ondan sonra eleştir. Yani de ki sen bu işi aldın, eline yüze bulaştırdın. Eleştir. Ama ben bu insanların hiçbirisinin düşünmediğini, dert etmediği kadar dert ettiğimi biliyorum. Yani öyle düşünmediği kadar düşünüyorum. Yani bu işin içerisinde hem oyuncular hem sizlersiniz. Yani biz ne kadar üzülse siz bizden iki kat daha fazla üzülürsünüz. Çünkü buraya en fazla emek veren oyuncu arkadaşlar, hocalar her gün çalışıyorlar. Hafta boyun çalışıyorlar. Yani onların hocam onu da geç. Bak şunu söylüyorum. Bak biz milletin parasıyla, şehrin parasıyla yani bu şehrin kamuoyunun parasıyla takım yönetmiyoruz. Evet. Bana bu nasip olmuyor. Yani bize nasip olmuyor. Birilere nasip oldu ama bize nasip olmuyor. Bu ligde hiç kimse de yok yani böyle bir şey. Yani biz ne yaparsak yani iki kişi kendi aramızda yapıyoruz ya. İki kişi yapıyoruz. Şimdi bir de bunun üzerine gelip bana akıl verme. Yani çok biliyorsan git kendin yap bu işi. Çok konuşmayacaksınız. Yani burada bana akıl verecek adam yani bu işi eee kimdir mesela akıl verecek? Bu işin üstatları var. Mesela bizim Mustafa Sargül hocam var. Arıyorum bazen Orduludur. Çok da kaliteli bir adamdır. Selam olsun. İşte ben onunla konuşuyorum. Akıl alıyor üstat. İşi bilen bir adam. Üstat akıl alıyor. Daha şeyleri var. Mesela üst düzeyde yöneticilik yapmış, 1. ligde yöneticilik yapan arkadaşlarımız var. Süper Lig'de yöneticilik yapan abilerimiz var. Mesela ben Dursun Özbek'le görüşüyorum zaman zaman. Akıl alıyorum. Kimden akıl alacağım belli mi? Kimin bana akıl verebileceği belli. Sen taraftarsan taraftarlığını yap. Git takımını destekle. Destek olman gereken yerde alkışlaman gereken yerde alkışla. Bilet alman gereken yle forma alman gereken yerde form al. Sonra bu iş başarılmazsa o zaman gel hesabını bana sor. Takıma da değil. Takıma git. Adam iyi oynarken söv takımı adama. Adamı düşür. Ya adam kötü oynayacak. Bu insan hali kardeşim. Her maç her adam makine gibi iyi oynayamaz ki. Değil mi? Olmuyor mu sizin kötü gününüz? Herkesin oluyor kardeşim düştüğü zamanlar. E sen adamı o zaman kaldıracaksın ayağa ya. Adamı o zaman yuhla. Hepten kaybederim. Hepten geriye götür adamı. Sonra ben taraftarım. Abi olma böyle taraftar. Olma ya. Sen adamı düştüğün zaman elinde tut kaldır havaya. Ya tut kaldır. Sen de ki bizim baştacımızsın. Lan sen bize şu kadar maç aldın, şu kadar gol attın, bu kadar takımı omuzladın. Bu zamanlarda baş tacı olan adam o zaman da sövüyorsun. O zaman da hani anlamak mümkün değil ya. Vallahi anlamak mümkün değil. O yüzden ben rica ediyorum kamuoyundan maç izlemeye gelen adamlar memleket seven adamlar olsun. Yani şehrini, memleketini, takımlarını seven adamlar olsun. Başka hesaplarla maç izlemeye gelen kimse maç izlemeye gelmesin kardeşim. Benim takımın maçını izlemeye gelmeyin. Yani eğer başka amaçlarla maç izlemeye geliyorsanız şeytanlıks amacınız, oyuncuları düşürmekse amacınız, şehirle ilgili başka hesaplarsa amacınız benim maçımı izlemeye gelmeyin ya. Gelmeyin abi. Oturun evinizde çocuklarınızla uğraşın. Çok konuştun mu? Bir de başkanım bu hafta farklı bir formayla çıktı takım sahaya. Evet. Güzel ama boş geldin formalar. Yani ince el yıp sık dokudum. Özellikle özellikle çalıştığım şampiyonluk olur diye düşündüğüm bir formaydı ama nasip olmadı. Eee çok büyük şey oldum yani böyle demi oldum, hayal kırıklığı oldum. Yani formayı görünce ben mest oluyorum böyle. Hani o kadar özendim ki onu yaptırırken hiçbir tane de reklam almadım. Başkanım bize de gönderirsiniz değil mi böyle bey? Yani aslında onu şey düşünmüştüm. takımın yani Allah biliyor gönlümü. Dedim ki ya iyi gideriz şampiyon olursak takıma gelir elde ederiz. Bunu satalım. Özel bir forma özel her şeyi özel tasarladım aslında. Sadece çorapları yaptıramadım. O da firma çorapları yapamadı. Eee hamoldu yapamadı çorapları. Zebra istemiştim çorapları. Onu beceremediler. Yapsalar da eğer