Finding this tool useful? Bookmark us (cmd+D) for easy and fast access!

Get Another Transcript

Transcript [EN]: 14/04/2025 TARAFSIZ SAHA

Author:TV52

Summary

Metin Akçevre, Orduspor geçmişinden Beşiktaş ve Gaziantepspor’a uzanan kariyerini anlatırken, kaleciliğin zorlukları ve Penaltı uzmanlığı üzerine deneyimlerini paylaşıyor. Röportaj boyunca kaleciler için antrenman ve psikolojik hazırlığın önemine vurgu yapılıyor; teknik direktörlerle çalışmanın, penaltı ve yan toplar gibi oyun içi kritik anlarda nasıl kararlar alındığını etkilediği tartışılıyor. Ayrıca 52 Orduspor ve diğer Türk takımlarının ligsel mücadeleleri, playoff hedefleri ve hakem-psikoloji konularına değiniliyor. Son bölümde genç yeteneklere tavsiyeler verilirken, psikolojik performansın başarının anahtarı olduğuna dair görüşler öne çıkıyor.

Share:
[Alkış] [Müzik] [Müzik] İyi akşamlar TV52 izleyenleri. Bu akşam tarafsız sağda sizlerle birlikte olacağız. Eee yine her hafta olduğu gibi değerli yorumlarıyla Hacı Ahmet Taşınar hocamız. Hocam hoş geldiniz. Teşekkürler. Hoş bulduk. Ayrıca bu akşam stüdyo konuğumuz eee Ordu'nun yetiştirdiği önemli kalecilerden efsane kalecimiz Metin Akçevre olacak. Hocam hoş geldiniz. Hoş bulduk hocam. Sizle başlayalım. Eee, kalecilik nasıl başladı hocam? Kalecilik ben Orduspor'la önce Esnafspor'da başladım. Esnafspor'da amatör futbolun içinde bulundum ama çok oynamadım Esnafspor'da. Genelde handbol, basket oynadım. Sonra Orduspor'a transferim de şöyle gelişti. Eee, Ramazan turnuvası vardı. Orduspor'un eski kulübünün önünde toprak sahada. O zamanları yılların Ramazan turnuvaları çok meşhurdur orada da. Orada Kömür Pazarı diye bir takım vardı. Onun kalesine geçtim. Orada top oynarken Orduspor takımı da kampa gidecekti. O dönemde idareciler, Ortusporlu futbolcular Ramazan turnuvasını seviyorlar. Bizim maça denk geldi. Bizim maçta da ben o gün çok iyi bir maç çıkardım. Hatta iki tane de penaltı kurtardım. Orada Orduspor idareciler ve futbolcular beni çok beğenmişler. Ondan sonra Esnafspor'da Aziz Tokat hocamız var. Ona gitmişler. Ona demişler ki Metin'i almak istiyoruz. O sene de Ortuspor Süper Lig'de profesyonel gençler Ligi var. Metin alalım bize verir misin? Tabii Aziz Tokat hocamız da yok demiş. Veremeyiz demiş. Bize demiş şu kadar para verirseniz, şu kadar spor malzemesi verirseniz o zaman veririz. Tabii son güne kadar bu pazarlıklar devam etti. En son gün bizi Orduspor'a az tokat verdi. Malzeme karşılığı ve para karşılığı. Orduspor hayatımız öyle başladı. Hocam peki eee başka bir bölge değil de neden kalecilik olarak seçtiniz kaleciliği? Ya kalecilik yeteneğim vardı. Futbolda oynuyordum, kalede de oynuyordum, önde de oynuyordum ama meziyetimi baktım kalecilik daha iyi ön planda. Kaleciyle geçtim. Hocam Orduspor'dan sonra da Beşiktaş'a transfer oldunuz ve transferden sonra da Beşiktaş'ta o efsane kadro 3 yıl üst üste şampiyonluklar geldi. Eee Beşiktaş'a transfer süreciniz nasıl oldu hocam? Beşiktaş'a şöyle ondan önce zaten eee Genç Milli takımlarda oynuyordum. Orada bayağı bir uzun süre devam ettim. Ondan sonra A takımda çıkmaya başladım. Süper Lig'de oynarken 17 yaşında A takımda oynamaya başladım. Sonra transferim gerçekleşti. Beşiktaş takımı beni kaçırdı. Ayvalığa. Fenerbahçe de çok istiyordu. Trabzonspor da istiyordu. Ayvalığı kaçırdılar. 10 gün orada bizi kapattılar bir otele. Bir baktım orada arkadaşlarımız başka 34 kişi daha futbolcu geldi. İşte şu anki günümüzün Şifo Mehmed'i, Takoz Recep'i, Bolu'dan Şenol Fidan. Biz dört kişi orada Ayvalık'ta bizi 10 gün sakladılar. O günlerde öyleydi sistem. Bir imza tarihi vardı 30 Haziran neyse 30 Mayıs imza atana kadar bizi kapattılar. Otelde kimseyle görüşürmediler. En son gün Beşiktaş'ta transferimiz gerçekleşti. Ya siz bu konuda mesela hocam o süreci ne bileyim kapatta belki başka bir alana gideceksiniz. O süreçte ne hissettiniz mi yani? Tabii şimdi memnun musunuz yoksa başka şeyler mi? Yok yani memnunuz. Bir yandan e nişanlıyım o ara. Baktık şimdi elimize jetonları verdiler. O zaman cep telefonu falan da yok. Biz tabii kulübe geçiyoruz. Yanımıza güvenlikler geliyor kulübün. Biz orada telefonla konuşuyorlar. Kimle konuştuğumıza da dikkat ediyorlar. Hani aman kaçırırlar gider filan diye. Öyle bir durum vardı. Hocam Beşiktaş döneminden sonra da Gaziantepspor'a transfer oldunuz. Beşiktaş 5 yıl Beşiktaş'ta kaldık. 3 yıl şampiyon olduk. Hiç yenilmeden namağlup namağlup şampiyon olduk. Eee, sonra hala Türkiye'de kırılmadı. Hala kırılmadı o rekor. Ondan sonra Gaziantep transferi işim vardı. Orada Fenerbahçe tekrar aradı beni. Şumayer çok istiyordu benim gelmemi Fenerbahçe'ye. Sonra idarecilerle bir görüşmemiz oldu. Ben dedim size gelemem dedim. Çünkü dedim Beşiktaş takımında beni seviyorlar. Bir daha İstanbul'da Fenerbahçe formasını giyersem dedim rahat olmayacağım dedim. Hem fiziksel olarak olsun hem beyinsel olarak hem mental olarak dedim Fenerbahçe bana uymaz dedim. Gaziantepspor çok istiyordu. O zaman Celal Doğan'la görüşme yaptık. Celal Doğan da gerekenleri sağladı. Beşiktaş kulüpet parasını ödedi. Transfer paramı. Sonra benim de işlerimi halletti. Sonra Antepspor'a transfer olduk. Pişmanlığınız var mıydı hocam Fenerbahçe'ye gittirme durumu? O kadar yok pişmanlığım yoktu ama artık eee sürekli oynamam gerekiyordu. Beşiktaş'le oynuyordum oynamıyordum. Hani müzmin yeri dek değil de artık oynama zamanım gelmişti. Gaziantep oynamaya başladım. Ondan sonra zaten futbolu bırakana kadar devamlı oynadım. Hocam bir de 18 gol atarak eee bir kaleciye göre eee çok istisna bir durum söz konusu. Eee Türkiye'deki en fazla gol atan kaleci olarak da ayrı bir rekorun sahibisiniz. Bu eee kaleci olarak gol atma serüvenin nasıl başladı hocam? Ben genç takımlarda da atıyordum. Bir Ortuspor'da Gençler Ligi'nde oynarken Samsun'da maçımız vardı. Dakika 88 Samsun'da penaltı oldu. Ercan vardı eski Fenerli Samsunsporlu. Penaltıya attı. Kurtardım. Dakika 90'da bir bu sefer de biz kazandık penaltı. Gittim ben attım. Bütün seyirci ayakta alkışladı beni. Oraya 1-0 yendik. Sonra tekrar bu Gaziantep'te maçta bir maçta çok önemli bir maçta 9 kişi kaldık maçta. Manspor'la oynuyoruz Süper Lig'de. Önümde Hüseyin Sara vardı. Ordulu bizim arkadaşımız kırmızı kart yedi. Sonra Kompele vardı meşhur. O da kırmızı kart yedi. Biz 9 kişiyle Vanlı Gaziantep'de oynuyoruz. O ara vuruyorlar kurtarıyorum. Şanslıyım o gün de. Sonra dakika 60 filan uzun bir dekaş attım. Bizde Kolibali vardı. Evet. Uzun gitti. Bu kaleci Skaçu vardı. Vanspor'un meşhur kaleci. bunu düşürdü gitti penaltı oldu. Gittim penaltıya attım 1-0 öne geçtik ama yine bizim kalede ön kişi olduğumuz için dakika 90'da bu sefer Vanspor penaltı kazandı. Bu sefer bir vurdu penaltıyı 90'da ben çıkardım. Maç 1-0 bitti. Sonra Celal Dohan geldi sarıldı bana. Başladı ağlamaya. Tabii bu duygusallık filan 9 kişiyle maçı kazandık. Süper Lig'de az bir kolay iş değildi. Hem takım kaptanıydım hem kurtardım hem attım. Takımını kurtaran kaptan oldum orada. Ondan sonra devamlı artık penaltıları da ben atıyordum. Peki attığınız goller arasında eee kendinize göre özel olan bir gol var mı hocam? Attığınız 18 golün içerisinde hangisini daha istisna ayrı bir yere tut UEFA Kupasıa atmıştım. Kuran gene atmıştım. Eee UE olarak gruplar oynuyorduk. Orada atmıştım. Çok önemliydi. Bir de Trabzonspor Gençlerbirliği Trabzon oynuyorduk. Orada Trabzonspor'a karşı atmıştım. O da önemli gollerden birisiydi. Bir de 4 yarı finale kalacaktı kupada. Gaziantep Ankaragücü oynuyoruz karlı bir havada. İlk maçta 1-0 yendik. Penaltıdan ben atmıştım karlı havada. İkinci maçta oynuyoruz. 2-0 mağlubuz. Gerideyiz. Bizim bir gol atmamız lazım. Orada gene 10 kişi kaldık. Son dakika bir penaltı oldu. Temdit penaltısı. Bizim atmamız gerekiyor ilk 4e kalmamız için yarı finali. İlk maçta da gol attığımda kaleci atlandı. geldi sordu. Metin ne atıyorsun falan dedi. Bakarak atıyorum atınan dedim. Sonra ikinci maçta da penaltı tekrar oldu. Çok da önemli. Atarsak biz turu geçiyoruz ilk 4e kalıyoruz. Atamazsak onlar turu geçiyor. Dakika 93 falan böyle maç bitmiş. Penaltı oldu. Penaltıyı bir gösterdim bir attım. Bütün Ankaragücü yerde. Bizim takım benim üstümde. Orada yarı fenere kaldı böyle. Peki, e bir kaleci olarak e gerçekten kalecilik nankör bir meslek mi hocam? Ya kalecilik şöyle hem nankör hem zevkli bir iş. Şimdi kalecilik ayrı bir özelliği olan bir şey. Forman bile farklıdır. Kaleci demek hep genelde derler ki mecezi anında kalecinin bir tatlısı eksiktir gibi lakaplar kullanırlar. Ama kaleci olmak bence ayrıcalıktır. Çünkü kaleci adam akıllı adamdır. Çünkü takımı geriden en çok idare eden, sevk eden kalecidir. Eğer kalecin oyun bilgisi zayıfsa zaten önündekileri kumanda edemez. Oyal bilgin yoksa nasıl idareceksin öndeki oyuncular? Hocam buna hemen ekleme yapayım isterseniz. Şimdi takım çalıştırıyoruz bazen. Eee, kaleciler de işte bilirsiniz takım halinde savunma çalışırken topun olduğu yer, topun olduğu yer yakın çevresi ve kaleciye kadar pozisyon almaya işlenir ve kaleciye de şunu söylenir. Yani der ki hani bu pozisyon almayı, hayali bir çizgi çiz. Ona göre duracağın pozisyonu belirle. Bazen bunu çalışma yaparken hocam ya ben bunları bilmek zorunda mıyım dedi yani bir kaleci ve ben aynı bu cümle dedik yani. Çünkü arkadan oyunu sen görüyorsun. Blokarası boşluklar yapmış mı? Stoper kademeye girmiş mi? Ne bileyim oyunun o teknik konuları bilmezseniz zaten yürüyemezsiniz yani. Bu yürüyemezsin. Yanlış sevkte de bu sefer yanlış hatalar yaptırdığın zaman tabii ki yönlendiremezsin de yani. Eee sana dezavantaj olacak. Çünkü kaleye top girdiğinde sen problem yaşıyorsun. Aynen. Ben şu soruyu da ekleyeyim hocam. Penaltı eee sürecini tabii ki antrenörler biliyorsunuz eee yani bir penaltıcı belirlerler. Yani böyle zor şart tarafında o kadar ilk penaltı için söylüyorum. O kadar oyuncu varken yani sizi tercih etmeleri ve diğer takım arkadaşlarının bu konudaki o süreci de biraz merak ediyorum çünkü hocam antrenör şimdi ben Gençler Birliğ'ne transfer oldum Gaziantepspor'dan Gençlerbirli'nde de şey topçular var. İyi topçular var. Ümit Kanan var, Ümit Özat var yani. Evet. Eee Ceremi var. Real Madrid'e gitti. Piri var filan. Birinci bir iki penaltı attı. Bunlar ben söylemedim. Hani ben atıyorum falan diye. Yabancı Pezle hocamız vardı. Ümit Özal attı. Kaçırdı falan. Ümit Karan'ı kaçırdı falan. Sonra hocaya söylemişler Karol Pesy'e. Karol Pes de yeni geldiği için bilmiyor benim penal geldi yanıma. Dedi sen atıyormuşun niye söylemiyorsun dedi. Sormadınız ki niye söyleyeyim dedi. Sonra ondan sonra ben başladım penaltı atmaya. Ümit Kanan var Ümit Özat var filan. Ben geliyorum rahatım. Bir de soğukkanlı şeyim. Bir de ayaklarımı iyi kullanıyordum orada. Ondan sonra penaltıları ben atmaya başladım. Bule öyle atarak gidiyorduk yani. Hocam bu sürekli 10 kişi 9 kişi kalmışlar ya böyle takımlarınız size güvendikleri için nerede kalıyorlar hocam? Yani ama işte orada zevki orada zaten hem kurtarmak hem atmak hem takımı kurtarıyorsun yani futbolun cilvesi bu zaten. Oyuncular herhalde diyor yani böyle zaten kalede metin var penaltı da atıyorsun. Şimdi kolay değil metin olmak 15 yıl Süper Lig'de oynamak UEFA'da oynamak dünya olmak Ordu milli takımında hiç yenilmeden şampiyon olmak. Yani biz amatör takımda olsun Ortuspor amatörde Türkiye ikincisi olduk. Yani benim genelde futbol yaşandığımda hep 1 2 3 vardır. Yani gittiğimiz takımlarda hep başarılı olduğumuz için futbol yaşantım uzun sürdü. 