mükemmel bir tasarım çıkarttık ortaya. Satışlar ne zaman çıkacak? Şampiyon olursak çıkacak. Şampiyon olmazsak çıkmayacak. Çıkmayacak. Evet. Şampiyon olsak ona özel ya çok başka amaçlarla hayallerle yaptırdığım bir formaydı. Böyle geri günlerce sürdü yani ortasar şunu ekleyin, bunu yapın, şunu yapın, şöyle olsun, böyle olsun falan. Üzerinde o kadar çalıştık ki çocuklar da sağ olsunlar bizim için uğraştılar. Böyle özel tasarım yaptılar, uğraştılar ya. Sonuçta harika bir şey çıkarttık ama harika bir sonuçta karşılaşmadığımız için hevesimiz kursağımızda kaldı. Eee Resul Gümüşoğlu izleyicimiz, "Biz tüm deplasmana neredeyse gittik. Hep eziyet çektik deplasmanda ama yılmadık. Hamdolsun lakin hüsranlara boğulduk. Son maçlarda inşallah toparlarız. Selam edeyim. İstanbul'daki arkadaşlarımız bunlar. Sağ olsunlar dedikleri gibi gerçekten özellikle birkaç tane arkadaşım, abim var. Onlar gerçekten sezon başından beri har şartta bizim yanımızda durdular. Taraftar onlar. Mehmet abi gibi adamlar taraftar. Eee, ortak da bu ara bir kamıldama var. Görüyorum, beğeniyorum. Her ne kadar buradakilerle biraz anlaşmazlık, sıkıntılar var. Bir araya getireceğiz inşallah. Ya şöyle, biz hani işte Tayyip Erdoğan mı demişti? Şeytan taşlamaktan amin demeye fırsat bulamıyoruz diye. Biz böyle şeytan taşlamaktan amin diyemediğimiz için kardeşim hangi işle uğraşacağımızı bilemediğimiz için buralara yoğunlaşamıyoruz. Yani bu işleri üzerine koyacağım da biraz zaman alacak. Hepiz taraftarlar bak biz bu şehrin çocuklarıyız. Ya neyi paylaşamıyoruz anlamıyorum ya. Adam tribünde birbiriyle kavga ediyor. Derdimiz ne? Takım da ortak değil mi? Hepimizin takımı ya. Hepimiz aynı şekilde takımı desteklemeye geldik. Şehri destekliyoruz ama birbirimize giriyoruz. Sebep ne kardeşim ya? Meseleniz ne? Olayınız ne sizin? Yani yok sebep yok değil mi? Arasan bulamazsın. Sebep bulamazsın ya. Şu memlekette, bu memlekette eğer biz birbirimizi sevemezsek, birbirimizi koruyup kollayamazsak, birbirimize omuz veremezsek, yolunu açamazsak, destek olamazsak, bir yere gelme başarılı olma şansımız var mı? Hangi işi yaparsak yapalım var mı ya? Yok. Bunu hala anlamak için alim olmak mı lazım? Hala anlayamıyor muyuz bunu? Yani geliyor adam bak ya biz bu memlekette bak Trabzonlu, Tokatlı milletvekilleri tarafından yönetiliyoruz. Adam kongre yapıyor. AK Parti kongre yapıyor. Büyük kongre delegesi Trabzonlu yazıyor. Ya ya şu memleketin sahipsizliğini buradan anlayın. Bak bu kadar sahipsiz yani. Bu kadar zavallıyız. Acizlik acınacak haldeyiz bu kadar. E sen şimdi burada bu ortamın içinde herkes seni yani düşsün diye yiyelim diye beklerken çakallar etrafında dolaşırken mecazen kullanıyorum tabii bunu. Sen de bu birbirine çevme atma alışkanlığından, destek atma alışkanlığından vazgeçmezsen bu şey nasıl bir yere bir yere gelecek? Zaten işin başındakiler yemeğiyle meşgul. Herkes çalmaylaştırmalarla meşgul. Siyasetin içine bakın. Temiz adam yok ya. Temiz adam yok. İmkanı olup da temiz kalan adam yok. AK Parti'yi konuşuyorduk değil mi? Hırsızlık yönünden. Hakta da konuşuluyordu. Çaycısı bile millet numaralı oldu. Çaycısı bile. E şimdi Ekrem konuşuluyor. Ekrem CHP'nin belediye başkanı İstanbul. 560 milyar yoktur ama yani 200 300 milyar vardır konuşulan rakamlar. E şimdi bak hangi siyaset nerede kardeşim? Müslümanız güya. Fesatlıktan, sinsilikten adım atmıyoruz memlekette, orduda değil mi? Bu küçük şehirde yani herkesin birbirine şeyinde eee işinde ekmeğinde gözü var. Nerze düşse de dirsek aslan tekm diye bekliyoruz. Sonra istiyoruz şehir büyüsün, şehir gelişsin, şehir güçlensin. Karadeniz'in orta orta Karadeniz'in yıldızı olsun. E nasıl olacak? Belediye başkanın yok, milletvekilin yok, valin zaten Allah'ın adamı. Yani nasıl olacak kardeşim bu iş? Birisi biraz bencil olacak. Şehir milliyetçisi olacak. Bu şehrin yarınlarını düşünecek. Diyecek kardeşim spor mu yapılıyor bu ilde? En iyisi benim şehrimde olacak. Yani bu futbolun en iyisi Ordu oynanacak. Altyapının en iyisi orduda olacak. Çok mu para abi? Bakanlıklar var. Git bakanlığın kapısını çal. İlmi gülersin ya. Kocaman ilmi güler. Git hangi bakanlığın kapısını çalsan geri dönersin. Bu ara gerçi geri dönebilir ama biraz zedelenme olduğu için şeyde siyasette. E git al yaptır. Kapalı spor salona mı ihtiyacın var? Her ilçeye yaptır. Suni sahalara mı ihtiyacın var? Her ilçeye yaptır. Aha bak Alin geldi tokatlısı alıyor da sportodan değil mi? Adam yaptırıyor yani. Kötü mötü ama adam yaptırıyor. İşine geldiği zaman iş yapıyor yani adam. E gidin kullanın beraber yapın. Bu şehrin her tarafını spor altyapısıyla donatın. Çocuklar sağda solda madde bağımlı solcağa spor yapsınlar. Toplum yetiştir. Ahlaklı toplum yetiştir. Çalışkan toplum yetiştir. Temiz toplum yetiştir. Bu toplumdaki bu çocuklar senin geleceğin değil mi? Yatırım bu aslında. Senin en büyük yatırımın ne? Bu nesiller. Sen bu nesli yetiştirmezsen, bu nesle eğer yatırım yapmazsan yarından nasıl kurtaracaksın bu şehri? Bu şehrin yarınlarına nasıl hükmedeceksin? Bu şehrin yarınları nasıl gelişecek? İnsanlar nasıl yatırımda büyüyecekler? Nasıl ticaretle gelişecekler? Nasıl siyasette gelişecekler? Olmaz ki abi. Olduramayız yani. Biz önce şapkayı önümüze koyacağız. Adam olacağız. Müslüman olacağız. Türk olacağız. Sonra yürüyüp gideceğiz kardeşim. Başka türlü olmaz. Bunların gerekleri var. Adam olmanın, Müslüman olmanın, Türk olmanın gerekleri var. Bunları yerine getireceğiz. Bunları yerine getirerek yeniden yapılanmaya gideceğiz. şehir olarak öyle hangi köşeden ben ne çalarım? Belediye bana buradan ne ran sağlar? Belediye başkanı olsam ne kadar çalarım? Hani belediye başkanı olsa daire başkanı özel kalem müdürü ne kadar çalar? Nereden ne ev alır? Nereden ne yat alır? Nereden ne kat alır? Bunun hesabını yaparsan ben milletvekili olursam nasıl iş yürütürüm? Nasıl iş yüzdürürüm? Nasıl belerden daha çok iş alırım hesabını yaparsan bu şehirde bu hale gelir. Biraz fazla konuştum. Millet de hakkında helal etsin. Eee varsa başka soru onu da cevaplayayım. Birim yok hocam. Senin var mı? Yok yani. Beni kon alırsanız böyle oluyor hocam. Size sıra gelmiyor işte. taraftarlara ya da izleyicilerimize ilave söylemek istiyor. Tabii elbette elbette elbette şunu söylemek istiyorum. E ben olduğum her ortamda bütün samimiyetimle konuşuyorum, açıklama yapıyorum. Taraftarlar da bilirler. Herkes benim hayatımdaki her doğruyu bilir. Her doğru her yerde söylenmez derler. Ben de söylenir. Ben her doğruyu her yerde söylerim. Doğruysa söylerim. Doğru olmayan bir şeyle konuşmam. O yüzden yine söylüyorum. Ben gücüm yettiği müddetçe Büyükşehir Belediye başkanıymış, valimiş, milletvekili hepsi karşıda dursun. Şöyle yine yapmam gerekeni yapacağım. Yani bu takımla ilgili hayalim, idealim neyse almadan ölmeyeceğim. Yani Allah tabii ömrü Allah biçer ama eğer ömrün vefa ederse almadan gitmeyeceğim. Yani bu işi mutlaka yerine getireceğim. Vatandaşlar bunu bilsin, taraftarlar bunu bilsin. Eee, bu dönem için de, bu dönem için de elimizden ne geliyorsa bundan sonraki bütün maçlara, çıktığımız bütün maçlara, e, ben takıma güveniyorum. Her zaman hocama güveniyorum, takıma güveniyorum. Her zaman söylediğim gibi bütün maçları almak için çıkacağız ama kaderde yenilmek de var. Futbolun içinde var. Bunlar ligi nerede bitireceğiz bilmiyorum ama çıkmak için, bu ligden kurtulmak için, bu memleketi, bu şehri bir ligle, büstiklerle temsil etmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz ve bir gün mutlaka istediğimizi alacağız. O yüzden rahat olsunlar. Sadece taraftar olsunlar, destek olsunlar yeterli. Onun dışında eee belki sürü için zannetmişimdir. Onun için de biraz dik konuştuğum için belki gönüllerini kırdığım insanlar vardır mübarek Ramazan gününde. Eee helallik