38 yaşına bıraktım. Peki hocam son 40 yılı eee düşündüğümüzde yerli kaleciler arasında kendinizi kaça koyarsınız? Valla herhalde ilk 30'a girerim diye düşünüyorum. Kaç hocam? İlk 30'a girerim diye. İlk 30. Yerli kalecilerden kimleri beliniyorsunuz hocam? Muhammed çok iyi kaleci şeyde Başakşehir'deki Muhammed Uğurc var yerli kalecilerde. Trabzonspor yani çok da böyle Altay var ama o da İngiltere'de şu ana kadar çok başarılı olamadı. Geçen dün akşamdı galiba. Biraz seyrettim ama o da 4-1 yenildiler. Eee şu anda şey yani kaleci sıkıntımız var biraz. Mert fena değil. O da benim 19 milli takımda kaleciyimdi. Mert Günok. Mert Günok da fena değil hocam. Adana Demirspor'un biliyorsunuz bir kaleci vardı 15 ya genç kaleci böyle deniz deniz er deniz eroldu galiba. Evet. Evet. Yani onu nasıl görüyorsun hocam? Çünkü genç yaşta olay olacak ama daha erken hani devamlı oynaması gerekiyor. Çünkü o yaşak kalecilerin oynadıkça, hata yaptıkça tecrübelenmesi lazım. Biz tabii şey olu Evet. Siz daha bu konuda daha yakınsınız hocam. gündemi de zaten takip ediyorsunuz ama ülkemizde gerçekten de bu kaleci antrenörlerin eee sistematiğe girdikten sonra gerçekten de eee kaleci sorunumuz neredeyse çözüldü gibi yani böyle. Tabii şimdi eskiden bizim dönemlerde kaleci antrenörü yoktu. Ben mesela Orduspor'da oynarken beni malzeme sorumlumuz vardı. Masör Erol Kılıç vardı. Erol abi giderdi ona sen vur biz kalecilik yapalım. Ya da duvara giderdik, duvarda blokaj çalışırdık veya büyük abilerimize şut at derdik maçta itmandan sonra. Biz öyle transfer olduk Beşiktaş'a. Yani kaleci antrenörsüz olduk. Ben ilk kaleci antrenörü Beşiktaş'ta gördüm. İngiliz hoca ve Türk kaleci antrenörü vardı. Hocam gelecek sezon eee kalecilerde eee 8 saniye kuralı getirme düşünülüyor. Bu konuda neler düşünüyorsunuz? Yani 8 saniye kuralı iyi olur ama bunun içinden nasıl çıkacaklar? Bu tabii koner pozisyondan başaracaklar herhalde. Öyle diye. Evet. O hani bunu şimdi bir çalışma daha çıkacak. Yok 6 saniyeydi, yok faulü, yok şeydi. Şimdi bir de bu iş girecek devreye. 8 saniye oldu. Neye göre 8 saniye sayacak? 1 2 3 4 diye sayılmıyor. Bu hakemin de kendine göre bir sayılma şeyi var. Tribündeki seyirci diyecek ki ya 9 saniye oldu, 10 saniye oldu. Bir tartışmada öyle çıkacak. Televizyonlarda, programlarda. 90'lı yıllarda geri pas serbestti. Ben o zamanları da oynadım. Eee, geriden oyun topu alıyorlardı, atıyorlardı. Yani o dönemleri de yaşadık. Taraftar bayağı tepki gösteriyor. Tepki oluyor. O zaman en çok iyi olanlar sandraforlardı. Çünkü sandovalara diyorlardı ki kaleci aldı rahatsız et topu zaman geçirmesin diye. Hocam peki futbolda var sistemi geldi. Eee yardımcı video hakem. Bu sizce eee başarılı oldu mu yoksa futbolu yavaşlattı diye? Yani çabuk karar verirken başarılı oluyorlar ama çabuk karar değil de böyle bir dakika falan 2 dakika geçtiğinde hem eee televizyonda seyredenler hem maçı statta seyredenler hem bu maç oynayan kişileri rahatsız ediyor bu çok vakit geçmesi. Çünkü insan gördüğünü karar veremiyor. En kötüsü de o zaten. Niye verilmiş bu var? Gördüğünü çabuk karar ver diye. Hocam ben tabii sizi yakalamışken 18 tane penaltı attınız. Eee, dünyada da zaten bu konuda da öncüsünüz. Şimdi zaman gündeme de geliyor. Penaltı atmak kolay mı? Penaltı atmak. Evet. Yani bunu e bir de sizden dinleyelim hocam. Yani ben penaltı atmak aslında hem kolay hem zor. Çünkü antrenmandaki penaltı atmayla maç esnasında atmak penaltı çok farklı. Maçtaki psikolojinin çok iyi olması lazım. Çok soğuk kanlı olman lazım ki o yükü kaldırman gerekiyor. Maçın atmosferi, maçın puan değeri çok önemli. Hani kolay bir şey değil maç içinde. Çünkü bütün stat seni seni izliyor. O an televizyonlar seni izliyor. Attığın golün sadece seni bağlamıyor. Karşı takımı da bağlıyor. Tabii ki her şeyi bağlıyor. Tribünü bağlıyor, başkanı bağlıyor, hocasını bağlıyor. Herkese bağlı yani. Ama çok hem güzel bir şey hem zor bir iş. Hocam zor taraf zor tarafını hocam biraz açalım böyle örneğin işte bir topun başı işte hayatınızda attığınız penaltılarda vardır. Zor penaltılardan bir tanesi orada. E çünkü şunu soruyorum şundan dolayı hocam. Çünkü biz de Çetin Bey de bana bu konuyla ilgili penaltı sorusunu bana sorduğunda bana desem ki freik deseniz ben freikik atamam penaltı deyince biraz öyle geri çekilirim falan derim. Ama bazen de şimdi altyapıda çocuklara diyoruz penaltı atarken çocuklara evet psikolojik bir süreç olduğunu onu söylüyoruz ama eee bizim söylediğimiz bir durum var. Eee özellikle ben diyorum ki penaltı atıyorsan avantaj kimde? Sende. Kalecide değil avantaj sende avantaj. Ama kaleci neye göre? Ama işte Evet. Kaleci seni kandırıyorsa hareket olarak seni aldatıyor. Evet. Burada güçlü yönün nedir? Güçlü en vurduğun güçlü bir de bilimsel olarak hocam yapılan araştırmalarda fena Evet. oralar kalecinin oraya alma ihtimali yok. Ben de genelde hep yanım. Evet. Dolayısıyla yani bilimsel olarak bu varsa senin de yeteneklerin varsa oraya atabiliyorsan dediğiniz gibi penaltı en kolay iştir. Yani ama kolay da işte maçın evet içine giren bir sürü aynen durumlar var. Birçok faktör var yani o süreci mesela hocam yani buradaki izleyenler öyle bir durum gelir ki genç oyuncular da ne bileyim burada genç oyuncu da şöyle mesela Evet kalede olursun gençtir o karşıdaki. Kalede durduğunda kaleyi o baktığında kale küçülür. Aynen. Çünkü öyle bir psikolojiye giriyorsun. O zaman hocam size iki yönlü soralım. Bir kaleci gözüyle bir penaltıcı gözüyle soralım hocam. Yani bana kalsa kale büyük gözüküyor iç kaledeyken. Evet. Ama penaltı atarken kale küçük gözüküyor. Şimdi Singaçu vardı iki küsur boyunda. Şimdi penaltı atacağım ona. Kaleye bir geçti. Kale küçücük kaldı. Nereye atacağım ş eyvah dedim. Ne yapacağım dedim. Ben bir yere bakarak attığım için Allah'tan daha topa vurmadan o bir tarafa gitti. Ben de çevirdim. Öyle atıyorsun. Hani o anda kolay bir şey değil yani. Bir de sizin döneminizde çizgi şeyi de yoktu hocam. yoktu. Yani biraz öne kadar öne çıkma avantajını kullanabiliyordu. Çıkab penaltı yani kolay bir şey ama şimdi hocam biraz daha artık istatistik analizler falan yapılıyor. Adamlar penaltıyla ilgili atıyorum abi de o iş var yani kalecilerimiz mesela hocalık dönemimizde kalecilerimiz eee oynadığı maçlarda kullanılan penaltılar ve fikikleri biz hazırlık yapıyoruz. Oyuncularımızı atıyoruz. kalecilerimize. Maçtan önce onlar izliyor rakip oyuncunun tehlikeli pozisyonlarını. Penaltıları kim atıyor, hangi köşeye atıyor. Biz onlara ders gibi veriyoruz. Biz de intman bir gün maçtan bir gün önce bu çalışmayı da yapıyoruz. Onların bilinçaltına yerleştiriyoruz zaten. O avantaj. Volkan Demir'in açıklaması vardı zaten. İşte Melo sağ elini kaldırırsa bu sola vuruyor. Sol elini kaldırırsa sağa vuruyor, ayakkabını bağlarsa şunu yapıyor. Oraya kadar diyor araştırmıştık diyor. İncelemiştik falan diyor. Yani bunu araştırmak lazım. Bu iş böyle yani nasıl futbol takımları ki forvetleri defans oyuncuları analiz yapılıyor maçlardan önce. Biz de kalecileri forvet kim atar kim atmaz veya maç içinde yal ortalarda mı geliyorlar araya atılan Biz de o kalecileri de ona göre çalışıyoruz zaten itmanlarda pozisyon çalışırıyoruz. Yani rakibin kuvvetli olduğu bölümleri çalışıyoruz. Hocam yan orta demişken ben şu soruyu da sorayım. sizi bulmuşken yani böyle de en azından sizin bilginiz dahilinde de kalecilerimiz ve kaleci antrenörümüz de bu noktalarda istifade eder. Eee bizim ülkemizden en çok problemden bir tanesi de benim gözlemlediğim yan top problemi yaşıyoruz yani kalecilerle ilgili. Eee o konuda sizin düşünceniz ne? Biz de yan topta şöyle bir dezavantajımız var. Yani gördüğüm kadarıyla genelde biz eee kaleci antrenörü olsun yani son zamanlarda bunu biraz daha değişti. Bu UEFA kursları falan açıldı. Biz son kurslara falan da gittik. Klasiki yandan orta atıyorsun kaleci çıkıyor alıyor. Yandan orta atıyorsun klasik çıkıyor. Artık o yok. En az 56 kişiyi koyup tabii teknik beceri çalışmasına slonun yapıp maç ortamında orta atıp kaleci maç şeyini yaşatmak gerekiyor. Çünkü antrenman maçın aynasıdır. Aynen hocam. Çünkü o çalışmayı yapmazsan çünkü maçta tek başına çıkmıyorsun ki. 15 tane adam aynı anda yükseliyor. Ona göre o idmanı yapman lazım ki maçta onu yaşaman gerekiyor. Gerekirse eee değişik aletler var singli filan. Kaleciye biz arkadan vuruyoruz oyuncu gibi o şeyi çarpışmayı yaşatıyoruz ona. Ya hocam gerçekten de konu konuyu açıyor yani. Eee şimdi sizler de bu işin içerisinde mevcut olduğunuz için eee şu soruları da sormak istiyoruz. İngiltere'de bir tane Don Avraham diye bir ünlü bir psikolog var hocam. kendisi de antrenörlük eee eğitimi de alıyor. Sonra 15 yıllık futbol oynadıktan yani eee spor psikoloğu yaptıktan sonra antrenörlük camiasına da giriyor ve kitabında şöyle bir ifade kullanıyor. Diyor ki eee yaşadığım, çalıştığım dönemlerdeki birçok oyuncuların diyor çok yetenekli oyuncuların diyor antrenman metotlarının diyor sıradan olmasından dolayı çok oyuncular gelişmemiştir diyor. Yani böyle böyle bir gözlem yapıyor ve bunu söyleyen İngiltere'deki bir kişinin gözlemi yani bu. Şimdi İngiltere'ye baktığımız zaman da şu anda biz antrenman metotlarının çok daha ön planda olduğunu söylüyoruz. Eee kendi oyunumuzda oranın oyununu karşılaştığımız zaman da ne kadar geride olduğumuzu da değerlendiriyoruz. Hal böyle olurken bu ifadeyi kullanması bizim aslında daha çok geride olduğu gösteren bir tablo olduğunu düşünürken acaba biz antrenman metotların dediğiniz gibi yani biz eee oyunsal formda antrenman yaptıramıyor muyuz? E en büyük problemimiz gerçekten sade teknik çalışmalar yapıp o oyunsal formda maçla antrenmanı birbirinden ayıramıyor muyuz yani ya da birleştiremiyor muyuz? Yani bu sizin görün bizim antrenmanlardaki genelde beş yaşa, 5 yukarı dünyada yapılan antrenmanlar aynı. Çünkü artık her yerde internet diye bir olay var. Bilgi birikim var, banka var, bilgi bankası. Oradan istediğin her şeyi indirebiliyorsun. Bizdeki sıkıntı şu. Yabancılar da bir sene sonra bizim gibi olmaya başlıyor. Bizdeki futbol antrenmanında tempo çok düşük. Yani maçın temposuyla antrenman temposu %50 fark ediyor. Avrupa'da da tam tersi antrenmanlar %80 tempoyla oynanıyor. Maça da %100'de vurduğunda rahat oynuyorlar. Biz de %50 oynayalım