isteyeyim kusura bakmayın. Eee can yangınımız çok fazla var. O yüzden bazen böyle agresif çıkışlar yapabiliriz. Sert çıkışlar yapabiliriz. Eee, o yüzden kusurumuza bakmayın. Önümüzde bayram var. Muhtemelen e ekranü görmeyiz bayrama kadar. Eee, bayramlarınızı da tebrik edeyim. Allah bir t Ramazan' kavuşmayı da nasip etsin. Çok teşekkür ediyorum. Herkese iyi akşamlar diliyorum. Evet, sevgili izleyicilerimiz, eee, reklamlardan sonra devam edeceğiz. O zaman ben gidiyorum. [Müzik] [Müzik] Evet sevgili izleyicilerimiz tarafsız saha devam ediyor. Eee, hocam Fatsa Belediyespor kendi evinde Silivrporuyile 1-1 berabere kaldı. Playoff takibini sürdürüyor. Eee, ama 4.üncü kez e bu sezon öne geçtiği karşılaşmada skoru koruyamadı ve bir puana razı olmak zorunda kaldı. Hocam, şimdi bu hafta gerçekten de Silivri rakibiydi. Eee, 1-0'ın avantajını da almıştı. Eee, yani ancak son dakikada yediği golle mi üzelelim? Yani yani son dakikada attığı yenilen golle mi üzülelim? Yoksa bu dakikaya kadar getirmişsin neredeyse ligin ikinci sırasındaki takıma eee çok basit gol yemesine mi üzelelim, hangisini üzelelim bilemiyorum. Yani böyle eee Fatsa Belediyespor gerçekten de bu zamana kadar eee elindeki fırsatı en fazla değerlendirmeyen takım sırlamasına koysan Fassa Belediyespor birinci gelir herhalde böyle. eee çünkü o kadar talihsiz, o kadar rakiplerinden eee daha düşük e takımlara mağlup oldu ve içeride kaybetti ki eee gerçekten de herhalde eee hoca da yöneticiler yönetici arkadaşlar da oyuncular da her zaman bunu konuşuyordur. Şimdi Fassa Belediyespor geçen hafta da son dakikada yani yediği golle eee mağlup oldu. Kendi sahasında eee bir önceki hafta kendi sahasında tam 0-0 götürdü. tam o sırada son dakikada bir gol yedi. Burayı şöyle okumak lazım. Şimdi takımların bu noktalarda son dakikalar gol yemesiyle beraber şimdi eee oyuncuların zaman zaman bu dönemlerde gol yemesi psikolojik faktörlere bağlı kalabiliyor. Son dakikada acaba gol mü yiyeceğiz? Gerçekten de bu haftaki yediği gol de yani neredeyse hiç pozisyon yok. Bir duran topu oturuyorlar. Duran top atılıyor. Kafayla uzaklaştırıyorlar. E rakip takım oyuncusu orada topu ayağına alıyor. Baskıya neredeyse giden, %100 giden hiçbir şekilde bir oyuncumuz yok. Eee tabii oyuncu alıyor istediği gibi rahat bir şekilde vuruyor. E ve gol atıyor. E 1-1 sonuçlanıyor ki bu hafta eee deplasmana gidecek ve Muğlapor'la oynayacak. Liderle liderle oynayacak. eee işi gerçekten de zor. Aşağıdan da takımlar da geliyor. Yani neredeyse bu hafta da eee puan durumunu da bir ekrana yönetmenimiz Evet. koyabilirse. Şimdi Muğlapor bu hafta eee tabii ki o deplasmana gidecek. Muğlapor zor bir deplasman ama ne olursa olsun yani orada da eee puan almaya gayret göstermesi gerekiyor. Fasa Belediyespor'u 36 puanla şimdi eee Çayel takip ediyor bu hafta eee onlar da hem arkadan alttan gelen takımlar hem eee üstten takımlar mutlaka işi zorlaştıracak. Ligin ilk yarısında Fatsa'da oynanan karşılaşmada Muğlapor'u 4-0 mağlup etmeyi başarmıştı. Fat o da çok ilginç bir sonuçtu. Yani böyle bir sürprize imza atabilir mi? Eee, Fassa Belediyespor deyince her an her şey olabilir yani böyle. Neden olmasın? Çünkü çok sürprizlere açık bir takım. Hem mağlubiyetle hem galibiyetle eee, gerçekten de sürprizler açık bir takım. Umarım bu hafta da eee, öyle bir sürpriz yapar. Eee, en azından çünkü iddiasını devam ettirmesi için ve playoff şansını devam ettirmesi için mutlaka eee, hem kendi puan almasına diğer takımları da takip etmesi lazım. Çünkü puanlar birbirine çok yakın. eee işte Mazıdağ Fosfat da son maçını kazandı. Eee onlar da 33 yaptı. Bu hafta kazanırsa bir anda 36 olacak. Fatsa Belediyespor kaybettiği takdirde puanlar işitlenir. Çünkü alttan iki tane takımda eee Çayali de 35 puanla geliyor. Diğer Tire de 32. Yani bir anda böyle farklı bir noktaya gelebilir. Eee o yüzden mutlaka ve mutlaka eee takım halinde artık kamp mı yaparlar, nasıl bir organizasyonun içerisine girerler bilemiyorum ama iki hafta üst üste deplasmana gidecek. Evet. Yani oradan mutlaka eee şey çıkarması lazım, puan çıkarması lazım. Eğer bu süreci devam ettirmek istiyorsa. Hocam 52 Orduspor pazar deplasmanında 2-1 mağlup oldu. Eee tartışmalı hakem kararları eee öne çıktı. 18 maçlık yenilmemezlik serisi de son buldu bu karşılaşmayla birlikte. Ya önce eee hakem üzerinden bir yorumlamamız lazım. Gerçekten de eee bu hakemlerin vermiş olduğu hatta vermediği kararlardan dolayı eee hem ülkemizde hem de Ordu'da, Ordu takımlarımızın bu noktada çok fazla canı yandı. Nitekim sadece eee Ordu üzerinde değil birçok takımların eee bazen bölgesellik takımlarından da bazen 3. ligde takımların da eee zaman zaman görüyoruz işte ekranda göründüğü gibi adamı sırtından çekip düşürmesi eee gerçekten de yani bu bu kararı bu yönde vermemesi yani İngiltere Premier Lig'inde eee bir baz alıyorlar yani böyle ufak tefek faullere çalmayalım, şey yapmayalım falan diye. Ki bu ufak tefekten çok öte bir pozisyon. Yani böyle adam çok avantajı varken, eee, yapmıyor. Hatta şurada da penaltı pozisyonu var. Eee, burada korner pozisyonu veriyor ki korner değil. Eee, orada Harun topa dokunuyor. Eee, sırf, eee, işte out verse yani iki out değil. Yanak bunu nasıl görmüyor? Yan hakem nasıl uyarmıyor? çok ilginç yani böyle gerçekten de futbolun eee bu noktalarda hakemlerin oyuna direkt etki ettiği bir durum olarak değerlendiriyor. Takımın performansına baktığımız zaman da şimdi her zaman burada söylüyoruz. Eee geçen hafta 5 puan fark vardı. Bir anda takım dedik işte böyle şampiyonluk şu falan derken ancak şunu da söylemiştik burada. Eee temkinli bir şekilde gitmesi lazım ve bu 5 puan bir anda mağlubiyet olduğu zaman bir anda dengeleri değiştirebilir demiştik. Eee ve burada önemli bir konuya da eee değinmek gerekiyor. Her zaman şunu söyledik. Oyun gücü mü sonuç mu diye eleştirdik. Sonuç aldığın zaman oyun gücün çok tartışılmaz. Geri planda kalır. Ancak eee sonuç alamadığın zaman da oyun gücün tartışılır. Şimdi eee Pazarspor maçında eee yayıncı kuruluşun verdiği maçta özetle eee Orduspor'un Orduspor'un sadece bir pozisyonu vardı. kaleyi bulan şutu. Onun haricinde hiçbir pozisyonu özette yoktu. Yani bak kaleye hiç bir tane şutları yok. Bir eee Hakan şey eee Harun Özcan'ın pozisyonu. O pozisyonun devamında korner. Kornerin devamında kaleyi bulan bir tane şut ve gol. Yaklaşık maçında ilk 45 dakika genelinde izlediğim zaman da 52 Ordu birinci bölgeden pas yaparak, hazırlık pasları yaparak ikinci bölgeye geçti. Ancak 2inci bölgeden 3üncü bölgede neredeyse hiç üretemedi. Nitekim eee bir anda atak sonlandıramadığı pozisyonda da zaten eee şu andaki hem faul olan, çok tartışmalı pozisyon olan topta da atağı sonlandıramadı. Rakip takımın kalecisinden başladı. yönetmenimiz. Biz bunu konuşurken kenardan verirse de şey yapabiliriz, konuşabiliriz. Kaleciin eee oyuna başlattı. Orada orta sahada e Bilal Gülden top alabilecekti, alamadı. Döndü pozisyon eee golle sonuçlandı. Şimdi biz burada hep şunu söyledik. Mesela di dedi ki hocam eee evet sonuç alıyorsun okey güzel ama böyle zor maçlarda bizim oyun gücüne ihtiyacımız var dedik. Yani oyun gücüne ihtiyacımız olduğu dönemlerde de işte e bir şeyler değiştir. Yani burada mesela 2-0ken hocam değiştir bunu ya bir şey üretmeye çalış yani. Çünkü mesela Ali A ile oynayacak bu hafta. Ali A'yı kesin bak Ali A'yı kesin yenmesi lazım bak. Kesin. Çünkü diğer takımların oynayacağı rakipler. Çünkü eee Ayvalık Gücü Küçük Çekmeceyle oynayacak ve bunların inşallah berabere bitme berabere biter. Eee 52 Orduda Çarşma günü maçı kazanırsa gerçekten de önemli bir barajı geçmiş olacak. Ancak bu buradan puan kaybeder. Diğer takımlar eee işte her ikisinden biri kazandığı zaman da işler çok farklı bir noktaya gelebilir. Çünkü