antrenmanda %100'e çıkalım diye bir öyle bir ifade var. %60'a zor çıkıyoruz biz. Tüncar Şahlı dediği ya hocam İngiltere'ye gittikten sonra. Normalde Türkiye'de Tüncar Şahlı çok koşan bir insan futbolcuydu. İngiltere'ye gidince ben koşmadığımı öğrendim diyor. Yani herkes koşuyor. Tabii koşmadığımı fark ettim diyor. Yani yine o koşmayanlar arasında koşuyor sanıyor. Aynen. Koşanlar arasında normal sıradan birisi. Aynen. Sıradan geliyor yani. Demek istediğim şu. Antrenmanlar 5 aşağı 5 yukarı aynı antrenmanları biz de yapıyoruz. Yani bizde geri kalmış bir durum yok. Bizde sıkıntı tempomuz düşük. Antrenman tempomuz. Yabancıları da biz o işe yerlerden dolayı alıştırıyoruz. Aynı onlar da bir sene sonra bizim gibiler. Hocam bir de en ufak eee darbede eee çarpışmada sakatlık numarası yapan çok nezak öyle oyun soğutiz gibi hakemleri baskı altına almak için yere yatan oyuncularımız çok. Bunu mesela İngiltere ne yapmış? Yalandan yatanlara yuhuluyorlar. Kendi topçusu da olsa yabancı futbol. Orada çok ayıp bir şey. Bilerek atlamak, zıplamak, yatmak, kalkmak, oyunu çirkinleştirmek. Bizde bu kültürü vermek gerekiyor. Çünkü bir anlamı yok ki. Hakkemi zor durumda bırakıyorsun. Bu sefer kaç tane program yapıyorlar bu işler için. Herkes biraz yardımcı olması lazım hakemler de futbolcuların. Hocam, eee, Mustafa Kılıç hocamız, eee, mesaj göndermiş. Herkese selamlar. bu değerlerimize şu anki takımlarımızda görev vermeliyiz demiş. Eee Orduspor olsun veya şu anki mevcut takımlarımızdan bir görev teklifi aldınız mı hocam? Yok şu anda öyle bir teklifi yok. Zaten eee ben bu sene eee boştu bir takım çalıştırmadım. Geçen sene önceki sene eee Altınordu İzmir Altınordu'daydık. Malatya'daydık depremden önce. Ondan önce zaten yurt dışındaydık. Şukup'deydik. Adanaspor'daydık. Yani bir teklif gelmedi. Onlardan bir şey gelmeyince biz de bizi alın diyemeyiz. Şu anda öyle bir düşüncem de yok zaten. Ordu'da bir kulüpte çalışmayı da düşünmüyorum zaten. Peki hocam eee Cihat Arslan ve Hasan Özer hocamızla birlikte çalıştınız. Eee Cihat Arlan'la Akhisarspor'da çalıştık. Süper Lig'de UEFA'ya da kaldık. Gruplarda oynadık. Evet. E Sevilla olsun bayağı iyi şey takımlarla oynadık. Hasan Özel'le yurt dışında beraberdik. Şu kupi takımında UEFA'ya kaldık. İkinci olduk. Makedonya takımı eski takım arkadaşımız. Evet. Hem Antepspor'da beraberdik. Gaziantepspor'da daha önce Altınordu'da beraberdik. Hasan hocayla daha önce Tuzlaspor'da Şenol Fidan'la beraberdik. Yani takımlar var. Bu sene de geldi yabancı takım ama gitmedim. Hani bakıyorum yani değiyorsa gidiliyor, değmiyorsa gidilmiyor. Kalitesine de bakmak gerekiyor. Yani ille ben bir işte çalışayım diye bir takıma gitmemek lazım. Yani herkesin bir kalitesi var. Kaliteli takım var. Seni kaldıracak takım. Sen onu nereye götürebilirsin? Bir amacı var mı? Yani iş olsun diye ille bir yerde çalışmaya gerek yok. Ben öyle düşünüyorum. Yani bu ukalalık gibi düşünmemek lazım. Çünkü herkesin bir değeri var. Karşı takımın da bir değeri var, senin de bir değerin var. Ona göre seçmek lazım veya seçilmesi seçilmek lazım. Hocam Gaziantepspor'da eee oynadığınız dönemde de çok iyi bir kadroya sahiptiniz. Eee dört büyüklere kök söktürüyordunuz. Boli Ayhan Akman, e Kolibali, Marcelo, Kolibali, Kompela Hasan Özer, Mustafa Özer kardeşler Bolic, Lima vardır. Roma gitti Boliç. Bayağı şey takımımız vardı yani orada da zaten ÖEFA'ya kaldık. İlk golünü de ben attım Antep'in UEFA'da. İlk golünü de ben attım UEFA'da. tarihine geçtim. An hocam futbolculuk anılarınızdan eee hem Beşiktaş olur, Orduspor olur, e Gaziantepspor olur. Şimdi Gaziantepor'dayız. Eee bir sene önce birkaç tane anlatabilirseniz hocam. Gaziantepspor'da bir sene önce Yılmaz Ural hocamız vardı. O zaman bazı şeyler hep serbestti. O zaman kazonyolar falan da açık eee takımlarda kamplarda filan gazinolara gidiyoruz. izin veriyorlardı filan oynuyorduk filan. Yılmaz hoca filan derken bir sene sonra Sakip Özberg geldi. Sakip Özbek de biraz namaz niyazı seven bir hocamız. Allah rahmet eylesin. Şimdi biz bir gün böyle bakıyoruz falan derken biz bir anda hep beraber namaza başladık takım halinde. Lan vahi mi geldi? Ne oldu bize dedik. Biz kılarken filan o zaman Kompele var, Kolvali filan var. Cuma günü cuma namazı var. Maç kampındayız. Tam cumaya gidiyor çocuklar dedik. Tam giderken oradan Kolibali bağırmaya başladı. Kaptan kaptan ne var Kolibali dedim. Kompela dedim pardon. Kaptan dedi. Ben de gelmek istiyorum. Oğlum senin ne işin var? Sen Hristiyansın dedi. Olsun dedi. Ben dedi siz de gazolara gittim. Her yere gittim takım haline dedi. Ben de gelmek istiyorum. İyi hadi atla gel dedim. Atladı otobüse. Biz gidiyoruz tabii camiye kapısına vardık. Gaziantep otobüs filan. Bu sefer seyirciler, mehirciler caminin olduğu orası türbün gibi komple gelmiş. Metin gelmiş, Ayan gelmiş işte. Ben dedi ne yapacağım dedi. Tamam komple dedim. Ben ne yaparsam sen onu yap dedim. Ben öndekinin yaptığını yapacağım. Sen de benim yaptığımı yap. Tamam. Bu oturdu filan. Biz Allahu ekber filan o da yapıyor falan derken biz namazı kıldık. Tam camiden çıkıyoruz. Cep telefonum çaldı. Ceral Doğan arıyor. Buyurun başkanım dedim. Kaptan dedi bir gelsene dedi belediyeye dedi. Belediye başkanı dedi o zaman belediyeye gittim. Şimdi Asım abi var Celal Doğan var ya oğlum dedi hadi sizi anladım namaza gidiyorsunuz da dedi. Kompelonun ne işi vardı ya başkan dedi bir sorma dedim ya adamın dediği ne biliyor musun bize dedim ben sizle geçen sene gazonalara gidiyordum takım halinde. Şimdi ben niye camiye gitmeyeyim sizle dedim öyle çağırdık dedim geldi dedim nasıl gülece herhalde o zaman öyle bir an yani. Evet. Ya ondan sonra etkilendim mi acaba Müslüman? Ama öyle bir türkçesi vardı ki 3 ayda espri yapıyordu. Hatta Akın Akın Kompela diye bir program yaptılar. Akın Akın Akınle birlikte. He. Yani öyle bir adam yani. Evet hocam. Beşiktaş. Valla Beşiktaş'ta biz şampiyonluklar ya Beşiktaş'ta böyle bir kolej takım vardı ya. Biz böyle yani cumartesi akşamından kampa girerdik. Yani rahat bir takımdı. Yenilme diye bir şeyimiz yoktu. Feyyaz Uçar renkli bir sima orada. Feyyaz Uçar. Metin abi bir gün dedi ki sen geldin dedi. Senin yüzünden dedi ben büyük Metin oldum dedi. Sen küçük Metin oldun. Benim yaşımı da ortaya çıkardın dedi. Dedim Metin abi yapacak. İyi de ben ne yapayım dedim. Şimdi bir de Metin 3 çıktı dedim. Metin 3 küçük Metin büyük Metin dedim. Gülmeye başladık öyle. Metin 3 kimdi hocam? O da stoperdi. Bizim altyapıdan geldi. Metin Uzun diye. Sizden sonra. He o da bizden. Bizle aynı gruba çıktı. Sonra Sergen geldi. Sergen geldi. Böyle genç takımdan geliyor falan derken bir gün baktım Sergen elinde yarım ekmeği almış. Sergen bu ne dedim abi dedi karnım aç ne yapayım dedi. Daha amatör takımdan bize yeni çıkıyor. A takımı nasıl yiyeceğim de itmana çıkıyor oğlum dedim. Hasta mısın dedim böyle itmana mı çıkılır dedim ya hiç sorma dedi. Boş ver dedi. İler çıkayım. Ondan sonra Sergen Sergen'e diyordum ama ben hep sen küçük tanju olacaksın diyordum ona ben bizim takımdayken. Siz çıplak izlediniz hocam. Gerçekten de çok yani yetenekliymiş ya böyle yani Allah öyle bir yetenek vermiş ki şimdi hocalığında da şöyle bir antrenmanı pek sevmiyoruz ama pratik şeyi çok iyiydi Sergen'in taktiksel olsun şey olsun o yönleri çok iyiydi. Aynen hocam. Sergen şu andaki Beşiktaş'ın durumu nasıl görüyorsunuz hocam? Ya içerisinde cami işteşin şu andaki durumu çok hiç açıcı değil. Hem maddi manevi şu son zamanlarda eee yönetim kurulunun divan toplantısındaki olaylar hafta sonu yaşanan yani çok Beşiktaş camiasına ben uzun yıllardır içindeyim. Böyle bir şey ilk defa görüyorum. Yani bir divan başkanının eski başkana yumruk atması yani. Evet. Yani orada konuşturulmaması. Şimdi tamam adam kötü yönetmiş olabilir. Hasan Harat o da gelmiş. Siz de soruları sorabilirsiniz. Çünkü orada açıklama yapacak. Bir yılın hesabını verecek. Hesabını verecek. Adamı siz konuşturmuyorsunuz. Adamı şu anda haklı durumuna çıkartıyorsunuz. Niye? Adama uyumluk atıyorsunuz. Adam açıklamaya gelmiş. Orada sorunu sor medeni olarak eğer yanlışı varsa sade kanunlarımız var. Gidersin suç duyurusunu bulursun. Futbol olarak bakarsan futbol olarak çok kötü oynuyorsun. Yani şu anda yenilik yeniden başlayacak işi zor yani kulübün yani. Zor yani yani bir de çok yüksek rakamları oyuncular alındı. Çok büyük hatalar yapıldı. Abubakar'ı sen 3 milyon euro veriyorsun Hatay'a veriyorsun gönderiyorsun. O zaman sen de oynasın. Parayı sen veriyorsun. Şimdi bir daha ne yoluyorsun ki oynayanlar kadar o da oynar. gidişi iyi değil yani şu anda batıyor yani gemi yani. İnşallah y daha doğrusu büyük takımların hepsinde problem çok büyük bu para işlerinden dolayı hepsini 7 milyar, 8 milyar, 10 milyar, 15 milyar ya bunlar ödenecek gibi değil yani. Bunların zaten sarmalıa girmişler faizlerini ödeyorlar. Yani ne kadar zengin olursa ne olması şimdi Fenerbahçe'nin de işi zor. Evet. sponsorluklarda yeri geliyor 50 tane sponsor Koç grubunun sponsorlu kaldırıyor ayağı şu anda Fenerbahçe'yi. Galatasaray biraz devlete yakın. Oradan biraz daha avantajlarını sağlıyor. Peki size göre bu sezon kim şampiyon olur hocam Süper Lig'de? Vallah şu anda Galatasaray önde gibi gözüküyor ama Fener de arkadan çaktırmadan geliyor. Yani her an her şey olabilir. Yani Galatasaray'ın en küçük bir hatasında Fener öne geçer. Yani bu bizde şöyle bir şey var. Bizim basın grubunda mesela İstanbul'da Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını daha çok isterler. Çünkü satışı daha çoktur Fenerbahçe'nin. Yani daha çok net derler sizde traj trajes daha çoktur yani. Onun için Fenerbahçe biraz öne geçtiğinde Galatasaray'ı paramparça ederler. Son yıllarda biraz o değişti galiba hocam da taraftar sayısı Galatasaray biraz daha genç Messi şöyle Galatasaray hem genç iyi gidiyor hem şey gidiyor ama Galatasaray tabii bu son zamanlarda bu ÖEFA kupasından sonra filan yeni doğan çocuklarının çoğu hep Galatasaray'lı futbolcuların isimleri veriliyor. Evet. taraftarı olarak biraz şey yaptı ama gene de Fenerbahçe eee şey kulüptür. Yani Türkiye'deki zengin grup kulübüdür yani. Çünkü Türkiye'nin en büyük zenginleri hep Fenerbahçe'dedir. Galatasaray biraz daha Fransız ekolüne yakındır. Beşiktaş biraz daha halk takımıdır. Yani halk takımı derken bu sefer hani yıllardan önce at arabası takımı derlerdi. At arabası şöyle aslında lüksmüş. O zamanlarda araba diye bir şey yok. At arabası olanlar zenginmiş. Oradan geliyor Beşiktaş'ın asaleti. Aynen. Peki hocam, eee, futbolculuk ve teknik direktörlük yaptığınızda, eee, pardon, eee, futbolcu olarak çalıştığınızda futbolcu grubu ya da teknik direktör olarak en iyi anlaştığınız hoca ve oyuncu grubu oyuncular kimlerdi? Mesela genelde Gordonille çok iyi anlaşıyorduk. Sakıp hocayla çok iyi anlaşıyorduk. Onunla da bayağı çalıştım. Gençlerine Carol Pes de vardı. Genelde hocalar