acaba kısmı başlar burada bir sonraki hafta Küçükçekmece deplasmanına gidecek ya. Acaba acaba başka dolayısıyla ya böyle bir zor sürece girmeden önce eee biz hep şunu söyledik burada Efelerle oynadığı zaman da şunu söyledik. Ya 6 tane atmışsın hocam değiştir şu formasyonu ya. değiştir dediğim oyuncuları biraz başka kurgular ortaya koy üretemediğin zaman yani biz ne yapacağız burada bir üret bir şeyler dene nedir dene mesela Harun Özcan'ı bu maçta hoca eee ikinci yarı yine aldı Harun Hocan'ı ve sadece Harun Özcan'ın pozisyonuyla biz gol attık. Harun Özcan kafayla pozisyona görüyor. Penaltı verilmiyor ki o pozisyon penaltı. Net penaltı çünkü kalecinin alakası yok pozisyonla. eee direkt Harun'a vuruyor. Harun topa dokunuyor. Penaltı. Harun devreye giriyor ki mesela şuradaki pozisyonda gördüğümüz gibi yani Harun topa dokunuyor. Kaleci resmen topla alakası yok. Harun'a temas ediyor ve penaltıyı eee vermesi gereken vermiyor. Pozisyon içerisinde kim var? Harun. Harun Özcan var. Şimdi elinizde böyle bir oyuncu varsa, varken e ve mutlaka galibiyete ve kazanma ihtiyacınız ya önümüzde Ali'ya daha rahat çıkmak gerekirken şu anda bir anda böyle eee takımın psikolojik süreçleri evet tecrübeli bir takım ama acaba yine üretemeyeceğiz mi? Şimdi bu zamana kadar bir tane gol atıyordu maçı kazanıyordu. Gol kolay kolay gol yemiyordu. O zaman Harun Hocan'ı mesela birinci yarı oynat yani gol katkı gol atalım. sonuçlandıralım. Ya sen zaten gola gol yemiyorsun yani. Yed ettirme al çıkar o zaman yani. Hani şunu düşünebilir hocam. Hocam Harun hocanı alıyorum ama 60 dakikadan sonra yoruluyor. O yüzden ikinci yarıda hamle olarak maçı kazanmanın derdinde. Bu plan bu. Evet. Bunu anlayabiliriz yani. Ama işte 11'de oynatıp golü al. Deplasmanda golü al. Ondan sonra tut. Bu bir. İkincisi ya bazen de şu Emre Gemici forvet arkası 44 1 41 formasyonunda yani bir Harun'u merkez orta forvet olarak santrof olarak oynatalım yani. Ya da Yusuf'u, Harun'u, Emre Gemici'yi, Nevzat'ı yani hepsini bir aynı formasyonda oynatalım. Yani mesela Emre Gemici ile Bilal Gülden'i burada değer değiştirsek, Yusuf'u forvete çeksek yani sol tarafa Harun Özcan'ı koysak veya tam tersi ya bu şablonda neden oynamaz yani? Ha biz çoğu programda da şunu söyledik. 2-0 almışsın ya. Tamam ya dene. Mesela burada Viran Şehir'le de oynadık. 2-0 aldı. Oyun devam ediyor mu? Evet topa sahipsin ama üretemiyorsun. Üretemiyorsun. Bu oyun yani bu oyun bize ne zaman ihtiyacımız olacak? İşte Ala maçında ihtiyacımız Ala şimdi kolay gol yemeyen neredeyse kaybetmeyen bir takım. O zaman senin bu sezon yani Galatasaray'dan sonra mağlup olmayan eee profesyonel liglerdeki takım takım yani. Evet. Buna mesela senin eee Pazarpor'u çözememişsin. Bir duran toptan gol atmışsın. Akan oyunda hiçbir şekilde pozisyon üretememişsin. Kaleye neredeyse şutun yok. Yani özetlerde bakıyorsun özetlerde neyi alırsınız? Şut Çetin Bey kaleye atılan şutlarda, pozisyonlarda, krambollerde şunları alırsın yani. Yani acaba dedim gerçekten hiç pozisyon mu yok? Maçın genelini izledim. Topa en çok sahip olan Orduspor'umuz ama üretemeyen de ikinci bölgeye kadar getiriyoruz. Ondan sonra yok. atak sonlandırma program yok. Yani şimdi o yüzden sonuç alamadığında oyun gücü mutlaka devreye giriyor. Biz oyun gücünün geliştirmesi gerektiğini hep burada söyledik. Oyun gücünü ve formasyonu oyuncuların üzerinden değiştirirsen hedefe pozisyonları almanız daha katkı sağlar, daha fazla üretim sağlar. Eee o yüzden eee bu hafta hem 1967 Orduspor'un çok önemli bir maçı. Bir taraftan da eee çarşamba günü yine Ali burada oynayacağı maçta e çok önemli bir sınav bizi bekliyor. Takımlarımızı bekliyor. Buradan her iki takımlarımızda özellikle eee deplasman takımlarımız da yenilmeden buradaki 52 ordu da bu işin ben evet şampiyonluğunu ben istiyorum diyorsa bu şampiyonluk maçı. Bu konuda 52 Orduspor yönetimi de eee