iyiydi. Kaliteliydi zaten üst seviyede oynadığınız için. Yani futbol futbolculardan futbolculardan kaleci Mert çok düzgündü çalıştırdığım. Hakan Arkan vardı Kocaelispor'da beraber çalışık. Beşiktaş'a transfer oldu. Sonra kaleci Fatih vardı Akhisar'da. O da Galatasaray'a transfer oldu benden. Sonra bayağı kaleciyle çalıştık. Yani bunlar hatırlayabildim 3 tane şey kaleciler yani bunlar. iyi kalecilerdi. Hocam Volkan Demir ile sormuşlardı. Yani birçok hocayla çalıştınız. Hafızanızda en çok hangisi etki bıraktı diye sormuşlardı. Volkan Demirel de Ziko'yu söyledi. Eee Ziko'da eee etkilendiği konu nedir diye sorunca da iletişimi olduğunu söyledi. Eee sizin çok etkilendiğiniz yani işte bahsettiğiniz hocalardan en çok etkilendiğiniz ve konu neydi hocam mesela? Ben kordonbille daha çok etkiliydi. Bizle iletişimi çok iyiydi. Yani futbolu futbol sahasında bırakıyordu. Dışarıdaki şeyi de çok farklıydı. Hani onu oraya taşımıyordu. Şimdi bizim mesela yerli hocalarımızda futbolu dışarıya da yansıtıyoruz, içeriye de yansıtıyoruz. Yani futbolu biz de şöyle hani bir din gibi düşünün yani futbolu. Türkiye'de öyle yani kavramı çok farklı yani. Futbolla yatıyoruz, futbolla kalkıyoruz. Yani futbol sahada oynanıyor. Dışarıda çıktığınızda futbolan ayrı bir hayat da var. Aileniz var. Başka şeylerle uğraşabiliyorsunuz. Ama bizde yerli hocalarda genelde dışarıda da kafanda aynı soru var. İçeride de aynı soru var. Yabancılarda öyle yok. Genelde maçtan sonra haydi herkes diyor baksın işine diyor. Bu iş bitti başka iş başlıyor diyor. O farklılık o yönde. Hocam eee şimdi ben üniversitede psikolojik eee spor psikolojisi çalışıyorum. Eee futbolda oynadım. Geçmişte de yaşadık ve eee 15 yıl futbol oynadık. Ondan sonra antrenörlük yaptığım dönemlerde de ülkemizde en çok yaşadığımız problemden bir tanesi de eee psikolojiye ayırdığımız bütçeler, psikolojiye baktığımız açı maalesef istenilen seviyede değil. Yani ne bileyim işte Türkiye Milli Takımının eee bir mentörü yok, spor psikoloğu yok. Yani profesyonel takımlarımızın bir spor psikoloğu yok. Şimdi şöyle bu takımlarda bu yeni yi başladı ama biz milli takımda 8 yıl çalıştım ben. Fatih hocayla, Abdullah hocayla, Ersun Yanal'la 8 yıl çalış. Bizde şöyle bir şey var. Psikolog da var yani doktoru da var. Her şey var yani Türk milli takımında her şey var. Yani o yönden o şeylerimiz kuvvetli. Antrenör olarak da gittiğimizde eğitimlere orada da artık psikologları getiriyorlar. Yani eğitim şeyini çok üst seviyeye çıkardılar. E zaten hocam Türkiye Futbol Federasyonu 2016 yılında bu işi başlattı. Eee futbolda psikolojik performans danışmanlığı kursu başlattı. 2014'te başladı. Ben 2016 yılında alan biriyim yani burada. Bunu da bizde hatta Turgay Hoca var. Turgay Biçer. Turgay Biçer geliyordu bizde. Arkadaşım benim. Evet. Fatih Terim döneminde Fatih Terim işte biz de beraberdik işte aynı dönemdeydik biz. Aynı dönemde milli takımlarda gittiğimizde Turkay hoca da bizle beraber geliyordu. Öğrencileri anlatıyordu. Biz de geliyorduk derslere biz de dinliyorduk. futbol psikolojisini anlatıyor. Yani çok güzel örnekler veriyordu. Hani kulüplerin de olması gerekiyor ama bu tabii maddiyatla alakalı biraz daha. Ya şöyle hocam ben şimdi eee kulüplere, oyunculara çok ciddi paralar ödüyoruz. Ödüyoruz ama işte şimdi seni idare eden insanların o tarafına bakmıyor. Sadece sonuçlara bakıyor. Futbolcu aldım aslında. O orayı düzenlese buraya yardım olacak o kişi. Aynen hocam. Yani böyle bu kadar yardımcek bunu orada düzenleyecek o yani. Çünkü biliyorsunuz her şeyi harcıyoruz. E bir noktaya kadar getiriyoruz. Asıl yani çünkü aslında hastanı yetecek orası. Orası sen orayı saymıyorsun. Saymıyoruz hocam. Çünkü eee hani Turgay hocayla bizim hocamız da zaten görüşürüz. E bazı konularda alanımız olduğu için eee işte eğitimlerimize de zaten o katılıyordu. O da çok bu konuyla ilgili de yani çok savaş verdi bu iş. savaş veriyor. Yani biz de mesela ha ben şunu söyleyeyim. Ben psikolojik performans danışmanı olmak için bu işi yapmadım. Antrenörlüğüm bu işe bana ne katacak diye bu işe girdim. Çünkü yarın bir antrenörle çalıştığım zaman bunun ihtiyacı olacak. Nasıl kaleci antrenörü hocam olduktan sonra ülkemizde nasıl kaleciler yetişmeye başladıysa eee bizim en büyük problemlerimiz de siz de şimdi onu da soracaktım onan paralel özel söyleyelim. Yani Türk futbolcularla yabancı futbolcular arasındaki çalışma farkı bile oradan geliyor. Yani adamların disiplini var. Disiplini var yani. Disiplini var. Bir de futbolcu psikolojisi çok önemli. Biz mesela yaşarken bizi böyle eğitecek falan şeyimiz yoktu ilk zamanlar. Ama bizim şöyle bir avantajımız. Şimdi kaleci antrenörü yaptığımızda futbolcunun ne hissettiğini biliyorsun. gol yediğinde, gol kurtardığında, ona nasıl yaklaşım olacağını, konuşmamız, tarzımız hani bu daha farklı şeyler onlara avantaj sağlıyor. Çünkü psikoloji %50'dir. Yani futbolcu üzerinde. Çünkü o futbolcuyu öyle bir hazırlıyorsun ki mantel olarak, çalışma olarak maça çıkartıyorsun. Yani orada bir savaş var yani. Oraya şimdi sen kuru sıkı doldurup da sahaya çıkartamıyorsun. Mesela bizim yaptığımız araştırmalarda hocam en büyük e yani problemden bir tanesi fiziksel antrenman nasılsa psikolojik antrenman öyle gelişir. Ancak takımlar küme düştüğü anda psikolog çağırıyorlar. Son bir hafta kalası hasta ölmüşken he yani hasta ölmüşken gel işte bunu düzeltti. Ya bu psikolojik aynı fiziksel antrenman gibidir. Yani hazırlık kampları nasıl yapılıyorsa kask iskelet sisteminin gelişmesinin psikolojik antrenmanı da öyledir yani. Ancak bizim ülkemizde psikoloğa gittiğin zaman deli misin diyorlar. Bu yani deli olarak değerlendiriyorlar yani. Ama aslında bu kadar para veriyorsunuz. Verdiğiniz o paraların karşılığını hiç olmazsa sağlıklı parayı harcasınlar. Aynen. Bir nebzi stadyumlardaki çimlere bakım yapmamamız gibi. Takımlar o kadar eee yatırım yapıyor. Futbolcular onlara çok ceza veriyorlar. Sahanın bozukluğu, zeminin bozukluğu. Bizde öyle değil. Biz de bakıyorum çoğu sahanın bozuk zemini. Sen şimdi gidiyorsun bir futbolcuya 3 milyon euro veriyorsun ama sahanın çimlerine o kadar para harcamıyorsun. bir topçuna verdiğim parayı bir yılda. Hocam ünlü bir tenisçi eee diyor ki antrenmanda diyor fiziksel üstünlük %95, mantalite %5'tir ama müsabakada %95 psikolojiktir diyor. Yani seni fiziksel güç taşımıyor oraya. Şimdi böyle bir durum varken biz bunu es geçiyoruz ne yazık ki. Yani es geçiyoruz. İşte mesela hocam bazen şanslıdırız. eee çocukluğumuzdan itibaren problem çözme yeteneğimiz varsa bizim böyle bir durumlarda baş etmeyi biliyoruz. Yani o tabii senin avantajın o tür oyuncuların avantajı ama o tür oyuncu olmayanlar da var. Genelde kırsal kesimden gelen var. Üniversite mezunu var. Aile durumunun çok iyi olanı var. Aile durumunun sıkıntılı olanı var. Bunlardan bir topluluk da oluşturuyorsun. Bu topluluğu sahaya çıkartıp ondan en önemli verimi almaya çalışıyorsun. Bu çok önemli bir şey. Psikolog da burada eksik tarafımızda onlar tamamlayacak. Çünkü bu da bir ekip. Yani kolay değil ki bu iş. Ya bir de hocam biz mesela o konuda da antrenörlerimiz de birbirimizin sınırlarını eee bilsek yani birbirimizin sınır ben mesela hiç psikolojiden anlamayan bir adam antrenör gidip psikolog işi yapmaya çalışıyor. Var öyle bir şey yani gerçekten de. Yani şimdi psikologtan eee hiç anlamayan bir adam da gidiyor. Eee ben psikoloğum diyor. Hayatında burayı görmemiş. Şey yapmamış. Eee, yani şimdi o zaman birbirimizin uzmanlık alanına saygı duymamız lazım. Şimdi bu neye benziyor biliyor musun? Bizim şimdi idealcilerimiz var. Sağ olsunlar, Allah razı olsun. Onlar olmasa zaten Türk futbolu da bir yerecek. Şimdi çoğu genelde inşaatçı, mühendis, üst seviye insanlar. Futbolda genelde alt tab alt ya hızın sisteminden gelen futbolcu kitlesi. O biraz öğreniyor. Ben futbolu biliyorum diyor. Bu sefer diyor ki hocam diyor burada niye yanlış yapıyorsun diyor. Şimdi o da nereden veriyor? Şurada televizyonlarda, sporlarında izliyor. Erman izliyor. Ahmet Çakar izliyor. Bu burada oynaması lazım. Bu burada diyor hocayla başkan tek veya idareden diyor ki hocam diyor sen niye yanlış oynatıyorsun burada diyor. Bak diyor burada şöyle oynatman lazım. Şimdi aynen hocam. O zaman diyeceksin ki idarece başkanına, "Başkanım biz inşaat işinde şöyle yapmanız lazım. Şu demiri kullanmak lazım. Şu çimento kullanmak lazım. Sen ne anlarsın dediğinde aynı iş. Aynen hocam. Sen de bunu yüzeysel biliyorsun. Ben de inşaatı yüzeysel biliyorum. Onun için herkes bildiği işi yapmasında fayda var. Kesinlikle burada profesyoneller devreye girmesi gerekiyor. Başkanlık yap ama profesyonellerin olsun. Futbolu anlayan, mentor işini anlayan, antrenörlük işini anlayan çocuklara, ebeveynlere eğitim verecekler. Altyapı hocaları anlayanlar herkes görevini yapsın. Zaten sonuç ortaya çıkar. Hocam Orduspor, eee, Gaziantepspor, eee, Erzurumspor, Yozgatspor, Kayseri Erceyispor, Süper Lig görmüş takımlar amatöre düştü. eee belki tekrar çıkması imkansız gibi. Şimdi Denizlispor 3. Ligde veda edep etme aşamasında bu tür Süper Lig görmüş takımların amatöre düşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? İkisinin de siz eee futbol oynadınız. Ya ben şimdi eski Orduspor'da oynadım. Benim oynadığım dönem zaten Süper Lig'de oynadığım dönemde. Benden sonra bir düştüler. Ben bir 20 maç geldim kiralık oynadım. 20 maçta 3'ten 2'ye çıkarmıştık. Benden sonra Netin Bey geldi. Allah rahmet eylesin. Ospor'u çıkardı. Şükrü Bey olsun sağ olsunlar. Hepsi ellerinden geldi. Bir şeyler yaptı ama oraya bir sağlıksız bir bina diktik yani Süper Lig'de olmamız. Hektor Küperi geldi, şu geldi, bu geldi. Yani verilen paralar afaki paralardı. Bunların altında kalınacağı belliydi kulüp olarak. Çünkü Ordu'nun belli bir fındığı var. Başka da bir şeysi yok. Orada da yani bunu çevirme şansları yoktu. Alınan yanlış futbolcular böyle yaparak sonumuzu hazırladık. Sonumuzda ne yazık ki kulübümüz şu anda amatörde bile oynamıyor. Kenara atılmış şekilde duruyor. Şu anki takımlarımızın şampiyonluk mücadelesini nasıl görüyorsunuz hocam? Şu an 52 daha önce çıkması lazım diye düşünüyorum. Çünkü yapılan harcamalara bakılıp, yapılan kadrolara bakıp tecrübeli bir başkanı olması, yılların verdiği sanki daha önce çıkma şansı daha yüksekti gibi geliyor. Şimdi biraz riske soktu ama hala yine birinci çıkma şansı var. Çünkü oynayacağı maçlar, rakiplerin oynayacağı maçlar hep zor maçlar. Küme düşme maçı, şampiyonluğu oynayan takımlar. Hani ben hala 52'nin direkt çıkacağı düşüncesindeyim. Ha gönül islerdeki 5 puan 10 puan aşma güçleri vardı. Ha 67'ye gelince 67 bu kadar yokluğa rağmen yine fena bir sonuç almadı. Playoff'un içinde. Playoff'un içinde. O da son anda playoff'a dikkat etmesi gerekiyor. Son anda Kırıkkale Zang sıkıştırıyor orayı. Oraya dikkat etmesi gerekiyor. Tabii. Eee genç bir yönetimi var. Daha bu sene ik sene mi oldu? Isa Bey'in başlayalı. Biraz gençliğinin verdiği heyecan çok doğruluk noktasındaydı. Onun verdiği dezavantajlar da oldu ama gene de bakarsan bu kadar yokluğun içinde bu kadar şampiyonluk kovalaması da bir başarıdır. Hocam eee programımıza reklam arası vereceğiz. Eee sizi veda etmeden önce Ordulu sporseverlere ve eee genç yeteneklere neler tavsiye edersiniz? Valla genç yeteneklere şunu tavsiye ediyorum. Futbolculuk güzel ama çok çalışmak isteyen, çok bu işlere meşakkatli işler. Başka işlerle uğraşmasınlar. Yeteneğiniz varsa bu işin peşinden gidin. Bu işler zor işler ama zevkli işler. Hocam katıldığınız için çok teşekkür ederiz. Ben teşekkür ederim. Teşekkürler hocam. Sağ olun. Evet sevgili izleyicilerimiz eee reklam arası veriyoruz. Nesine 3. Lig'deki temsilcilerimizi konuşmaya devam edeceğiz. [Müzik] [Müzik] [Müzik] Evet sevgili izleyicilerimiz eee kaldığımız yerden devam ediyoruz. Nesini 3. Lig'de 52 Orduspor kendi evinde konuk ettiği 1221 Alanyaspor'u 4-1 mağlup ederek eee zirve takibini sürdürmeye devam etti. Haftanın sonuçlarına göz atarsak 52 Orduspor 4, Alanya 1221 1, Mustafa Kemal Paşa 3, Viranşehir Belediyespor 0 Ayvalıkgücü Belediyespor 2, 1922 Konyaspor 2, Bayburt Özel İdare 0, Alea Futbol 3, Karabük İdman Yurdu 0, Çorluspor 19470 Küçükçekmece Sinopspor 1, Efeler 09 Osmaniyespor 0, Çankayspor Kulübü 1, Yozgat Bozokspor 2, Pazarspor 2. Oluşan puan durumunda Hayvalık Gücü Belediyespor 59 puanla lider. Ale futbol 3. sıradaki 52 Orduspor'un 58'ler puanı yer alıyor. Küçükçekmece Sinopspor'un 52, 5. Çorluspor 1947'nin 50 puanı var. 6. Pazarspor 37 puanda. Düşme hattındaki 14. sırada Bayburt Özel İdare 26, 1922 Konyaspor 23, Viranşehir Belediyespor 21 puanda yer alıyor. Gelecek haftanın programında 1922 Konyaspor, Küçükçekmece Sinopspor, Alanya 1221 Osmanespor, Alia Futbol Yozgat Bozokspor Çankayaspor Kulübü Bayburt Özel İdare Çorluspor 1947 52 Orduspor Karabük İdman Yurdu Efeler 09 Pazarspor 1923 Mustafa Kemal Paşa, Viranşehir Belediyespor Ayvalıkgücü Belediyespor karşılaşmalar oynanacak. Evet hocam 52 Orduspor bu hafta kendi evinde galip gelerek zirve takibini sürdürmeye devam etti. Eee lider Ayvalık Gücü Belediyespor kendi evinde beraber kaldı. Puan farkı 1e düştü. E şimdi hem geçen hafta 6 eee gollü bir maçtan sonra kendi sahasında da 4 gol atması tabii ki eee önemli bir moral kaynağı oldu. Eee tabii ki bu yolda giderken geçen hafta 3 puan fark varken bir anda bu hafta bir puana düştü. Dolayısıyla futbolun son 2 haftaki yıllık süreç içerisinde e birçok e mucizeyi barındırıyor. Eee ancak hep şunu söylüyoruz. maç kazanırken de kaybederken de doğru şeyler okumak gerekiyor. Eee mücadelesini bundan sonraki kazanacağı eee oynayacağı maçlarda bu hafta işte Çorlu maçı yapacak. Çollu da eee bu işin içerisinde eee çünkü Viranşehir Ayvalık Gülücü olacak. Viranşehir de düşme potası içerisinde e Ayvalık Gücü puan kaybetti. Küçükçekmece Sinop keza Konya deplasmanına gidecek. İşte Ala Yozgat Bozok'la oynayacak. eee yani birçok sürprizin olabileceği bir durum. Ancak bütün bunlardan en önemli şey 52 ordu ne yapacak? 52 Ordu e takımımız eee bu hafta evet 4-1 eee kazandı. Eee öncelikle kazanması çok değerli, kazanması çok kıymetli. 3 puan hanesine yazdırması çok önemli. Arkasında, eee, "Alla ben buradayım. eee işte Ayvalık Gücü ben buradayım mesajını verip o tehdidi rakiplerini hissettirdi. E puan olarak hem 6 geçen hafta sonra bu hafta 4 gol. Eee ve ben her zaman şunu söyledim. Eee bu ekranlara geçtiğimiz itibaren eee hep oyun gücünden eee bahsettik ve önümüzde tabii ki eee her hafta farklı senaryoların olduğu bir duruma geçiyor ama biz en kötü senaryodan başlamamız lazım. Nedir en kötü senaryo? E biz playoff'larda kalırsak eee kaldığımız rakiplerle nasıl oynayacağız? Bu oyun gücü yeterli mi bize? E bu oyunu nasıl geliştireceğiz? Çünkü hedefimiz nedir burada? Eee başkan da açıklaması da var. Hepimiz de bu sene takımlarımızın eee şampiyon olmasını eee ve ikinciye gitmesini istiyoruz. Dolayısıyla bu hedeften, bu eee şampiyonluk inancından ne olursa olsun e bu playoffmuş, bu bireymiş. Yani bu hiç fark etmeksizin devam etmesi lazım. Devam ederken özellikle eee bu haftaki maçın şöyle bir eee izleyenler tabii ki özetlerden ve eee canlı izlemişlerdir. İzlemeyenler için birkaç tane hususu ben burada paylaşmak istiyorum. Eee o konuları eee doğru bir şekilde yaptığı takdirde bu takımı eee daha iyi yerlerde ve ikinci lig hedefine eee ulaşacağını düşünüyorum. Özellikle ilk yarının başlangıcı itibariyle 52 Orduspor'umuzda şunu gördüm. Ön alan baskısını çok iyi yaptılar 10 dakikalık dilim içerisinde. Ve biz her zaman daha önce de şunu paylaşmıştık. Ya biz kendi sahamızla oynuyorsak rakibe şunu hissettirmemiz lazım. Kardeşim buradan maç alamazsınız. Buradaki ön alan baskısını da gördüğünüz zaman burada ön alan baskısı yaptığı her topu kazandı. ki sadece ekranlarımızı da burada gördüğümüz üzere eee bunu çok kısa yaptı Çetin Bey. Yani bunu 45 dakikaya kadar dilimde şu ön alan baskısını üç defa yaptı ve üç defa yaptığı üç pozisyonda da eee topu kazandı. Ya hocam eee her zaman mı yapacak? Yani bazen oyunu durdurmamız mı gerekiyor? Evet her zaman yapacak. Niye her zaman yapacak Çetin Bey? Niye her zaman yapacak? rakibi. Ben şampiyonluk istiyorum. Ben şampiyonluk istiyorum. Benim rakibim şu anda aslında Alanya değil. Benim rakibim artık playoff'lara gelen hangi rakip olursa olsun öyle oynaması lazım. Yani ön alan baskısını yaparken eee aslında Konya Alanya değil eee aslında birçok rakibe Alaya burada Ayvalık gücüne bir mesaj gönderiyor. Aslında burada göndermesi lazım. oynayacağı Çorluspor'a gösterecek ve ben şimdi 3 45 dakikalık hatta oyunun hemen hemen 70 dakikaya kadar sadece 3 bölgede düzeltiyorum üç defa ön alan baskısı yaptı ve üç defa yaptığı pozisyonlarda da hücuma eee çıktı ve pozisyona girdi. Şimdi ancak eksi taraf e neydi? Eksi taraf neydi? Neyi eksik yaptı maç içerisinde? Özellikle oyunun eee hoca e kadroyu verdiğimiz zaman Yunus, Faruk, Nazmi, Emre, Hüseyin, Kadir, Ufuk, Uğur, Nevzat ve Emre eee 11 ile çıktı. E baktığımız zaman Hüseyin geçen haftadan itibaren 11'e girdi. Bu hafta Ufuk ve Uğur eee merkezde kullandı. Kadir Nevzat'ı ve Emre'yi de bozmadı. Eee, şimdi, e, burada özellikle, eee, 60. dakikaya ya gol durumuna kadar, eee, şimdi 45 ile 60 dakikalar arasında yine rakibe yani işte burada şu var. Yani biz biz neden mesela birinci golü atarken niye pozisyon bulamıyoruz? E bir pozisyon bulmakta neden zorlanıyoruz? Yani 52 Ordunun maçlarını izlediğimiz zaman pozisyon bulmakta zorluk yaşıyoruz. Yani evet 4 tane gol atıyoruz, 6 tane gol atıyoruz ama ya o pozisyonları biz neden yani çok iyi bir şekilde yapamıyoruz? Örneğin iki birinci gol yani rakibe çarptı orada bir işte bu kadar topu attık orada rakibin önüne önünde kaldı çarptı işte Emre Gemici'in önüne geldi gol oldu. Vurdu işte vurdu gol oldu. Bu bir ikinci attığımız gol müthiş bir kurgu golüydü. Evet yani Emre Gemici ile başlay Evet. Emre Gemici işte sağ bekten başladı. Sol bek'tten şey Emre Gemici iyi bir servis yaptı. Kadir Arı iyi bir kenar organizasyonuyla beraber Mersen işte sol kenardaki Nevzata gol attırdı. Şimdi fonksiyonel çalışmalar vardır. Kanat hücumları diye. Eee şimdi ben şundan sonra dedim ki bak ne güzel bir kurgu çalıştı. Ne güzel kurgu gol attı. İzleyenler de zaten eee oyundan keyif almıştır. O golden keyif almıştır. Ve ben sonra şunu bekledim. Ya bu takım neden bunu denemiyor hala? Ya bunu yapıyorsa, bu gol attıysa neden hala bunu götürüyor ve eee bir tane pozisyon o golü gördük. Ondan sonra çok fazla o kurguyu göremedik. Hatta o kurgu üzerinde çalışılmadı. Yani şimdi ben eğer burada 41'lik skora bakarsak tabii ki bu dönemlerde oyun şu bu falan artık bir noktadan sonra önemli değil. Kazanmak önemli burada. Ancak pilovlarda buna ihtiyacımız olacak. Hani biz en kötüyü düşünüyoruz. Tabii ki hala şansımız direkt şampiyonluk da var. Alian'ın ne yapacağı, Ayvalık gücünün ne yapacağı tabii bizim de ne yapacağımız. Ama özellikle bunun en büyük etkilerinden bir tanesi de eee yönetmenimiz şimdi ekrana verirse orada neden eee oyun kuramadığımızın gerekçelerini söylüyorum. Mesela burada durduralım. Şimdi eee ekrana şöyle bir çıkayım. Şimdi bu pozisyonda UF Ufuk Ufuk Furkan ya burada hepsi yine üçlü merkez oynayan oyuncularımızdan. Uğur burada merkez orta saha oynayan 4 1 2 3 aynı karede ilerlettirelim. Burada da yine aynı şekilde Uğur, Ufuk, Furkan yine üçlü pozisyonlar da yine burada kalıyorlar. Yani aynı pozisyonlardalar. Niye? Hala savunmanın ön hattındalar. Savunmanın ön hattındalar. Devam edelim. Yine aynı şekilde yine Furkan'da top, Ufuk Özcan ve Uğur. Yine üçle aynı pozisyonda. Şimdi üç ön liberoyla oynadığınız zaman biz ya ikinci bölgeden 3üncü bölgeye geçiş yapamayız yani. Niye? Tane oyuncumuz burada. O zaman rakipler de öne doğru gelir. E o zaman çıkmakta problem yaşarız. ilerletirelim. Bir pozisyon daha. Yine burada örneğin Furkan burada, Ufuk burada. Ya burada niye buradasınız yani? Burada da bizim diğer eee Ufuk burada, Furkan burada ya. Bakıyoruz merkezdeki oynayan bütün oyuncularımız hep stoperlerin önüne gelmiş. Şimdi bu pozisyonları o kadar çok yakaladık ki yani 70 dakikaya kadar hep bu pozisyonlarda kaldık ve daha sonra da yine burada aynı şekilde 1 2 3 tane oyuncumuz buralarda. Yani bu rakibin işine geliyor ve biz bunlarda problem merkezi hiç kullanamadık. Yani kullanamadığımız için de bir defa kenardan gittik. gittiğimiz zaman da gol oldu. Sevgili yönetmenim, eee, rakip Ayvalık Gücü'nün karşılaşmasının özet görüntüleri vardı. Onu da bir ekrana verebilirsek, bir izleyebilirsek. Hocam, Ayvalık Gücü kendi evinde sürpriz bir puan kaybı yaşadı bu hafta. 1922 Konyaspor'la 2-2 berabere kaldı. Kulüp kulüplerin, rakiplerin gerçekten de eee yani bu problemleri yaşayacaklar. Eee çünkü kolay bir süreç değil. Bir taraftan düşme potasında olan takımlar, bir taraftan eee gerçekten de bir psikolojiyi yöneten sonunuz şampiyonluk gidiyor. Arkadan Ali A geliyor diyor. 52 Ordu geliyor. Bir tehdit var yani böyle. Nitekim onun sıkıntısını bizler de yaşadık. 5 puan fark vardık. Üzerimize bir baskı oluştu. Pazarda kaybettik. Sonra geldik burada alayı kaybettik. Yani böyle o psikoloji yönetmek kolay bir şey değildir. Yani ki bunu e programın sonunda paylaşacağız. Yani psikolojinin ne kadar önemli olduğunu Şenol Güneş Hoca'dan da dinleyeceğiz. Yani bunu hani biz söylemiyoruz. Şenol hoca söyleyecek diyeceğiz. Onu da paylaşacağım şimdi. Dolayısıyla eee bizim burada en büyük problemlerimiz eee oyunu eee bu 60 dakikaya kadar ilk 45 dakikalık dilimlerde hep bu durumlardan kaynaklı 52 ordu çözüm bulmada problem yaşadı. Yani pozisyon bulmada eee problem yaşadı. Ön alanda eee çıkmakta problem yaşadı. Çünkü Ufuk, Uğur, Hüseyin bu üçlü oyuncu eee üçü de özellikle aslında Uğur biraz eee forvete daha yakın. Eee biraz daha 8-10 arası oynayan bir oyuncu ama özellikle Hüseyin ve Ufuk önlü bir arada oynadığı zaman eee çok fazla gelmeleri ön tarafta Kadir Emre'ye çok fazla Nevzata destek vermemelerinden problem yaşadılar. Nitekim ikinci yarı hoca bu konuyla ilgili değişiklik eee yapalım düşüncesiyle aslında bunun neden o problem olduğunu, Ufuk ve Uğur'un öne tarafa fazla gitmediğini aslında görmesi gerekirken eee Hüseyin'i oyundan aldı. Hüseyin'i oyundan aldı. Dedi ki Hüseyin'i oyundan alalım çünkü çıkamıyoruz. Ama aslında problem o değildi bence. Asıl problem eee Ufuk'la Uğur'un 4 yani ikinci bölgeye çok fazla gelmeleriydi. Daha sonra Hüseyin'i oyundan aldı. Ufu'u 6 numaraya çekti. 