çarşamba günü oynanacak ALA futbol karşılaşması için eee taraftarlara ücretsiz bilet desteği verecek. HTpor kanalı YouTube'dan da eee grubetçiler için eee canlı yayınlama imkanı olacak. Yani burada da tabii taraftarlarımıza eee gerçekten de ihtiyaç var. Eee evet hafta içi eee esai saatlerinin olduğu bir durum. Eee, oradan dolayı tabii ki, eee, bazı eksiklikler olur mu? Olabilir. Taraftarlar %100 doldurabilir mi? Dolduramaz. Ama, e, ne olursa olsun, eee, bu playoff, şampiyonluk nasılsa bu maçta gerçekten öyle bir maç. Çünkü e hem rakipler kendi arasında oynayacak hem de kendi sahada bir maç. Eee, ki rakibin alada bir sonraki haftada Küçükçekmece deplasmanına gidecek. Bütün bunları düşündüğümüz zaman bu maçtan mutlak galibiyet ve o 2 puanlık avantaj bir anda tekrar eee 4 puanlık avantaja dönüşebilir veya 5 puanlık avantaja dönüşebilir. Çünkü diğer takımların kendi arasında oynadığı eee maçta berabere bitme ihtimalini düşündüğün zaman ya da bir tanesi galip gelip ya tabii umarım berabere biter. Çünkü ikisi de puan kaybeder. En azından eee puan durumunda problem olmaz. En azından arayı biraz daha açmış oluruz. Çünkü biri kazandığı zaman takip devam edecek 2 puanlık. Ama biz kazanırız. Onların beraber olma durumunda bizim puan farkımız bir anda tabii ki 4 puana çıkacak. Yani dolayısıyla beraber kalmalarını e biz istiyoruz ama öncesinde, daha öncesinde bizim kazanmamız gerekiyor. Çünkü Sinop maçına gittiğin zaman en azından orada cebinde krediyle gitmen lazım. Eee o yüzden eee oyun gücüne, oyuncuların bu formasyonuna bence ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Eee hoca tek sistem üzerinden bazen yeterli olmuyor yani berabere. Mutlaka herhalde burada beraberliği oynamayacaktır ama hala beraberliği oynayacaktır. Eee, kazanabilirsem de işte bu durulan toplardan ondan sonra grubun en fazla berabere kalan takıma 13 berbelliği var. Evet. Şimdi böyle bir takıma senin eee oynarken de Harun Özcan'la en güçlü oyuncularla çıkman lazım. Hücum oyuncularına, en fazla hücum oyuncularla çıkman lazım. Zaten kolay gol yiyen bir takım değilsin. Evet. Buradaki iki golde de çok basit hatalarla normalde 52 Ordu'nun yiyeceği bir goller değil. Yani bu formasyonda çok kolay bir gol en yen takım değil. Eee o yüzden tekrar bunlar bu hafta itibariyle eee yolda giderken küçük bir kaza olarak değerlendirmek lazım. Sonuçta 18 maçtır kaybetmeyen bir takım. Ufak tefek bu kazalı olabilir ama bu haftadan sonraki 6 hafta kaldı. E bu 6 haftalık dilim içerisinde şu 3 haftalık dilim çok önemli. Çünkü takımların sadece artık fiziksel eee durumuyla ilgili değil. Psikolojik durumlar da artık devreye girecek. Çetin Bey burada. Çünkü kaybettiği anda eyvah oyuncu der ya buradan da kaybedersek ne olur? Yine mi playoff'lara gideceğiz? Yeni geçen seine mi olacak? Bunu yönetici düşünecek, oyuncu düşünecek, antrenör düşünecek. Bu durumu düşünmeden tamamen ellerindeki imkanları ve e tecrübelerine güvenerek ligin en tecrübeli takımlara sahipsiniz. En etkili oyunculara sahipsiniz. bunlara inanarak, bunlara güvenerek mutlaka takımı sonuçlandıran ve puan alan bir durum olması lazım. Ve bunun da maçın başından itibaren skoru eline alması lazım. Yani ilk 45 dakikalık süre zarfında skoru eline alması lazım. Ya ben bu da anlamıyorum. Yani bizim buradaki takımlarımızın yani eee birinci dakikadan itibaren önen baskısını ve agresif oyununu her iki takımımızda göremiyorum yani. Ya siz deplasmana gelmiş takımlar bu agresif oyunu neden oynamazlar? Yani bir an önce gol atmayı, e, böyle kontrollü oyun oynamayı tercih ediyorlar. Gerçekten de burada anlamış değilim yani böyle, eee, "Hocam şimdi oturduğunuz yerden konuşmak kolay di" diye de söyleyebilirler belki yani bunu söylerken ama yani bizim oturmadığımız yerlerden de çok yaptık yani bunu. Eee, çünkü deplasmanda nasıl oynayacağız, içeride nasıl oynayacağız? Bunu iyi biliyoruz. O