41 sisteminde Uğur'la Ali Kemal oynattı. Ali Kemal de aslında tam bir 6 numara. Tam 8 de değil. Eee yani tam 10 da değil 8 değil. 41 sisteminde özellikle 2 oynayan oyuncu, 28 oynayan oyuncuların forvete çok destek olması lazım. Nitekim geçen hafta eee bizim Ufuk ilk golü attıran kimdi? Ufuktu. Penaltı yaptırdı. Nereye gitti? Ceza sahasında yaptırdı. Dakika 60 dakikaydı. İlk defa biz kaleye şut attık. 60 dakikaya kadar kendi sahamızda çıkamıyorduk. Yani böyle hani hala problem çözülmüş değildi. Hüseyin aldı ama hala problem çözülmedi. Çünkü Ali Kemal de geriye geliyor. Uğur da geri geliyordu. E bunlar geri geldiği zaman problem çözülmedi. Ne zaman Gencayı oyun aldı hocam? Ne zaman? 70 dakikada Gencay oyun aldı ki o dönemde hem golü yedik 2-1'de bir an panik yaptık ki bu da bu dakikalarda çok iyi seyirci taraftar desteği varken seyirciler de şuna başladı. Humurdanmaya başladı. Çünkü kendi oyunundan eee zevk alamayan, keyif alamayan bir duruma geldi. O dönemlerde rakip takımı zaten kaybedeceği bir şey olmamakla beraber eee orada rakibe biraz fırsat verdik. Fırsat verdik yani. Nitekim golü de yedik. Orada da yine korner değildi, Korner vardı falan dediler. Tekrar bunu burada yine tekrarlayalım yani bu durumu. Ya KER Evet hakem hata yapmıştır. Şöyle yap ya bizim orada gol yememiz lazım. 2-1'de oyuna ortak oldular. Ne zaman Gencay oyuna girdi? Gencay oyuna girdi. Hem ön alan baskısını çok iyi yaptı. Ön tarafa çok çıktı. Tecrübesiyle iki tane müthiş bir pas yaptı. Pas attı. Hem Emre Gemici'ye müthiş bir pas attı. Eee hem de eee Emre Fırtına çok iyi bir pas attı ve maçı 3-1 sonra 4-1'ile yani fişi çekti. Gencay'ın oyuna girmesi, Gencay'ın özellikle hem attığı pas kullanması, ön alan baskılarını çok %100 yapması ve rakip 107 dakikadan sonra dedi ki, "Hayır kardeşim siz bu maçı kazanamazsınız. Biz bu maçı kazanırız." Ki Gencel herhalde tribünde bunu söylerken nazarımız değdi sakatlandı. Çıkmak zorunda kaldı yani böyle. Evet. Eee o yüzden eee özellikle ben altı oyuncu değişikliği olmuş oldu kafaya darbe aldığı için. Tabii tabii. Yani işte Gencay'ın eee farkını ortaya koydu ve ben eee şu mesajı vermesi lazım. Ya ben şampiyonluğu oynuyorum ve ben şampiyon olacaksam eee bu oyunu oynamam lazım. Eee cesaretli olmam lazım. Güçlü oyun oynamam lazım ve rakibe gerçekten de oyuncu kalitesi olarak da o kalitesini sahaya yansıtması lazım. Ki Emre Gemici bu haftaki attığı gollerle 18 gole çıkarttı gol sayısını. eee her maç atıyor. E Nevzat işte orkadan giren oyuncular. Kadir performansı çok iyiydi. Kadir'i çok beğendim bu haftaki maçta Emre Fırtına keza öyleydi ki Gencayda maçın kilit adamıydı yani. Bence 67 şey düzeltiyorum 52 ordumuz bundan sonraki haftalarda mutlaka Gencay'dan daha fazla faydalanması gerektiğini söylüyorum. Hüseyin de bence oranın adamı. Hüseyin de aslında orayı çok iyi toparlayan bir oyuncu. Mutlaka Cahit Hoca da bu konularla ilgili eee değerlendirmesini yapacaktır. Eee ve bu haftaki maçları da ona göre hazırlayacaktır. Tartışmalı pozisyonumuz. Pozisyon hazırsa sevgili yönetmenim. Evet. Eee, hocam şimdi 1922 Konyaspor ligde kalma mücadelesi veriyor. Eee, rakip Ayvalık Gücü Belediyespor'da şampiyonluk mücadelesi veriyor. Ayvalık gücünde oynanan karşılaşmada eee, burada kalecinin yaptığı penaltı pozisyonu es geçiliyor. Devamındaki savunma oyuncusunun eline çarpan top penaltı olarak değerlendirilmiyor. Bu pozisyonda bariz bir faul yapılıyor. Kırmızı kart olması gerekirken hakem geçiştirmiş oldu. Benzer bir pozisyonu geçen yıl 52 Orduspor Elazığspor'la final karşılaşması oynandığında eee bizim Nazmi Canan eee hücum tarafındayken yaptığı için direkt kırmızı kart görmüştü. Ev ya ülkemizde eee hakem eee konuşulmadığı gün yok gerçekten de eee yani bizi de bu sene birçok yayında bu gündeme geldi. Eee gündeme de getirdik. Bursaspor e Nüüfer maçıyla başlayan eee hem eee 52 Orduspor maçlarının olduğu hem de 1967'nin maçlarında birçok hakem hatalarına karşı karşıya kaldık. Yani gerçekten de yani ülke futbolunun gelişmesini istiyorsak eee kesinlikle ve kesinlikle hakem eee camiasının eee lisans eee dönemlerinde hakem eee meslek yüksekokulları mı, hakem lisans, hakem yetiştirmek için lisans bölümleri mi mutlaka açılması lazım. eee futbolun içerisinden neredeyse hiç gelmeyen ya da futbolun içerisinde olsa bile bazı durumları görmeyen, alırsam acaba ne olur diyen bir durumlardan da gerçekten de eee ülkemiz futbolu çok ciddi manada zarar görüyor. Şimdi burada görüyoruz hakemin önünde eee hem kartı gösteriyor eee hem faulü görüyor. Adamı bitirmiş yapmıyor burada. Keza yani adamın düşüşünü mü beğenmedi anlamadım yani. İlla nasıl düşmesi lazım ya? Tiyatrocu oyuncusu mu olması lazım? Ne yapması lazım yani? Adam düşmediğini beğenmediği için mi vermiyor? Sonra işte penaltı kalecinin e şey oyuncunun eee pozisyonu doğal pozisyonda değil yani hoş. Ülkemizde var da olsa eee bunlar bazen e geçiyor. Ama eee ben bir eğitimci olarak da eee bir antrenör olarak da ya bunların çok konuşulmadığını da seven bir insan değilim. Yani hakemlerin konuşulduğu bir ortamda çok sevmiyorum. E ama bir taraftan da maalesef merkezine de geliyor yani bu. Her ne kadar konuşulmasan da belki 192 belki 1922 Konyaspor 2 puan yüzünden ligde düşecek. Evet kesinlikle ya işte dediğim gibi yani Ayvalıkü Belediyespor belki burada kazandığı bir puanla şampiyon olacak. Ya işte ya bizim işte bizim en büyük problemimiz yani eee biz nasıl maçlara konsantre oluyorsak eee oyuncular maçları nasıl konsantre oluyorsak hakemlerimizin de bu noktalarda %100 konsantrasyonla maç yönetmesi gerekiyor ki eee verdiği kararlar verdiği kararlar yöneticilerin bu zamana kadar eee atıyorum çok para harcadığı bir durumu yok edebiliyor. Oyuncuların vermiş olduğu emeği yok edebiliyor. eee antrenörlerinin vermiş olduğu e yok edebiliyor. Kaldı ki kendi kariyerlerini de yok edebiliyor. Yani şimdi ki playofflar artık eee sorumluluğu yani telafi edilebilecek bir durum da değil. Yani her ne kadar bütün eee takımlarımızın playoff sürecindeki o süreçte hata en az hata yapalım düşüncesiyle çıktıkları yolda hakemlerin de en az hata yapma psikolojisiyle çıkması lazım. Yani umarım eee bu süreçlerde eee bu yayınlarda da bu hakem mevzularını çok fazla konuşmayız. Herkes kendine üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirirse gerçekten de sadece futbol konuşuruz. En azından bu durumları konuşmamış oluruz. Yani hocam eee rakip Çorolluspor 1947'de bu hafta Uğur Mustafa Türk ve Tayfun Vurgun sarıkart cezalısı olduğu için eee 52 Orduspor karşılaşmasında e forma giyemeyecek ya. Tabii ki bizim eee burada kim oynayacak, kim oynamayacakdan daha önemli asıl hedefe bakmak lazım. Eee inanmadığınız bir şeyi de başaramazsınız. Eee mutlaka burada eee başkanımızın bir eee Şükrü Bodur'un bir açıklaması vardı. Onun üzerinden eee isterseniz eee sevgiliimiz ekrana getirirse karşılaşma sonrası sağ olun. Teşekkür ederiz. Siz bizim arkamızda böyle durduğunuz müddetçe bu takım bu sene şampiyon olacak. İnanmış bir başkan var. Yani gerçekten de eee sezon başından beri ben 5 yıldır 5. yılım Ordu'dayım. Her sene gerçekten de e işte ciddi paralar harcayan eee bu işe emek veren, ikincilik çıkmak için uğraşan bir yönetim anlayışı var. eee ve inanmış. Bu sene de gerçekten de inanmış bir durum var. Buraya kadar getir bir durumda ne olursa olsun, ne olursa olsun yani herkes eee playoff'larda veya başka bir şekilde ne olursa olsun eee şu mesajının kararlarını vermesi lazım. Ya biz şampiyon olacağız ve bunu oyuncu inanması bak bunu inanması lazım bak evde işte tesislerde yolda işte araba kullanırken, e yatarken yani inanması lazım bu duruma. Neye inanması lazım? Biz playoff'ta olsa şu ik haftalık sürede de olsa da biz işte Çorluymuş hiç önemli değil. İşte önümüzde kimle oynayacağız işte e A takımla oynayacağız önemli değil. Playoff'a işte şu gelecekmiş önemli değil. Bu kararlılıkta olması lazım. Hem oyuncular, hem antrenörler hem de eee yöneticiler hem de taraftarlar. Yani böyle dolayısıyla eee inanmışlığın önünde asla ve asla kimse duramaz. Çetin Bey inanmadığınız zaman da oyuncu inanılacak. Bazen bir gol yersiniz Çetin Bey, bir gol yersiniz. O inanç sizi 1-0 yeseniz bile 2-1 kazanmayı bile inandırır sana. İki gol yeseniz bile dersiniz ki ben bu maçı kazanacağım. Yani asıl mesele burada inanmak. İnanıyorsanız başarırsınız. Ve bunu hem oyuncuna hem oyuncuna başkanın inanması yetmez. Burada Şükrü Başkan inanması yetmez. Antrenörün inanması yetmez. Oradaki masöründen tut, malbesinden tut, çaycısından tut oradaki tesisin içerisindeki herkesin ilikleri ne kadar? Ya sadece bu bizim eee 52 ordu için söylemiyorum. Orduspor 1967 67 için de söylüyorum. Yani inanması lazım ya benim inanmamla bu iş olmaz ki eğer hepimiz inanırsak hedef aynı noktalarda beraber gideriz. Ama bunun içerisinde bir kişi bile inanmadığı zaman çünkü futbol takım oyunu. Takım oyunu. Yani kaleci inanır sağ bekine inanmazsa. sağ bek inanır, merkez orta saha inanmazsa, merkez orta saha inanır, forvetin inanmazsa biz bu işi başaramayız. Yani yani herkes inanması lazım. Yani şu ik haftalık süre zarfında ve ondan sonraki süreçlerde en büyük felsefe inanmak. İnanmak, inanmak. Hatta eee 52 ordunun bütün tesislerine falan buraya inan inan inan inan diye böyle etiket yapması lazım. Her sabah kalktığın zaman eee odalarına inan diye yazmak lazım. Yani inan. Neye inan? İkinciliğe inan. Şampiyonluğa inan. Mücadeleye inan. Kazanmaya inan. Bu kadar emeğe inan. Bu mücadeleye inan. Bu hırsa inan. Bu taraftarlara inan. Buna inani. Ama mesajında inanmak var yani. Hocam Yozgat Bozukspor'un playoff iddiası devam ediyor. O yüzden eee bu hafta Ali karşısında puan alabilir mi sizce? Gönlümüz tabii ki almasını istiyoruz. Ali A tabii ki az gol yiyen bir takım. Kendi sahasında da zaten beraberliği bile bize yarayan bir durum yani böyle. Ancak eee tabii ki önce biz kendi maçımızı kazanmamız lazım. Şimdi e Çorlu da yani her ne kadar baktığınız zaman eee onlar da kazanmak isteyecektir. Eee Orduspor önce orayı kazanıp ondan sonra bekleyecek ama dediğim gibi futbolda geçen hafta 3 puan vardı. Bu hafta çok farklı olabilir. Yani Ayvalık Gücü'nün eee geçen hafta eee ligin neredeyse son sırasındaki Konyaspor'dan puan alabileceğini düşünebiliyor muyduk? Öngerebiliyor muyduk? Yani zor diyorduk yani. Bu kazanır diyorduk yani böyle ama berabere bitti maç. O yüzden eee biz önce kendi üzerimize düşen görevi yerine getirelim. Eee ondan sonra ondan sonraki kısım eee artık hep beraber izleyip göreceğiz yani Çetin Bey. Ama önce bizim eee puanı hanemize yazdırmamız lazım. Yani ki şu anda biz Ali A'yı yani tabii geçmiş artık yetti ama Ayvalık gücünü kendi sahamızda yenseydik. Alaı kendi sahamızda yenseydik şu anda biz şampiyon ilan etmiştik yani. Evet. Ya da paz pazara yenilme ya da pazar sporu. Pazara yenilme. Gel burada. Şu anda yine şampiyon ilan etmiştik yani biz. O yüzden hani e artık şuydu, buydu falan değil. Burada eee şampiyonluğu garantileyen eee playoff'ları garantileyen düzeltiyorum. Ama bununla yaparken de önümüzde hala bir fırsat var. Yani matematiksel olarak hala durum var. eee onu sonuna kadar bu ik haftalık bu hafta ne bitecek haftaya pazartesi ne konuşacağız hep beraber göreceğiz yani böyle ama öncelikle bizim kazanmamız lazım. 52 Orduspor için söyleyeceğiniz başka bir şey var mı? Yani dediğim gibi özellikle o, eee, maç içerisinde, e, o kurgular üzerinde daha çok Hüseyin, Ufuk, Uğur'un, e, 41, 41 sisteminde ön tarafa fazla gitmesi eee ve oyun kurulumunda çok önemli olduğunu ve attığı golün ikinci goldeki kurgunun daha fazla eee, izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Son olarak da eee işte psikolojik performansla ilgili onu da e diğer 67'yi konuştuktan sonra söyleyeceğim. Tamam hocam. Hocam Orduspor 1967 Eylül Turgutlu deplasmanında 3-1 kazanarak playoff iddiasını e devam ettirdi. 6 karşılaşma sonra galibiyet almış oldu. Eee 7 Eylül Turgutlu da ligde kalabilme adına son ümitleriydi. Eee küme düşen ilk takım olmuş gibi oldu ya. Şimdi baktığımız zaman, eee, bu hafta tabii ki neredeyse 45-48 gündür herhalde kazanamayan bir takımımız vardı. Eee, kazanmaya ihtiyacımız olan bir süreçte eee, her hafta bu hafta dedik, olmadı. Her hafta bu hafta dedik. Ancak bu hafta eee, 31 kazanmasını bildik. Eee, tabii stoperlerimizde yoktu hoca. Geçen hafta bağlandığımız zaman da üç tane stoperimizden yoksundu. Biz kendi aramızda analiz yaparken de Salih Polat Demir burada oynayabileceğini düşünmüştük. Hoca da Salih'le başladı. Aslında Salih'te eee zaman zaman pozisyon hataları verse de eee oyun içerisinde eee çok katkı sağladı. Eee, burada bu haftaki maç itibariyle tabii ki e sonuçtan baktığımız zaman 3-1 gerçekten de kazanması gereken bir maçtı ve kazandığı için tabii ki takım üzerindeki böyle bir eee o rehavet, o kötü bir eee bulutlar bir an önce dağıldı. Biraz az da olsa dağıldı ama tabii ki hala iş bitmiş değil. İsterseniz eee şeyleri verelim. Haftanın sonuçlarını sonuçlarını ve puanlarını ondan sonra konuşalım. 7 Eylül Turgutlu 1, Orduspor 1967 Ağrı 1970 Ercies 38 Futbol Spor Kulübü 2, Denizlispor 1, Mardin 1969 1 Edirnespor 2, Büyükçekmece Tepecikspor 2, Kahramanmaraş İstiklal 4 Polatlı 1926 Kırıkkale Futbol Kulübü 2, Bursa Nüüfer Futbol Kulübü 1, Sebat Gençlikspor 3, Niğde Belediyespor 0 Zonguldakspor Futbol Kulübü 2, İzmir Çoruhlu Futbol Kulübü 0 gelecek haftanın programında Büyükçekmece Tepecikspor Ağrı 1970 Bursa Nilüfer Zonguldakspor Edirnpor Mardin 1969 Spor Ercies 38 Futbol Spor Kulübü Kahramanmaraş İstiklalspor İzmir Çoruhlu Sebat Gençlikspor Niğde Belediyespor 7 Eylül Turgutlu Orduspor 1967, Denizlispor, Polatlı 1926, Kırıkkale Futbol Kulübü ile karşılaşacak. Puan durumunda Sebat Gençlikspor 1inci, 2. Mardin 1969 Spor ikisinin de 61 puanı var. 3. Ağrı 1970 52 puanda. 4. Zonguldakspor'un 51. 5 ve 6. Kahraman Orduspor 1967 Kahramanmaraş İstiklalspor'un 50şer puanı yer alıyor. 7. Kırıkkale futbol takımının 48 puanı bulunuyor. Küme düşme hattındaki 14. sıradaki Büyükçekmece Tepeçikspor 21, 15. sırada Denizlispor'un 20, 16 Eylül Turgutluspor'un 16 puanı bulunuyor. E şimdi tabii ki Ağrı, Zonguldak, Ordu, Kahramanmaraş, Kırıkkale ve bu takımlar içerisinde bir takım dışarıda kalacak. Eee tabii ki eee arkadan baskılar geliyor. Bu hafta Kahramanmaraş kendi sahasında son dakikada bulduğu golle 4-3 kazandı. eee en az kaybetseydi, puan kaybı yaşasaydı. Orada da en azından puan farkı önemliydi. Şimdi eee tabii ki 2 haftalık süre önemli bir süre var. Bu süre zarfında Denizli maçı var. Bu hafta Denizli maçına gelmeden önce eee birkaç not vardı yönetmenimizden. Eee onları bir rica edersek. Özeti vardı sanırım. Özeti izleyebiliriz. Evet. Önce özeti izleyelim. Evet. Evet. Ve maç başladı. Uzun top Ayhan'a doğru. Kaleci verdi Arda Köksal. Arda vurdu. Kaleci. Savunma arkasına atılan top. Şimdi kaleci Mehmet Yağmur ayağıyla nefis bir kurtarış yaptı. İşaret geldi. Recep Metin yaptı ortasını. Uzun bir orta. Mehmet Yağmur savunma kafayla Hüseyin Canşavur sağ kanattan bir orta. Hüseyin Şavur karşıladı orada. Evet hakemin işareti geldi. Recep Metin kesti ortayı. Erdinç karşıladı kafayla. Şimdi bir deneme. Mehmet Yağmur aldı topu. Bir çalım, bir orta ve Mehmet [Alkış] Yağmur. Bir orta kaleye doğru gitti. Out. Hızlı paslaşmalar savunma arkasına bir vuruş. Dışarıya gitti. Serkan bir orta kesti. Savunma karşıladı. Savunma arkasına tehlikeli pozisyon. Top ağlarda. Orduspor 196 1-0 öne geçti. Mert. Mert tuttu topa. Mert aradan oynadı Arda'ya. Arda Arda dışarıya serbest vuruş kullanılacak. Kullanıldı dışarıya. Doğrudan dışarıya gitti top. Kaydı Ordusporlu futbolcuların. Şimdi uzaktan bir vuruş. Mehmet Yağmur ağlarda. Orduspor farkı ikiye çıkardı. Mcize bekliyoruz takımımızdan. Ve ikinci yarı başladı. Sol tarafa Ayhan sekti top dışarıya bir vuruş. Hüseyin Şavur kafayla. Mehmet Yağmur. Orta şansı. Yerden orta. Kaleci Mehmet Yağmur çekti. Vurdu Arda. Gol! Arda Köksal. Dönen top. Bir şut dışarıya. Doğrudan dışarıya. Serkan uzun yolladı Ayhan'a doğru. Ayhan. Ayhan hareketlendi. Ayhan. Ayhan Ayhan. Ayhan vurdu. Top dışarıda. Korner. Evet, serbest vuruş kullanıldı. Yerden karşıladık. Serkan uzun yolladı. Döndü, vurdu dışarıya. Köşe vuruş kullanıldı. Osmanla karambolde kaldı. Sağ kanattan hızlı geliyorlar. Berat kaydı. Dee bir pozisyon. Doğrudan kaleciyle karşı karşıya. Top [Alkış] ağlarda. Fark tekrardan ikiye çıktı. Osman vurdu direkten döndü. [Alkış] Arda Alperen onlar için şut şansı direkten döndü. Serkan bir orta. Üstün. Üstün vurdu. Bir şut. Kaleci. Kaleci kurtardı. Korner. Alperen bıraktı. Tugay bir orta. Arka tarafa Berat Pınar karşıladı. Topukla kontrol etti. Üstün üstün üstün yerde kaldı ve maçın hakemi maçın son düdünü çalıyor. Evet hocam oyuncu izledik. Şimdi şimdi özellikle sezon başından itibaren şunun hakkını teslim etmek lazım. Gerçekten de 1 Oğulcan, 2 Alperen. Bu hafta karalısı hocam. E Osman sezon başladığından itibaren bu oyuncuların nazar değemesin şuraya vuralım eee aynı istikrarda ve üstüne koyarak devam ediyor. Gerçekten de bu çok kıymetli bir şey. Eee ve nitekim bu maçta da özellikle eee Oğulcan merkezdeki mücadelesi, hırsı, azmi, Alperen'nin hem gol yapıp hem asist ile oynaması eee ve Osman'ın her hafta gol katkısı yapması gerçekten de çok kıymetli ve değerli. Maça gelecek olursak, eee, birinci pozisyon 1'i hemen şurada verelim. Pozisyon 1. Şimdi buradan bir kale, e, bir faul kullanıyor. Faul kullanıyor. Hemen e işte yan pas yapıyor. Yani burada neye atıfta bulunacağım onu söyleyeyim. Sonra merkeze oynuyor. Merkezden sonra tekrar Oğulcan'a geliyor ve Oğulcan daha sonra tabii ki Alperen'le buluşturuyor. Osman'ın müthiş bir eee bekası koşusu ve sonuçlandırması. Burada geriden oy kurmanın öneminden ve oyuncuların paz hareketliliğini doğru bir şekilde kullandığı zaman nasıl sonuçlandırma olduğunu gösteriyor. Yani böyle ve Alperen eğer merkezde Alperen'den daha iyi bir oyuncu yoksa Alperen'in sürekli merkeze oynatmanın da öneminden bahsetmek lazım. Zaman zaman kenarda oynatıldığı zaman da Alperen'den o çok verimi alamadığımız durumları görüyor. Pozisyon e 3'e geçelim lütfen. Pozisyon 3. Şimdi pozisyon 3'te de özellikle buranın da şuranın altını çizmek istiyorum. Şimdi bak burada ikinci gol öncesi baskı çok önemli ve kıymetli. Yani baskıyı orada yapılıyor. Baskı yapıldığı anda Çetin Bey baskı yapıldığı anda burada görüyorsunuz stoper hemen orada baskı arkadan Olcan'ın baskısı rakibi bozuyor ve iki topla eee ve Alperen'nin müthiş oyun görüşü e ve sonuçlandırma yani akıl dolu bir gol gerçekten de bir gol bir asist ve özellikle burada altını çizdiğim nokta eğer şampiyonla oynuyorsanız şampiyonla oynuyorsanız biz eee önelemen baskısını ikinci bölge baskısını eee ve çok iyi yapmamız lazım. E burada gerçekten de rakip takıma hemen o baskıyı yapıp doğru baskıları zamanında yaptığınız zaman sonuç işte bu şekilde oluyor. O yüzden e genç ve dinamik takımın olması eee ve önemen baskılarını yine burada da aynı şunu söyleyelim. Biz eee şampiyon oynuyorsak inandığımızı her rakibe göstermemiz lazım. Biz playoffların içerisinde olduğumuzu göstermek istiyorsak her rakibe onu hissettirmemiz lazım. ki 2-1 olduktan sonra zaman rakip dedi ki dur ben bu açılırım falan derken ama dur kardeşim şunu diyecek hayır buranın patronu benim buranın patronu benim 3üncü gol atacaksın nitekim 3üncü gol attı takımı orada bitirdi. Eee burada da eee tabii ki bir de takdiri eee yani rakip takımdan da eee Ordulu oyuncumuza da atıfta bulunmak lazım. Gerçekten de sol ayağıyla müthiş bir gol attı. Köks buradaki eee Ordu takımlarımız da sezon planlaması içerisinde Arda Köksal'ı da bence takımların da görmesi gerekiyor. Çünkü gerçekten de eee yani gerçekten sol ayağında hem bir şut attı, iyi bir gol attı, bir de direkten dönen topu vardı. Eee ekranda zaten görülüyor. Gerçekten de kıymetliydi yani böyle. Onu da yeri gelmişken söyleyelim. Sonra bir de bir pozisyon vardı. Pozisyon 2. eee yani kalecinin şu e kurdurduğu baraja bakar mısınız? Şimdi bir defa e Metin Hocaya da söyledik bunu. Sorduk bunu. Keşke yayında olsaydık paylaşırdık. Bu bu mesafeden bu kadar baraj olur mu? Bu kadar sayı olur mu diye. Metin hoca daha çok buraya atıfta bulundu. Ama benim daha çok ilgimi çeken konu burada eee kalecinin kurduğu baraj. Yani gerçekten de çok hatalı bir baraj kurdurdu aslında. Keşke burada Osman golü atsaydı da eee kalecinin burada vermiş olduğu eee cezayı yani yanlış kurduğu berajı hatayı bir kesseydi. Cezasını kesseydi. Eee burada tabii ki kendisi de istemediği bir vuruş. Osman'a yakışmayan bir vuruş gerçekleşmiş. Özellikle burada da dikkatimi çeken hakim kalecinin eee bu barajı yanlış kurmasıydı. Evet. Eee, şimdi gelecek olursak tekrar, eee, bu hafta tabii 3 puan aldı. Bunlara rağmen yaptığı, yapamadığı, olduğu, olamadığı durumlar var ama nitekim kazanması gereken bir maçtı. E, ve kazandı. Bu hafta Denizlispor maçı var. Gerçekten de Denizlispor son haftalarda eee, orada ligde kalma mücadelesi veriyor ki başkan yeni bir başkan yoktu. Gündemde de çok fazla gün meşgul etti. eee ve sonra borçları ödendi Denizlispor'un. Onlar