yüzden eee, hem şampiyonluğu oynuyorsan cesaretli olman lazım. Yani bu kör bir cesaret değil. Yani böyle eee bilerek bilinçli bir cesaret. Rakibe bunu hissettirmen lazım. Isınarak hissettirmen lazım. Dakikanın başından itibaren hissettirmen lazım. O agresifliği, o kazanma duygusunu hissettirmeniz lazım. Bunu hissettiremediğiniz rakip sanki deplasmanda değil de sanki kendi ev sahibi gibi oynuyor. Yani böyle o da olmaz. Hedefe gidiyorsanız bunları yenmeniz lazım. O yüzden eee biz de o maçta orada olacağız. Eee, umarım eee iyi oyunla veya kötü oyunla ne olursa olsun kazanmasını bilen bir takım olmasını biz de istiyoruz canı gönülden. Hocam bölgesel amatör ligde Ordu Galataspor Kars deplasmanında 2-0 mağlup oldu. Eee, Ünye 1957 Spor'da Arhavi 08 sporu 2-1 mağlup etti. Eee, yalnız Ünye 1957 Spor'da, eee, teknik direktör değişikliğine gidildi. İsmail Batur hoca 3. maçıydı. Eee, 3 maçta iki galibiyet, bir mağlubiyeti vardı. Sürpriz bir şekilde İsmail Batur'la yollar ayrıldı. Yani ülkemizde çok takıma başına Ramazan Silin hoca getirildi. Daha önce 2022 sezonunda eee 7 maçta görev yapmıştı. 4 beraberlik, 3 mağlubiyet performansı vardı. Yani ülkemizde bunlara e karşılaşmak çok doğal bir durum. Yani bir anda getirdiğimiz hocayla eee başarılar dilerken, hoş geldin derken bir anda teşekkür ediyoruz yani böyle durumlarda. Tabii içeriden ne oldu, ne geçti? Eee, hangi konuda güvenilmedi? Çünkü geçen hafta hocayı buraya bağlantı yaptığımız zaman, eee, yönetimle transfer görüşmelerini yapıyorduk. İşte vesaire falan konuşuyor. Düny transferi de gerçekleşmişti. Evet. Yani o oyuncuların transferlerinde eee, hoca geç yapmıştı. E, dolayısıyla e umarım bu kan değişikliği mi diyelim, başka bir şey mi diyelim? Yani ne olur? Önemli olan burada takımın eee hedefe bir şekilde gitmesinde umarım engel olmaz. Eee keşke dememek adına eee umarım yöneticilerimiz de doğru kararlar vermişlerdir. Eee ve bundan sonraki maçlarda onlara da başarılar dileyelim yani. Çünkü playoff süreci de var biliyorsunuz bunlarda. Evet. Ama eee elinde bir fırsat varken bu fırsatta sonuna kadar taşınması lazım. Bir taraftan yönetim işte antrenör değişikliği devam ederken bir taraftan da bulancakta dolu gidiyor. Yani böyle 5 puanlık fark devam ediyor. Yani 5 puanlık puan fark devam ediyor. Çünkü eee umarım artık eye takımı da yeni gelen hocayla beraber eee tekrar bir çıkış ve başarılı bir süreç gösterir. Eee ve buradan eee harcadıkları emeğin karşılığını alalı diyelim yani. Hocam eklemek istediğiniz eee bu hafta işte birinci amatör takımlarımızdan süper amatöre çıkan Demirspor vardı. Demirspor'u da eee bu vesileyle tebrik edelim. Eee hocalarını, oyuncu grubunu tebrik edelim. Bozuk kaleyle maçları vardı. eee çekişmeli bir müsabaka olduğunu ancak eee Demirspor'un lehine sonuçlandığını eee evet Demirspor da altyapısıyla eee Orduda katkı sağlamaya çalışan eee ve Süper Amatörde olması gerektiğini düşündüğüm bir takımdı. Bu sene de Süper Amatöre çıktılar. Onları da bu vesile başarısından dolayı tebrik ediyorum. Genel anlamda da tabii bu hafta da eee hem 67 takımımızı konuştuk. oyuncu ve seçimleriyle başkan da bu konuda açıklık getirdi bazı durumlarına. Eee umarım eee oyuncularımızın bu performanslarını hem performans olarak dur der hem de sonuç olarak dur der. Ordu'da Ordu 52 takımımızın da eee hem oyun gücüyle hem de sonuç almasıyla eee bu haftayı e ve çarşambayı güzel geçireceklerini eee ve Fassa ve diğer takımlarımız da bu vesile başarılar diliyorum. eee ve bizi izleyenlere teşekkür eder, şimdiden Ramazan bayramlarını en içten dileklerimle kutluyor, hayırlı bayramlar diliyorum. Evet sevgili izleyicilerimiz Bir tarafsız Saha programının da sonuna geldik. Haftaya tekrar görüşmek üzere. İyi akşamlar. [Müzik] Oh. [Müzik]

More transcripts

Browse all transcripts

Finding this tool useful? Bookmark us (cmd+D) for easy and fast access!