da güçlü rakibine karşı Mardin'e eee lideri liderlikten etti. Tabii ki liderlikten etti ve berabere bitirdi. O yüzden eee bence gerçekten de bu hafta oynayacağımız maç da kolay bir maç değil. Eee ve yine söylüyorum Denizlispor'u burada eee sahanın dakikanın hemen hemen ilk 15. dakikasında gol bulmamız lazım. Bu kesinlikle bulmamız lazım. Yani neden bulmamız lazım Çetin Bey? Şimdi bir Denizlispor burada her dakika ne kadar fazla süre olursa o kadar çok direnecektir. Ancak biz ilk 15 dakikalık bu dilimde gol bulduğumuz zaman bunun direncini bir defa ortadan kaldırmamız lazım. Ve gerçekten de önem baskısını doğru ve istekli yaparak rakibe şu mesajı vermemiz lazım. Siz buradan çıkamazsınız. Kusura bakmayın ama biz sizden buradan puan alamazsınız. Ya bu mesajı vermemiz lazım. Çünkü bizim bir yolumuz var. Bizim bir hedefimiz var. Bizim hedefimiz playoff'tan şampiyonluk ve kim olursa olsun, hangi rakip olursa olsun biz buradan yeneceğiz. Yani bu Denizli seninle alakalı bir durum değil kardeşim. Saygı duyuyoruz ama seninle alakalı bir durum deyip biz yenmemiz lazım. Onun için de ilk 15 dakikalık o dilimde mutlaka ve mutlaka golü bulup oyunun kontrolünü asla ve asla bırakmadan kurguları ve planlamayı doğru yaparak ki Can hoca yine duran üzerinde çalıştığını yine gözlemledik. Eee, burada da yine duran toplara ve rakibin özellikle tecrübeli oyunculara dikkat etmesi gerektiğini ama ilk 15 dakikada maçı bitirip 90 dakikaya yayıp eee, artık rakip takımlarının yenip yememesinden ziyade kendi takımımızın, kendi oyunumuzun yenmesi kendi takımlarımızın kazanmasına daha çok odaklanmamız gereken bir durum olduğunu ifade etmek lazım. Yani hocam, eee, Mardin 1969 Spor e iki haftadır ligde kalma mücadelesi veren takımlara berabere kaldı ve 4 puan kaybetti. Sebat Gençlikspor puanları eşitledi. 61 yaptı. Eee, ya yani keşke demeyi çok sevmiyorum da yani bunların hepsini biz yani o kaybettiğimiz puanları görünce şu tabloya o kadar üzülüyoruz ki yani şu anda Sebat'ın yerinde, Mardin'in yerinde hiç konuşmadan eee biz şu anda şampiyonluğu belki ilan edebilirdik. Yani böyle diğer takımımız olduğu gibi. 7 Eylül Turgutlu karşılaşmasında eee yaşanan saha olaylarından dolayı Mardin 1969 Spor 4 maç kendi evinde seyircisiz oynama cezası aldı. Denizlispor karşılaşmasından sonra son hafta Orduspor 1967 Mardin deplasmanına gidiyor. E Mardin taraftarları karşılaşmayı izleyemeyecek. Seyircisiz oynanacak. Mardin taraftar. Tabii bu bizim için önemli avantaj yani ama öncesinde bizim en önemli şey bizim bu haftaki Denizli maçı. maç maç gidip Denizli maçını yenedikten sonra diğer maçın kazanıp kazanmakta çok fazla önemli olmuyor bazen yani. Çünkü rakip takımlar da şu anda eee Kırıkkale'de arkadan geliyor. Kahramanmaraş da eee bu işin içerisinde eee yani hepsi var. Dolayısıyla bizim kazanıp bir sonraki haftaya atmamız lazım yani böyle. Eee o yüzden eee bütün konsantrasyonumuz takımlarımızın eee bu haftaki maçların olması lazım. Çünkü maç baş gitmesi lazım ama hangi maç gelirse gelsin hedef ne? Hedef şampiyonluk. Buna herkes inanması lazım yani. Hocam eee ikinci gruptaki temsilcimiz Fatsa Belediyespor Çayelispor deplasmanında 1-0 mağlup oldu. E playoff ümidini eee bayağı zora soktu. Evet kesinlikle. Yani Fatsa Belediyespor da gerçekten de eee Çayli zaten Çaylıyla yarışıyordu. Yani içeride dışarıda zaman zaman inişli çıkışlı bir grafik sergiliyordu. Eee onların da gerçekten de eee 6 takım var. Bak 6ı takımla yarışıyor. Altı takımdan biri olması lazım. Ya bu da bu haftada 2000'i konuk edecek. Tabii yani bu ik haftalık dilimde de çok eee imkansız değil ama zor yani böyle bunu söyleyebiliriz. Hocam BAL liginde de eee temsilcimiz Ünpor bu hafta Rize deplasmanında 1-0 mağlup oldu ve 1926 Bulancakspor eee eee kazandı. deplasmanda Gümüşhanespor'u 4-0 mağlup etti ve şampiyonluğunu ilan etmiş oldu. Aynı zamanda ya 1957 Spor artık e lig ikinciliği için mücadele edecek eee geriye kalan haftada. Ya öncelikle tabii ki e 1926 Bulancakspor'u eee başta yönetimi, teknik ekibi ve oyuncuları eee kutluyorum, tebrik ediyorum, başarılar diliyorum 3. Ligde. Eee tabii gönül isterdi ki Ünye 1957 takımımız şampiyon olsun ve onu kutlayalım. Ancak eee tabii ki bu gerçekleşmedi. Eee bununla ilgili tabii ki daha öncesinde de eee bu yayında şunu söylemiştik. Umarım Onur Hoca'yı aramazlar diye konuşmuştuk. ayrıldığında da eee hani gelen giden hep arıtır mevzusu vardı ya böyle falan. Onur hocayı umarım aramaz diye bir ifade kullanmıştık. Nitekim tabii ki eee ondan sonraki süreçlerde bir hoca değişikliği her zaman eee olumlu yansımaz diye de bunu da vurgulamıştık. Çünkü o sistemi oturtturmak, o oyunculara bunu aşılamak. Çünkü bu zor bir süreçtir. Bir felsefe, bir aksiyonu, bir ortamı geliştirmek kolay bir şey değildir. Nitekim eee Rize özel idarede gerçekten de zor bir takım olduğunu eee yayınları bizi izleyen, takip eden eee seyircilerimiz de mutlaka bu konuları hatırlayacaklardır. Bulanacağın Rize'den puan kaybedeceğini ki kaybetti. Maçka'dan puan kaybedeceğini ki kaybetti. Bunu daha önce defaatta söylemiştik. Nitekim Ünye de eee bu süreçten nasibini aldı. Yani Rize eee kötü bir takım değildi. Nitekim onlar da kazanmasını bildi ki bir de oynanması gereken bir maç da var. Çarşamba gün oynacak Çarşamba gün Kopuzlar Vakfı Veliköypor burada artık eee en önemli Ünye'nin burada tekrar hedefi güncellenmesi lazım. Eee ikinc lig şansını eee devam ettirip en azından en iyi 3 olma probleminden ortadan kaldırmasan. Çünkü bazı takımların o sürece girmemesi de önemli. Dolayısıyla eee en iyi eee 3'ten daha ziyade en iyi 2 olup işi garantilemesi lazım. Yani o yüzden eee başka Belediyespor e onlar da çok e az gol yiyen bir takım. Neredeyse 16 gol yemiş Ünye'de. 15 gol yiyen bir takım. O yüzden eee şimdiden takımlarımızın e bu duruma düşmeden eee keşke daha önce bu durumları öngörebilselerdi. Çünkü üzülüyoruz yani çok emek harcanıyor, para harcanıyor. Eee sonuç alamadığı zaman da haliyle onlar tabii bizden daha fazla ama biz de hepsinden yine onlar kadar üzülüyoruz. Yani umarım eee bu geri kalan süreçlerde eee bu durumu ortadan kaldırırlar. Hocama eklemek istediğiniz başka. Şimdi ben tabii ki bu playoff süreçlerinde playoff gelmeden önce e şunları net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Psikolojik sürecin eee ta 7. haftalara bu sürece gelmeden önce eee olduğunu ve takımlarımızın bu noktalara çok dikkat çekmesi gerektiğini ifade etmiştim. Nitekim eee bu süreçlerde onu gösteriyor. Eee çok baskılı bir süreç oyuncularımızı bekliyor. Eee bunu yaparken de rakip takımlara eee ısınmadan tutun da ısınmadan tutun da antrenmanlarda e gerçekten de psikolojik olarak zihinsel dayanıklılığı yüksek olması lazım. Neden? Neden? Eee Şenon hocamızın bir videosu vardı. Yönetmenimiz onu bir paylaşır mı? Onu bir hatırlayalım. Onu bir hatırlayalım. Bütün takımlar ısınmalarını havasına bakarım. Ben böyle bir takım görmedim. Yani senin maçta %100'ü atacağın deparı adam ısınmada topla topsuz attı. Ama nasıl sanki böyle biliyor musun? Her tarafa saldırıyor %100 ama her hareketinde. Dedim ki bak hızlı başlayabilir dedim onlara. Bu çocuklar buna hazırdılar ama başladılar ama başladılar ama biz gidemiyoruz. Top kayıpları baskı yapıyor. Topu kull kaleci topu kötü kullanıyorsa panikledik yani orada geriye geliyoruz hep duruyoruz böyle bakıyoruz adamlar hareketleniyorlar. Şimdi Şenol hocamız eee ülkemizin gerçekten de güzeyde teknik direktörlerinden bir tanesi ve eee İtalya maçından sonra böyle bir ifade kullanmıştı ve ben de her zaman şunu söylüyorum. futbolda psikolojik performansın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Yani biz bu seviyedeki oyuncularımız bile bu kadar etkileniyorsa bizim şu anda bizi bekleyen tablo nedir Çetin Bey? Playoff'lar bekliyor. Doğru mu? Şu anda Denizli'de oynayacağımız maç playofftan final gibi yani. İşte Çorlu oynayacağımız maç keza öyle. Diğer takımlarımızın işte Ord Fatsa'nın, Ünye'nin yani hepsi final havasında bir durum. Şimdi takımlarımız bu kadar eee para harcayıp bütçe harcadığı durumlarda psikolojik performans boyutunu neden geri plana bırakıyorlar ve bu konuyla ilgili gerçekten de bir çalışma yapıyorlar mı ki bizi böyle bir durum bekliyor? Yarın o kadar tribünler içerisinde bir gol yediğimiz zaman bunun üstesinden gelebilecek miyiz? O zihinsel dayaklığa hazır mıyız? Alia karşılaşmasında 52 Orduspor'un hazır olmadığımızı görmüş ol. Hazır olmadığımızı işte dolayısıyla bizim tabii ki bunlar psikolojik performans bir anda gelişecek bir durum değildir. Fiziksel performans da gelişecek bir durumdur. Fiziksel antrenmanlar nasıl yapıyorsa zihinsel antrenmanlar da öyle yapılması lazım. Ancak hala geç değil. Takımlarımızın eee nasıl antrenmanlardaki özgüven nasıl yüksekse maçlarda da özgüven yüksek yükseği olması lazım. kazanma eee kararlılığı yüksek olması lazım. Kazanmaya yönelik yaklaşımları yüksek olması lazım. Yoksa emin olun biz burada bunları söylemeye onlar da puan kayıplarında elimizi başımızın altına koymaya devam ederiz. Yani böyle hocam Bursaspor eee Nesine 3. Lig'de 1. şampiyon oldu. Eee ikinci lig biletini almış oldu Artvin Opaspor'u 2-1 mağlup etti. Evet. Biz de biz de Çetin Bey Bursaspor'un sevincini biz de yaşamak istiyoruz. Eee Ordu halkı da yaşamak istiyor. Ordu tribünleri yaşamak istiyor. Ordu'daki çocuklar yaşamak istiyor. Eee Ordud'aki spor sevenler yaşamak istiyor. Eee oradaki Bursa'daki o bütün tribünlerin olduğu çocukların yaşadığı duyguyu biz de yaşamak istiyoruz. O yüzden takımlarımız da bu duyguyu yaşamak için eee bu du bu şampiyonluğa bu sürece inansın. eee mücadelesini asla ve asla bırakmasınlar. Eee psikolojik performansın önündeki engel ne olursa olsun eee bunların da ortadan kaldırılıp asıl hedefe odaklanıp birlikte hep beraber eee bu duyguyu birlikte yaşamanın mutluluğunu hep beraber biz de buradan paylaşalım. Çedin Bey hocam eee Bal 2. grupta 1926 Bulancakspor şampiyon olduktan sonra 3. Lig biletini alan 4. grup Kilis Belediyespor 52 Orduspor'u çalıştıran Mustafa Özer vardı. Mustafa Özer hocamız da 3. lige çıkma başarısı gösterdi. 5. grupta da Karadeniz e Ereğli Belediyespor 3. Lig e biletini alan takımlar oldu. Yani biz de artık e bunlara tebrikler derken eee biz de artık kendimizin de buralardan bir an önce çıkması umarım Ünye de buradan biri olur. Eee belki evet biri olamadı ama playoff'lardan gider şampiyon olur. Eee tek temennimiz, ümidimiz bu yönde. Bey, hocam programımızın sonuna geldik. Eklemek istediğiniz başka şeyler var mı? Yani bizi izleyenlere teşekkür ediyoruz. Yorumlar için teşekkür ediyoruz. Eee önümüzdeki hafta görüşmek üzere. Evet sevgili izleyicilerimiz eee tarafsız sağda bu akşam eee tamamlamış olduk. Gelecek hafta tekrar görüşmek üzere. İyi akşamlar. [Müzik] [Müzik]

More transcripts

Browse all transcripts

Finding this tool useful? Bookmark us (cmd+D) for easy and fast access!